Pied Piper •Taekook kitap kapağı

15. bölüm / 34

Pied Piper •Taekook

Turnuvalar

Vaveyla Yazarı: Florencia 🍀

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 34Şu an: Turnuvalar

WhatsApp

Namjoon: arkadaşlar
Öncelikle
İyi akşamlar
Boku yediğimize dair bir haber vermek istiyorum izninizle

Yoongi:lütfen durumun bizim maçla alakası olmadığını söyle

Namjoon: tam olarak onunla alakalı
Bizim beden koçunun sırtı tutulmuş
Okula gelemiyormuş
İzin almış
Onun yerine bizim için seokjin hocayı almışlar

Hoseok: kabul etmemiştir ama

Namjoon: seve seve geleceğini söyledi
Hatta takımımızın adı da bundan sonra seokjin team miş haberiniz olsun
:,)

Yoongi: öyleyse kesin kazandık

Hoseok: 3. Gözü açtın yoongi
Her neyse
Bittik biz
😭

Taehyung: sorun yok hoseok
Siz maçta konuştuklarımızı yapın yeter

Yoongi: aynen öyle
Ne dedik ise o

Namjoon: bu arada
Yeni Formaları unutmayın
Soyunma odasındalarmış
Maçtan hemen önce alalım onları

Yoongi: tamam tamam hallederiz

…

Okul çıkışı yapılacak olan basketbol turnuvası için bütün okulu gün boyunca bir heyecan kaplamıştı. Bunun sebebi taehyungun ve yoonginin turnuvalara verdiği gereksiz aşırı ilgi ve her sene mutlak zaferi gerçekten kendi haklarıyla kazanmaları neden olmuş olabilirdi ya da belkide sadece kim taehyungun sahada ne kadar kendinden geçtiğini görmek istiyorlardı. Özellikle de kızlar..

Her biri bugün özenle süslenip tıpkı dün gece jungkook’un hazırladığı gibi pankartlar hazırlamış ve kendi sınıfları olmasa bile tezahürat yapmak için bir uğraş sarf etmişlerdi.

Gerçi Taehyung tüm bu şamata ile ilgilenmeyi uzun bir süre önce kesmişti. Tek istediği bugün okul çıkışı yapılacak olan maçta, o malum ismi yenebilmekti.

Hwan Ha-jun

Ha-jun, taehyungun eski çocukluk arkadaşlarından biriydi. Çocukken yedikleri içtikleri bile ayrı gitmeyen iki arkadaştılar hatta kardeş bile diyebiliriz. Tabi bu öncedendi. Ha-jun taehyungun babasının gözüne aşırı girmeye çalışıp kendi oğlundan nefret etmesini sağlamaya çalıştıktan sonra araları açılmıştı. Tam olarak bittiği yer ise, taehyungun üzerinde aylardır çalıştığı projeyi bir gecede kopyalayıp ondan önce sunmasıydı

Yıllarca en yakını olan bu çocuk zamanla taehyungun birebir kopyası olmaya başlamış, halen bile kendi özünü tam olarak yakalayamamıştı. Taehyungun ailesinin içine bu kadar yakından hakim olması da ayrıca iğrençti. Babasının genç bir kadınla evlenmiş olması, taehyungun genç bir üvey annesinin olması, ha-jun’un okulda iğrenç şakalar yapmasına müsadee ediyordu.

Tabii bu şakalar taehyungun kulağına her geldiğinde bir kavga patlak veriyor, okul dedikodulardan geçilmiyordu.

Bugün ise spor adı altında birbirlerine bulaşacakları gündü ve bugün kim taehyung kazanmak zorundaydı. Takım kaptanlığını yaptığı bu grubun sırf koçları gelemedi diye yenilmesine izin vermeyecekti.

Okul çıkışı saati yaklaştığında sınıfta heyecan nidaları çıkıyor, yoongi arkasına dönüp saçlarını karıştırmış gibi yaparak sıkıldığını arkadaşlarına göstermeye çalışıyordu.

Nihayetinde zil çaldığında sınıftakiler, ellerine dün gece binbir emekle hazırlanmış olan pankartları ve çizimleri alıp hızlıca aşşağıya inmişlerdi. Maç, açık havada bahçedeki basketbol sahasında oynanacaktı.

Bu yüzden havanın sıcak olmasından da kaynaklı formaları yeniden düzenlemişlerdi. Eski formalar yakıyordu ve daha çok terletiyordu bu yüzden hem tasarımı hemde kumaşını değiştirmişlerdi.

