13. bölüm · Sonsuzluk ormanı

13.bölüm”iyileşme”

Ali Yılmaz

Günler sonra…

Elis’in odasına sabah güneşi vuruyordu. Bandajlar azalmış, yüzündeki solgunluk yerini yavaş yavaş renge bırakmıştı. Emir pencerenin önünde ayakta duruyor, perdeleri aralıyordu.

Emir: Doktor birazdan gelir.
Emir: Bugün yürütmeyi deneyecekler.

Elis: (yarı ciddi)
Elis: Düşersem yine tutacak mısın?

Emir: (dönüp gülümseyerek)
Emir: Bu sefer düşmene izin vermem.

Kapı açıldı. Gülsüm içeri girdi, elinde poşetler.

Gülsüm: Hastane yemekleri ruh öldürüyor.
Gülsüm: Kaçak simit getirdim.

Asen arkasından kafasını uzattı.

Asen: Ve kahve.
Asen: Çünkü birileri gece nöbetinden çıkmış gibi.

Emir: (Asen’e bakarak)
Emir: Sadece bir geceydi.

Asen: Tabii tabii.
Asen: Sandalyeyle bütünleşmişsin.

Kaya ve Özkan da içeri girdi. Özkan koltuk değneklerini yere yasladı.

Özkan: Ben yürüyebiliyorum,
Özkan: ama hâlâ Elis’e imreniyorum.

Elis: Neden?

Özkan: Çünkü herkes onun etrafında.

Gülsüm Özkan’ın koluna vurdu.

Gülsüm: Kıskanma.

Doktor içeri girdiğinde ortam bir anda ciddileşti. Kısa bir kontrolden sonra Elis’i ayağa kaldırdılar. Emir hemen yanındaydı.

Doktor: Yavaş…
Doktor: acele yok.

Elis ilk adımı attığında yüzü gerildi. Emir elini daha sıkı tuttu.

Emir: Buradayım.

Elis: (nefes alarak)
Elis: Biliyorum.

Bir adım daha. Sonra bir tane daha. Oda alkışlarla doldu.

Asen: Tarihe geçiyoruz!
Asen: İlk adım belgeseli!

Kaya: Sus da düşmesin.

Elis sonunda yatağa geri oturdu. Yorgundu ama gülümsüyordu.

Elis: Ormandan çıkmak daha kolaydı.

Emir: Ama bu…
Emir: birlikte.

Akşam olduğunda oda yine sakinleşti. Diğerleri çıkmış, Elis ve Emir yalnız kalmıştı.

Elis: Korkuyor musun?

Emir: Artık değil.
Emir: Çünkü sen buradasın.

Elis: Ya ben yine düşersem?

Emir: O zaman…
Emir: yine kaldırırım.

Elis başını Emir’in omzuna yasladı.

Elis: Sana alıştım.

Emir: Ben de.
Emir: Hem de çok.

Bir süre sessiz kaldılar.

Elis: Ormanda…
Elis: seni kaybetmekten korktum.

Emir: Ben seni bulduğum anda…
Emir: başka bir şey düşünemedim.

Elis hafifçe doğruldu.

Elis: O zaman kaçmayalım.

Emir: Nereye?

Elis: Birbirimizden.

Emir cevap vermedi. Sadece Elis’in alnına bir öpücük kondurdu.

Kapının arkasından Asen’in sesi geldi.

Asen: Yemin ederim bu odanın önünden geçmek tehlikeli.

Gülsüm: Kes!

Özkan: Ben hâlâ buradayım.

Kaya: Hepimiz buradayız.

İçeride Elis ve Emir gülümsedi.

Bazen hayatta kalmak…
sadece nefes almak değil,
birinin seni bırakmamasıdır. 🤍