4. bölüm / 7
Sırrını Biliyorum4. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.079 kelime
- 2 2. Bölüm1.127 kelime
- 3 3. Bölüm909 kelime
- 4 4. Bölüm1.411 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm1.425 kelime
- 6 6. Bölüm1.342 kelime
- 7 7. Bölüm1.177 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bu yıl proje ödevlerinizi takım ruhunu kazanmanız adına grup ödevi olarak vereceğim. Herkesin sıra arkadaşı var bu yüzden herkes sıra arkadaşıyla grup oluştursun. İstediğiniz konuyu seçebilirsiniz. Seçtiğiniz konuyu pazartesiye kadar bana mesaj veya e-mail ile bildirin gençler. Sorusu olan var mı?" Özge Hoca matematik proje ödevini açıklıyordu. Arasla grup olmuştum. Aile yemeğinden beri aramız daha iyi gibiydi. Pek konuşmuyorduk ama anlaşıyorduk. Hatta dün öğle arasında kahve içmiştik, tabi sessizlik içinde...
"Hocam itiraz ediyorum. Benim sıra arkadaşımın matematik ile alakası yok!" konuşan Berk'ti. Sıra arkadaşı ise Fatih. Berk ve Fatih duvar kenarı en arkada oturuyordu. Önlerinde Burak ve Ata vardı. Arka dörtlü ruhunu dibine kadar yaşıyor ayını zamanda bize de yaşatıyorlardı.
"Hocam ben Berk'ten razıyım." Berk'in matematiği iyiydi ve Fatih bu durumdan mutluydu. "Çocuklar lütfen bu kadar didişmeyin. Konulara bakmaya başlayın. Ben de geçen dağıttığım fotokopileri kontrol edeceğim. Yapamadıklarınıza bakalım." Özge Hoca eline bir kalem alıp sıraları gezmeye başlamıştı. Ben yapmıştım, Aras ise zaten hoca dağıttığında derste yapmıştı. Fatih'in bahanesini çok merak ediyordum.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Cuma gününün son dersi de bitmişti. Çoğu kişi zilin çalmasıyla dışarı çıkmıştı. Ben fizik hocamız Ömer Bey'e soru soruyordum. Aras ise oyalanarak eşyalarını topluyordu. Bir an beni beklediğini düşünmüştüm ama yavaşça çantasını alıp sınıftan çıktı.
"Aklına takılan bir yer var mı Duru?" Ömer Hoca soruyu çözmüştü. "Gayet iyi anladım hocam. Sizi de tuttum kusura bakmayın. Teşekkür ederim." aslında aklıma takılan yerler vardı ama Aras'ı merak etmiştim. Ömer Hoca "Rica ederim. Hadi iyi tatiller." diyerek çantasını aldı ve sınıftan çıktı. Ben de hızla eşyalarımı toplayıp çıktım. Aras kapının önündeydi.
"Duru?" beni mi beklemişti? "Aras? Beni mi bekliyordun?" ellerini cebine koyup yürümeye başladı ben de peşinden yürüyordum. "Yarınki kahvaltı için seni alayım mı diye soracaktım." dedi. Aslında çok iyi olurdu. Normalde sabahın köründe kalkar koşuya çıkardım ama okul açıldığından beri sabahları çok uykulu oluyordum. "Olur, sabah sana konum atarım." dedim gülümseyerek.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
sereine: Ya tamam dur güldürme. Babam ters ters bakıyor.
: Ne yaramaz bir çocukmuşsun ya.
Babamla akşam yemeği yemiştik. Şimdi de bahçede Roi'nin gelmesini bekliyorduk. Noir ise bana çocukluk anılarını anlatıyordu.
noiryn: İltifat sayarım:)
: İlk evimiz 18 katlı bir binanın son katındaydı. Misafirliğe gelen kadına sinir olmuştum. Neyse kadın eve gidecek artık asansöre bindi. O bindikten sonra koşup merdivenlerden inmeye başladım ve her katta asansörü çağırma tuşuna bastım.
sereine: NOİR İNANAMIYORUM. Çok fenasın. Seninle olan arkadaşlığımı gözden geçireceğim.
noiryn: Hahaahah çocukluk işte.
sereine: Köpeğim eğitimden dönüyor. Birazdan burda olur, gidip oyuncaklarını alacağım.
noiryn: Selam söyle.
Göz devirip telefonumu cebime attım. Bahçedeki kulübeye gidip Roi'nin oyuncak kutusunu aldım. Döndüğümde eğitmeni ve Roi karşımdaydı. Kocaman olmuştu. Onu bir aydır görmüyordum. Artık altı aylık kocaman bir oğlandı. Roi'yi Fransa'da sahiplenmiştik ve bir süre Fransa'da eğitimlere göndermiştik. Beş aylıkken babam Türkiye'de bir eğitmen tanıdığını ve ona göndermek istediğini söylemişti.