Takım birlikte soyunma odasına gidip yeni gelen formaları incelediğinde her biri memnun gözüküyordu. Hatta yoongi bile memnundu. Ki onu memnun etmek zordur.

Taehyung daha paketlerinden bile çıkmamış formaları eliyle kurcalarken kapının bir hışımla açılmasıyla yaptığı işi bırakıp o tarafa dönmüştü. Gelen jin hocaydı.

Elinde ince uzun bir çubuk ve boynundaki küçük düdük ile kendini tamamıyla bu işe adamış görünüyordu. Hatta kendinden o kadar emindi ki, kendi sınıfının da onun ne kadar zeki hamleler yapacağını görmesi için hepsini sahanın çevresindeki sandalyelerden oluşturulmuş tribüne oturtmuştu.

Taehyung, jin hocanın sınıfını biliyordu. Jungkook ve jiminin sınıfıydı. Jungkookun olması birşeyi değiştirmezdi belki, hatta taehyungu daha da heveslendirirdi ama yoongiye ne yapardı bilemiyordu.

Elini yoonginin omzuna koyup hafifçe sıktıktan sonra gözleri ile kendini salmaması gerektiğini ima etmiş ardında jin hocanın bütün enerjisi ile anlattığı taktikleri gülerek izlemişti.

Herkes formaları giyip jin hocanın düdüğü ile koşarak sahaya çıktığında rakip takım çoktan hazırlanmış, çoktan goygoya başlamıştı bile.

Yine de yanlış giden birşeyler vardı. Garip bir kaşıntıları vardı. Hayır gerçekten vardı. Takım durduk yere kaşınıyordu fakat bunun sebebinin alışılmadık kumaş olduğunu düşünüp umursamıyorlardı. Taehyung da öyle.

Onun şuan düşündüğü bir başka şey daha vardı. Jungkook nerdeydi?

Gözleri ile çaktırmamaya çalışarak onu ararken başta jimini ardından da hemen yanında heyecandan parmaklarını ağzına götüren jungkooku görmüştü.

Jungkook taehyungdan daha heyecanlı duruyordu. Jiminin yanında kımıldanıp duruyor. Yaptığı pankartları gösterip kendiyle övünüyordu.

Jimine herşeyi anlatmıştı bu yüzden rahatça konuşabiliyordu fakat jimin, jungkookun bu derece o gruba yakın olmasına pek hoşnut bakmıyordu. Onların iyi olabileceğine inancı sıfırdı. Maça da gelmek istemiyordu tek istediği eve gitmekti fakat sırf seokjin hoca istediği için kalmak zorundaydı.

Jungkook tekrardan sahaya dönüp taehyungu gördüğünde tıpkı diğer kızlar gibi heyecanlandığını farketmiş fakat bunu belli etmemek adına yoğun bir çaba sarf etmişti.

Ve işte maç başlıyordu.

Herkes yerlerini almış ve maç düdük eşliğinde başlamıştı. Evet, evet başlamıştı fakat sorun vardı.

Kim taehyungun kendi takımı kaşıntıdan fırsat bulamıyor, top ellerine geçse bile kaşıntıya dayanamayıp yere fırlatıyorlardı.

Taehyung her ne kadar kendini sıksa da kaşıntı onu da bitiriyor anlamadığı bir şekilde uyuz olmuş gibi kıvranıp duruyordu. Bir sayı iki sayı derken işler kontrolden çıkmaya başlıyordu. Maçı kaybediyorlardı ve taehyung hem kaşıntının hemde mağlubiyetin getirdiği sinirle daha da bağırıyordu. Jin hoca neler olduğunu anlamayan gözlerle çocuklara bakıyor maçı tamamiyle unutup onlar için endişeleniyordu.

Jungkook uzaktan olanları izlerken o da tıpkı diğerleri gibi birşeyler farketmişti ama onun farkettikleri bundan fazlasıydı.

Evet taehyungun takımı kaşınıyordu ama taehyungun takımından birine temas ettiklerinde ha-junun takımındakiler de kaşınıyordu. Eğer cidden ciltleri ile alakalı olsaydı anında bulaşması imkansız olurdu bu uyuz olamazdı bu başka birşeydi.

Jungkook düşündü ardından aklına çocukken arkadaşlarının ona yaptığı iğrenç eşşek şakalarını hatırladı. Doğru ya! oydu.

Kaşıntı tozuydu. Bunu sürekli ensesine ya da kalemliğine döküp çocuğu acı içinde kıvrandırır dururlardı.

