6. bölüm / 7
Sırrını Biliyorum6. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 6. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.079 kelime
- 2 2. Bölüm1.127 kelime
- 3 3. Bölüm909 kelime
- 4 4. Bölüm1.411 kelime
- 5 5. Bölüm1.425 kelime
- 6 6. Bölüm1.342 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. Bölüm1.177 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Aras ve Asya ile kek yapmamızın üstünden nerdeyse bir hafta geçmişti. Bu süre zarfında Aras ile çok samimileşmiştik. Öğle arasında beraber kantine inip kahve içiyorduk, derste yapamadığımız soruları beraber çözüyorduk, teneffüslerde bahçeye inip hava alıyorduk. Ve beraber geçirdiğimiz bu saatler eskisi kadar sessiz değildi.
Cuma son dersteydik, Ömer Hoca acil bir telefon alınca apar topar çıkmıştı. Sınıf çok uğultuluydu. Aras yanımda test çözüyor, ben de notlarımı okuyordum.
Aras sinirle kalemini masaya bıraktı "Noldu?" diye sordum merakla. "Kaç kere çözdüm cevap çıkmıyor." dedi ve kalemini alıp tekrar soruya gömüldü. Test kitaplarımız aynı olduğu için onun kitabından sayfa ve soruya baktım. Kendi kitabımda soruyu buldum. Soru geçen hafta Ömer Hoca'ya sorduğum soruydu. Kitabı Aras'a uzattım "Çözümü böyle." dedim. Hiçbir şey demeden kitabı aldı uzun uzun inceledi. "Çok saçma, hangi formülle çözdüğünü anlamadım. Nasıl çözdün?" dedi merakla. "Ben çözmedim ki. Yani çözemedim hocaya sordum." diye açıkladım. "Anladım." dedi ve kitabını kapatım çantasına koydu.
"Yarın sabah buluşalım mı? Yani matematik projesi için." dedim. Çantasını sıranın üstüne koydu. "Olur, kaçta?" dedi bana dönerek. "Bana fark etmez, sadece sabah sekiz gibi Roi ile koşuya çıkacağız." dedim ve ekledim "Sen de gelsene, istersen tabi." Birkaç saniye düşündü. "Tamam sekizde buluşalım." dedi.
Zil çalmıştı ve ben hâlâ toplanmamıştım. Aras toplanmamı bekliyordu. Çantamı omzuma asıp "Hadi çıkalım." dedim. Beraber hareket etmek hoşuma gidiyordu. "Arabayla mı geldin yine?" diye sordu. "Evet, bırakayım seni?" dedim elimdeki araba anahtarını sallayarak. "Neden arabayla geliyorsun? Evlerimiz çok yakın." doğru söylüyordu. Ama ben yürürken sıkılıyordum. Beraber arabama doğru gidiyorduk.
"Duru. Bakar mısın bi. Ay yoruldum ya." Ece nefes nefes bana sesleniyordu. "Efendim Ece? Bir şey mi oldu?" diye sordum merakla. "Ya telefonunu sınıfta unutmuşsun. Bide cuma bugün zor alırdın valla." hiç fark etmemiştim. "Çok teşekkür ederim Ece." dedim samimiyetle. Bu kızı samimi bulmadığım her an için vicdan azabı çekiyordum. "Ne demek canım rica ederim. Hadi görüşürüz Berk bekliyor." dedi ve hızla uzaklaştı. Berk beyaz bir jeepe yaslanmış Ece'ye bakıyordu. Kesin aralarında bir şey vardı. Bunun hakkında konuşabileceğim bir kız arkadaşım olmamasına çok üzülmüştüm.
"Uçuşa hazır mısın?" diye sordum Aras'a. Yüzünü ekşiltip başını iki yana salladı "Hayır." dedi. Sırıtarak şoför koltuğuna yerleştim. Aras biner binmez bana nispet yapar gibi kemerini takmış, sağlamlığını kontrol etmişti. Sinirle ona bakıp arabayı sürmeye başladım.
Uçamıyorduk, trafik vardı. "Yürüyerek gitsek şimdi varmıştık." diye söylendi Aras. Haklıydı, artık gökten taş yağmadığı sürece yürüyerek gelecektim. "Ya tamam az kaldı. Şu ışığı geçince döneceğiz ve bitecek." dedim. Telefonunu çıkarıp mesajlaşmaya başladı. Kimle konuşuyordu şimdi. Belki de sevgilisi vardı. Farkında olmadan suratımı asmış, dudaklarımı büzmüştüm. "Tamam Duru, bir şey olmaz. Hem bak ne güzel beraber vakit geçiriyoruz." dedi mahcup bir ifadeyle. Yeşil yanmıştı, gaza yüklendim.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Aras'ın evinin önüne gelmiştik. "Yarın çıkmadan yazarım sana." dedim gülümseyerek. "Tamamdır, bıraktığın için sağol." dedi ve göz kırptı. Yavaşça arabadan indi. Eve girmesini beklemeden sürmeye başladım. Madem sevgilisi vardı, neden benimle vakit geçiriyordu. Benim sevgilim olsa başka kızlarla bu kadar samimi olmasını hiç istemezdim.