Roi beni görünce koşup üstüme atladı. Çok güçlenmişti ve birbirimizi çok özlemiştik. Eğitmen bana doğru geldi "Lütfen çok şımartmayın. Bu dönemlerde biraz katı davranmanız gerekecek. " dedi. Roi onu anlamış gibi sessizce oturdu.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Akşamüstü Roi ile koşuya çıkmıştık. On beş dakika koştuktan sonra yorulduğunu fark edip bi banka oturdum O da yanımda uzandı. Telefonumu açıp mesajları okumaya başladım. ÖDEV NEYDİ??? grubundan sayısız Noiryn'dan ise iki mesaj vardı.
noiryn: Simsiyah bir beta balığı aldım.
: İsim bulmamız lazım.
sereine: Yaa çok güzel. Adını Noir koyuyorum.
noiryn: Bu yaratıcı isim için teşekkür ederiz:)
sereine: Rica ederim, her zaman. Kekdrjforkfk
ÖDEV NEYDİ???
Burak: Ece diyor ki yarın kaçta buluşacakmışız?
Berk: Ulan hayatımda bu kadar Türkçeyi katleden bir cümle görmemiştim.
Ece: Aptalsın Burak!
Fatih: On iyi bence. İtirazı olan var mı?
Ata: Akşam on mu Fatih?
Berk: Ayın onu Ata...
Ata: Heeeeee
Aslında hepsi çok zeki çocuklardı ama yan yana gelince cıvıtıyorlardı. Tam kalkacakken Aras'tan mesaj geldi. Gruba değil özelden yazmıştı.
Aras: Sabah dokuzda alırım seni. Olur mu?
Duru: Olur.
: konum gönderildi.
Aras: Yakınmışız. Yürüme mesafesi beş dakika.
: konum gönderildi.
Duru: Her sabah evinin önünden geçiyormuşum. Birazdan yine geçeceğim.
Aras: Nerdesin?
Duru: Roi ile sahil kenarına geldik.
Aras: Roi?
Duru: Köpeğim. Altı aylık bir doberman. Tanışmak istersen sahildeyiz.
Aras: Maalesef evden uzaktayım.
Resmen çocuğu davet etmiştim. Roi uyumuştu. Onu uyandırdım ve eve doğru yürümeye başladık.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Sabah sekizde uyanıp duş almıştım. Üstüme siyah bir atlet ve siyah dar bir kot giymiştim. Siyah uzun çizmelerimi ve gri hırkamı da giyip makyaj masama oturdum. Hafif bir makyaj yapıp saçlarımı düzleştirdim. Bir kahvaltı için fazla hazırlanmış gibi hissediyordum ama güzel de olmuştum. Telefonumu ve çantamı alıp aşağı indim. Babam kapının önünde şoförün arabasını getirmesini bekliyordu.
"Erkencisin Duru. Nereye böyle?" diye sordu merakla. "Sınıfça kahvaltıya gidiyoruz at çiftliğine." dedim ve Aras'tan mesaj gelip gelmediğini kontrol etmek için telefonuma baktım. "Gel bırakayım seni. Oraya kadar süremezsin sen." aslında sürerdim. "Yok baba Aras alacak beni birazdan burda olur." dedim. Babamın yüzünde memnun bir ifade vardı. Aras kapıdayım diye mesaj atmıştı. "Baba çıkıyorum ben Aras geldi. " dedim. Babamın da arabası gelmişti. "Tamam Duru dikkat et." dedi ve arabasına bindi. Babamdan önce ben çıktım. Arasın siyah jeep arabasına bindim. Siyah kumaş pantolon üzerine yarım fermuarlı bej rengi bir kazak gitmişti. Fermuarın açık olan kısmından beyaz bir tişört görünüyordu. "Günaydın." dedi. Keyfi yerinde görünüyordu. "Günaydın." dedim neşeyle. Biz yola çıkmadan babam arabasıyla yanımıza geldi ve camını açtı.
Aras da camını açıp "Günaydın Galip Amca." dedi. Babam oldukça keyifliydi. "Günaydın Aras." dedi ve el sallayıp camını kapattı. Aras da camını kapattı ve arabayı sürmeye başladı.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Yarım saattir yoldaydık. Aras hiç konuşmuyordu ve sıkılmıştım. Radyoyu açtım ama şansıma bütün kanallar ya reklamdı ya da hayatımda duymadığım şarkılardı. Radyodan ümidi kesip kapattım ve telefona gömüldü. Noiryn'a günaydın yazıp video kaydırmaya başladım. Aras telefonunu bana uzattı. Müzik uygulamasını açmıştı. Aklıma ilk gelen şarkıyı açıp telefonunu bardaklığa koydum.