Jungkook yaşadığı farkındalıkla heyecanla jimine fısıldarken jiminde tıpkı jungkook gibi heyecanlanmış, bir şekilde maçı durdurmaları gerektiğini farketmişlerdi.

Maç umurunda olmayan jimin bile şuan yerinde duramıyordu.

Jungkook ne yapacağını bilmiyordu fakat jimin kendinden emindi. Ellerini hızlıca yukarıya sallayıp yoonginin onu görmesini sağladığında hemen ‘mola’ anlamında ellerine şekil vermiş ve yoonginin taehyungla konuşup mola vermesine olanak sağlamıştı.

Zamanı iyi değerlendirmeliydiler. Bu yüzden ikisi de hızlıca aşşağıya inip ,ki jungkook hala yürümekte çok zorlanıyordu, oyuncuların yanına geldiğinde kimse neler olduğunu anlamıyordu.

Jungkook ise nefes nefese bütün bildiklerini tekte anlatmaya çalışıyordu

J:”suya girmelisiniz, Acilen hemde!”

T:”ne? Ne diyorsun?”

J:”kaşıntı tozu bu. Bir şekilde yıkanmazsanız bu gidişle kaybediceksiniz”

Y:” bu kaşıntının sebebi kaşıntı tozu mu cidden?! O şey oyuncak değil mi nasıl bu kadar kaşındırır ki?”

J:”daha fazlası gerçekten”

Taehyung bu kısacık sürede suya girmelerinin imkansız olduğunu biliyordu bu yüzden kalan son sakinliği ile jungkooka talimat vermiş ve tekrardan maça dönmüştü.

Jungkook ise aldığı komutla bir emir eri gibi jimini de kolundan tutarak bahçedeki hortumu kapmış ve jimine suyu açmasını söyleyerek maçın ortasında bütün oyuncuları suya tutmuştu.

Herkes kahkahalar atıp şaşkınlıktan elleriyle ağızlarını kapatırken, jungkook hala umursamazca hortumu sallıyor ve kendisi de bir yandan eğleniyordu. Eğlenmeyen kısım ise ha-jun ve takımının ta kendisiydi.

Ha-jun yaptığı ortaya çıkınca sebebi olarak jungkooku bulmuş ve maçtan sonra yapacağı ilk işi gözüne kestirmişti.

Taehyung ve takımı ise su sayesinde rahatlarken kendilerine geliyorlar ve yüzleri tekrardan gülmeye başlıyordu.

En son dayanamayıp, seokjin hoca da hortumu jungkooktan alıp çocukların üstüne iyice tuttuğunda takım koçu olduğunu unutmuş gibi eğlenip duruyordu.

Yeterince ıslaklık sayesinde artık herkes rahattı ve maç bir şekilde devam ediyordu. Bu sefer işler tersine dönüyordu.

Bir sayı, iki sayı,üç sayı… fakat bu sefer kim taehyung ve takımı öndeydi. Tezahüratlar yükseliyor, herkesin keyfi yerine geliyordu.

Veee son düdük zili!

Artık maç tamamen bitmişti. Kazanan seokjin team’di. Her zamanki gibi..

Maçtan sonra herkes koşarak birbirine ıslak ıslak sarılırken taehyung sarılacağı kişinin kendisinden bu kadar uzak olmasından nefret etmişti.

Jungkook kendi takımıymış gibi heyecanla hoseok, yoongi, namjoon ve diğerlerine sarılmış fakat sıra taehyunga gelince ne yapacağını bilemeyip sadece göz göze gelmelerine izin vermişti.

Tabii bu sırada yoongi de fırsattan istifade ederek jimine sarılmayı ihmal etmemişti

Taehyung ise kendine karşı koymak istemiyordu şuan. karşısında heyecanla kıpırdanıp duran çocuğu sarıp sarmalamak istiyordu. Bu yüzden bütün okulun ne diyeceğini umursamadan, sadece kendisi istediği için, herkesin gözü önünde jungkooku ıslak ıslak kollarının arasına alıp sıkıca sarmış, jungkookun da bir süre sonra karşılık verip ellerini taehyungun beline dolamasıyla, taehyung sardığı çocuğu daha sıkı sarmıştı.

Artık jungkook da onun kadar ıslaktı ve de mutlu.

Kaşıntı tozu hakkında tek birşey soylemeyin lütfen!! Bilginin kaynağı götüm 😭😭😭

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

82okunma 6beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18