Eve gelir gelmez duş almıştım. Ödevlerimi yapıyordum, acıktığımı hissedip mutfağa indim. Gülfidan Teyze üzümlü kek yapmıştı. Yüzümdeki aptal sırıtışla bir dilim kek aldım. "Yemekte ne var?" diye sordum. "Şu sevdiğin fırında makarnadan yaptım kuzum. Baban şehir dışına çıkmış, toplantıya gireceğim Duru'ya söylersiniz dedi.Sen acıkınca söyle hazırlayalım." dedi Gülfidan Teyze. Babamın gittiğinden haberim yoktu. "Açım valla şuan. Ne zaman dönecekmiş babam bir şey dedi mi." diye sorup ada tezgahın yanındaki bar sandalyesine oturdum. "Yok kuzum bir şey demedi." dedi Gülfidan Teyze bir yandan da yemeği hazırlıyordu. "Hemen burda yiyeceğim, oyalanmiyim ödevlerim var." dedim.
sereine: Diyet yapamıyorum ben ya. Akşam yemeğinde fırında makarna var.
noiryn: Özgür iraden olduğuna inanıyorum, yeme...
sereine: Yiyeceğim valla, çok açım ve çok canım çekti.
noiryn: Ben de severim fırında makarna.
Gülfidan Teyze tabağı masaya koyunca makarnayı çekip resmini Noiryn'a attım. Bana tavuklu salata resmi atmıştı.
sereine: En uzun sen yaşayacaksın tamam.
noiryn: Kıskanma ;)
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
"Roi ya kalk hadi geç kalacağız." çoktan uyanıp hazırlanmıştım ama Roi'nin uyuyası tutmuştu. Cebimdeki ödül mamasından bir tane çıkarıp koklattım. Anında kalkıp neşeyle koşturmaya başladı. Mamayı verdim "Uykunun olmadığını biliyorum yalancı. Bu saatte asla uyumazsın." dedim tasmasını takarken. Normalde tasma takmıyordum ama Aras'ı sevmeme ihtimaline karşı takmak zorundaydım. Hazırdık. Telefonumu alıp Aras'a mesaj attım.
Duru: Çıkıyoruz.
Aras: Bekliyorum.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Aras'ın evinin önüne gelmiştik. Tam ona yazacakken dışarı çıktı. Siyah bir sweatshirt ve siyah bir şort gitmişti. Beyaz koşu ayakkabılarımız aynıydı. "Günaydın." dedi gülümseyerek. "Günaydın." dedim. Roi Aras'a havlamaya başlamıştı. Aras Roi'ye doğru eğilip yüzünü ellerinin arasına aldı. Ben ise Roi bir şey yapmasın diye dua ediyordum. "Demek Roi sensin." dedi başını okşayarak. "Neden tasma taktın?" diye sordu bana Aras. "Belki seni sevmezse falan... Bide kedilere karışıyor." diye açıkladım. Aslında Roi oyun oynuyordu ama kediler korkup karşılık verince Roi'yi sakinleştiremiyordum.
"Sahil kenarına kadar yürüyelim, varınca koşarız. Roi yoruluyor sonra oturuyor kaldıramıyorum." dedim. Aras ufak bir kahkaha atmıştı. Çok güzel gülüyordu. "Tamam." dedi ve Roi'nin tasmasını elimden aldı.
Yol boyunca Roi'yi nasıl sahiplendiğimizi, kaç aylık olduğunu, gittiği eğitimleri konuşmuştuk. Sahile gelmiştik. Roi koşmaya başlayınca biz de başlamıştık. Hava serindi. Yazlık siyah bir atlet ve siyah bir şort giymiştim. Üzerime geçirdiğim gri kayık yaka sweatshirt beni pek de ısıtmıyordu.