Sanki devrilir gibi evimizin direği
Belki düşer ölürüz, belki doğarız geri
Bu sarp kaya uçurum, korkmasam ölürdüm or'da
Kanatları uçurdum, gördüğüm Zümrüdüanka
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
"Ya ne iyi oldu böyle toplandık falan. En kısa zamanda tekrarlayalım." konuşan Ece'ydi. Gerçekten hepimize iyi gelmişti açık havada kahvaltı. "Ya burdan paintball oynamaya mı gitsek." dedi Fatih. Çayımdan bir yudum aldım. "Bana uyar." dedi Berk. Ece ise pek memnun değil gibiydi "Hani at binecektik?" dedi imayla. Berk'e bakıyordu bir an aralarında bir şey olduğunu düşünmüştüm. Ben ise Aras ile gelmiştim o yüzden ona ayak uydurmam gerektiğini hissettim. Umarım gitmek istemezdi çünkü ben at binmek istiyordum. Masada eğlenceli bir muhabbet vardı. Burak ve Ata konusu açılmışken paintball anılarını anlatıyordu. Telefonumdan bildirim sesi geliyordu. Aras ve Noiryn yazmıştı.
noiryn: Günaydın S.
: N'apıyorsun??
sereine: Çok hoş bir yerde kahvaltıdayım, sen napıyosun?
Aras: Gitmek istiyor musun?
Başımı telefondan kaldırıp Aras'a baktım. Karşımda oturuyordu. O da bana bakınca başımı hayır dercesine iki yana salladım. Fatih gelecek kişilerin listesini yapıyor ve takımları oluşturuyordu "Şimdi kimler geliyor tek tek söyleyin. Ya da söylemeyin durun grupta anket açıyorum. Herkes oy kullansın."
ÖDEV NEYDİ???
Fatih: paintball?
- evet (11) -hayır (4)
: Kim oy kullanmadı?
: He tamam benmişim.
"Fatih hepimiz buradayız niye mesaj atıyorsun? Aaa Duru Aras Mina ve Elif siz niye gelmiyorsunuz?" dedi Ece. Mina ve Elif başka işleri olduğunu söylemişti. Ben de öyle yapacaktım.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Herkes gitmişti. Aras ile maneje (Atların eğitim, çalışma ve koşu yaptığı alan.) yakın iki kişilik bir masaya oturmuş kahve içiyorduk. Yanımıza üstündeki kıyafetlerden seyis (Atların bakımından, beslenmesinden ve temizliğinden sorumlu kişi.) olduğunu anladığım bir adam geldi. "Aras nerelerdesin ya özlettin kendini. Pamuk Prens de seni özledi bak her gün sorup duruyor." dedi adam gülerek. Aras kalkıp adamla tokalaştı "Şehir dışındaydım abi. Pamuk Prensi hazırlasınlar o halde hasret giderelim." Pamuk Prens atın adı olmalıydı ama anlam verememiştim. Adam uzaklaşınca sordum "Pamuk Prens ismini sen seçmiş olamazsın. Değil mi?" Aras gülümsedi "Tabii ki ben seçmedim. Asya koydu ismini. Aslında Pamuk Prenses'ti ama atın erkek olduğunu öğrenince Prens'e çevirdi." dedi.
Ahırdan çıkarılan beyaz atı görünce Asya'ya hak vermiştim. Karşımdaki atın tüyleri bembeyaz, pamuk gibiydi. Aras ile atın yanına gittik. Çok uysaldı. Aras "Binmek ister misin?" diye sordu. Hevesle "Çok isterim." dedim. Uzun zamandır binmemiştim. Aslında biraz çekiniyordum ama güvende hissediyordum. Görevlinin yardımıyla ata bindim. Aras ise eyeri tutmuş atı yönlendiriyordu. "Pamuk Prens'in ayarı yok, yani bir anda hızlanır dizginleyemezsin." dedi açıklama yapar gibi. Ben böyle mutluydum.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Evin önüne gelmiştik, nerdeyse akşam olmuştu. "Bıraktığın için teşekkür ederim ve tabii Pamuk Prens ile olan yolculuğum için. Güzel bir gündü. " dedim gülümseyerek. "Rica ederim." dedi aynı samimiyetle. Tam arabadan inecekken seslendi "Duru, matematik projesi... " dedi. Cümleyi tamamlamıştı. "Aa evet daha konu bile seçmedik. Akşam haberleşelim olur mu?" dedim. "Olur." dedi gülümseyerek. Onun bu samimi halleri hem garibime hem de hoşuma gidiyordu.
──────── ⋆⋅☆⋅⋆ ────────
Upuzun bir bölümle sizlerleyim. Yorumlarınızı bekliyorum...
Bölüm etkileşimi
