24. bölüm · Sonsuzluk ormanı
24.bölüm”zaman”
Sabah olduğunda evde tuhaf bir düzen vardı. Kimse yüksek sesle konuşmuyor, kimse kimsenin gözünün içine bakmıyordu. Emir erkenden uyanmıştı. Uyumamıştı desek daha doğruydu.
Mutfağa girdi. Kahve yaptı ama içmedi. Masaya oturdu, ellerini dizlerinin üstünde birleştirdi.
Emir: (kendi kendine)
Emir: Özür dilemek yetmez…
Emir: Bunu biliyorum artık.
Kapı açıldı. Asen içeri girdi.
Asen: Erken kalkmışsın.
Emir: Uyuyamadım.
Asen sandalyesini çekti.
Asen: Elis’e mesaj mı atacaksın?
Emir başını iki yana salladı.
Emir: Hayır.
Emir: Onu rahat bırakacağım.
Emir: Ama kaçmayacağım.
Asen kaşlarını kaldırdı.
Asen: Nasıl yani?
Emir: Değişerek.
Emir: Gerçekten.
—
Elis odasından çıktığında Emir’i salonda gördü. Ayağa kalkmadı. Yaklaşmadı. Olduğu yerde kaldı.
Emir: Günaydın.
Elis: Günaydın.
Aralarında mesafe vardı ama bu sefer bilinçliydi.
Emir: Konuşmak zorunda değiliz.
Emir: Sadece… şunu söylemek istiyorum.
Elis durdu.
Elis: Dinliyorum.
Emir derin bir nefes aldı.
Emir: O an seni kaybetmekten korktum.
Emir: Ama o korku bana ait.
Emir: Sana yüklememem gerekiyordu.
Elis gözlerini kaçırmadı.
Elis: Devam et.
Emir: Elimi kaldırdığım an…
Emir: kendimden utandım.
Emir: O kişi olmak istemiyorum.
Elis sessizdi.
Emir: Senden beni affetmeni istemiyorum.
Emir: Hak etmedim.
Emir: Sadece şunu bilmeni istiyorum…
Emir: yardım alacağım.
Elis’in yüzünde ilk kez bir şaşkınlık belirdi.
Elis: Ne demek istiyorsun?
Emir: Öfke kontrolü.
Emir: Kendimi tanımak.
Emir: Bu bir söz değil, bir karar.
Elis yavaşça nefes aldı.
Elis: Bunları yapmak…
Elis: beni geri getirmez.
Emir başını salladı.
Emir: Biliyorum.
Emir: Seni geri getirmek için değil.
Emir: Kimseyi korkutmamak için.
Bu Elis’i durdurdu.
Elis: (kısık sesle)
Elis: İlk defa savunmaya geçmedin.
Emir: Çünkü savunulacak bir şey yok.
Gülsüm kapıdan izliyordu.
Gülsüm: Elis…
Gülsüm: istersen ben—
Elis elini kaldırdı.
Elis: Hayır.
Elis: Kendi kararım bu.
Elis Emir’e baktı.
Elis: Sana güvenmiyorum.
Elis: Ama değişmeye çalıştığına inanmak istiyorum.
Emir’in gözleri doldu.
Emir: Bu bana yeter.
Elis bir adım geri çekildi.
Elis: Yakınlaşmayacağız.
Elis: Şimdilik.
Emir: Saygı duyuyorum.
Elis odasına yöneldi ama kapıdan çıkmadan durdu.
Elis: Ve Emir…
Elis: kendini affettirmek
Elis: sözle olmaz.
Emir: Biliyorum.
Emir: Zamanla olur.
Kapı kapandı.
Ama bu sefer
kapanan şey
bir umut değildi.
Sadece
aceleydi.