Yirmi dakika koştuktan sonra bir banka oturduk. Roi hemen uzanmıştı. "Bugün Roi'yi yıkamam gerekecek." dedim sitemle. "Sen mi yıkıyorsun?" diye sordu merakla. "Evet, aslında birkaç kere köpek kuaförüne götürdüm ama durmuyor. Mecbur ben yıkıyorum." diye açıkladım. Bir süre oturup denizi izledik. Çok huzurlu bir andı. Roi ayaklanmıştı. Acıktığını anlayınca Aras'a döndüm. "Gidelim mi? Roi acıktı." dedim. Aslında gitmek istemiyordum, burda çok mutluydum. "Gidelim." dedi ve ayağa kalktı. Tasma hâlâ onun elindeydi. Cebimdeki ödül mamalarının hepsini Roi'ye verdim.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Aras'ın evinin önüne gelmiştik. "Bizde çalışacağız değil mi?" diye sordum. "Evet evet, siz geçin. Ben üstümü değiştirip geliyorum." dedi. "Pekâlâ, bekliyoruz." dedim ve hızla eve gittim. İlk iş Roi'nin tasmasını çıkarıp mamasını doldurdum. Sonra mutfağa koştum. Masada hâlâ üzümlü kek vardı. Umarım onun için yaptığımı düşünmezdi çünkü bu çok fazla olurdu. Gülfidan Teyze'yi bulup arkadaşımın geleceğini ve ders çalışacağımızı söyledim. "Öyle mi kuzum. He iyi o zaman bende markete gidecektim. Siz rahat rahat çalışın." dedi. Odama çıkıp üstümü değiştirdim. Açık sarı oversize bir uzun kollu tişört ve siyah taytımı giydim. Saçımı tarayıp makyajımı tazeledim. Gerekli kitap ve defterleri alıp aşağı indim. Eşyalarımı bahçedeki masaya bırakıp beklemeye başladım.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
"Lütfen biraz mola verebilir miyiz?" diye sordum Aras'a dudaklarımı büzerek. İki saattir aralıksız çalışıyorduk. "Ben de yoruldum." diyip önündeki kitabı kapattı. Roi havuz kenarında topuyla oynuyordu. Havuzdaki suyu görünce susadığımı hissettim ve masadan kalktım. Aras'a henüz bir şey ikram etmediğimi fark ettim. "Kahve içer misin?" diye sordum sevimli olduğunu düşündüğüm bir ses tonuyla. Gülümsedi "Olur, yardım edeyim sana." dedi ve benimle mutfağa geldi. O bana şekersiz sütlü kahve yapmıştı. Okulda da öyle içiyordu. Bende öyle yapacaktım. Kahve makinesiyle uğraşırken "Arkandaki dolaptan kupa verir misin?" diye sordum. Hangi kupayı vereceğini çok merak ediyordum. Kupalarım çok absürttü.
Seçtiği kupalardan biri fosforlu sarıydı, diğeri ise lacivert üzerinde sarı yıldızlar olan kupaydı. Kahveleri doldurup bir tabağa da tezgahtaki üzümlü kekten koydum. Tekrar bahçeye çıkmıştık. "Bence de bugünlük bu kadar yeter." dedim kahvemi içerken. "Nasıl?" dedi Aras. "Yeter bugün bu kadar çalışmak. Sen de böyle düşünüyorsun değil mi?" diye sordum. Öyle düşünüyor olmasını umuyordum. "Yetsin bakalım." dedi ve bir dilim kek aldı. Roi havuz suyunu içiyordu. "Gören de su vermiyoruz sanacak." diyip sinirle yerimden kalktım. Aras ise kahkaha atıyordu. Roi'yi zor bela havuzdan uzaklaştırdım. Hayvan haklıydı, çünkü suyu bitmişti!
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Kahvelerimizi içip tabaktaki keki bitirmiştik. Hâlâ çok aç hissediyordum. Gülfidan Teyze arayıp işi çıktığını ve geç geleceğini söylemişti. "Yemeğe kalır mısın?" diye sordum. İtiraz etmesini beklemden kalkıp mutfağa gittim. Arkamdan geliyordu. "Fırında makarna var onu ısıtayım. Bir de salata yapsak güzel olur aslında." dedim ve makarnayı fırına attım. Aras buzdolabını açıp salata malzemelerini çıkarıyordu. "Her defasında beni nasıl ikna edebiliyorsun anlamıyorum." dedi. "Bir mahsuru var mı?" diye sordum imayla. Hâlâ hayatında biri olduğundan şüpheleniyordum. "Hayır yok." dedi gülümseyerek. Sevinmiştim.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Aras yemekten sonra biraz Roi ile oynayıp gitmişti. Bende odama çıkıp hızlı bir duş almıştım. Güzel bir gündü. Yatağa uzandım. Aras'a iyi geceler yazmayı düşünmüştüm ama sonra vazgeçtim. Kendimi uykunun tatlı kollarına bıraktım...
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Sevgili okurlarım 🤍
Bölümü nasıl buldunuz? Yorumlarınızı bekliyorum 🙏🏻.
Bölüm etkileşimi
