5. bölüm · Pied Piper •Taekook
Soyunma odası
Jungkook yeni okulunun ilk haftasını sağsalim bitirdiğine hala inanamıyordu. Tüm o zorbalar nasıl olduysa bir hafta boyunca ona hiç sataşmamıştı hatta yanına bile yaklaşmamıştı ama bu sefer durum biraz farklıydı. O gece karanlıkta gördüğü o dört silüetin başına iş açacağından adı kadar emindi. Herşey eski okulunda olduğu gibi sarpa saracak diye ödü kopuyordu
Tıpkı geçen haftaki pazartesi kadar gergindi. Hemde bu sefer jimine zarar gelmesinden de korkuyordu. Sonunda bir arkadaş edinmişti ve şimdi o melek yüzlü çocuğun onun yüzünden canı yansın istemiyordu.
Kendi kendine tekrarlayıp duruyordu
“Sorun yok jungkook-ah sadece okula gideceksin seni unutmuşlardır bile”
Bu sözleri ona jimin söylemişti bir miktar onu rahatlatıyordu ama yine de nabzı hâlâ rekor derecede hızlıydı
Her zamanki gibi çantasını güzelce hazırlamış saçlarını taramış ve üstüne çeki düzen verdikten sonra okulun yolunu tutmuştu
Bütün hocaların biricik öğrencisi konumuna düşmeye şimdiden başlamıştı.
Dershane veya özel hoca tutmadan bu derece zeki bir lise öğrencisi özellikle de buralarda bulmak rüya gibi birşeydi. Jiminde akıllı bir çocuktu aklı çoğu şeye basardı, tabii matematik dışında
Jungkook şimdiden jimine matematik derslerinde yardımcı olmaya başlamıştı bile.
Tabikii jungkookun babası da oğlunun potansiyelinin farkındaydı günü geldiğinde kendisi gibi emir alan değil emir veren olduğunu görmek için herşeyini verirdi.
Oğlu elinden geleni yapıyordu, ki kaldı ki bunu yediği onca hakarete ve dayağa rağmen hala okuma çabasından anlayabiliriz.
Bazen durduk yere önceki okulundaki serserilerin göğsünün hemen altına açtığı yanık izine bakar ve kendini okumaya daha da teşvik ederdi.
Yıllar geçse de yitirmeyeceği tek şey ümidiydi.
Nihayet okuluna vardığında kapının önünde her ne kadar o dörtlüyü görmediğine sevinse de bütün hevesi yine kursağında kalmıştı
Çünkü jungkookun okulun iç kapısından içeriye adımını atar atmaz yüzüne bir kova kirli paspas suyunun atılması bir olmuştu.
Jiminin yanıldığı ortadaydı. belli ki yeni oyuncak tam olarak jungkook seçilmişti ve bunun tek sebebi yine vicdanıydı.
Herkese yardım edip de nasıl olur da hiç yardım göremezdi ki bir insan?
Üzeri sırılsıklam olup koku yüzünden midesi kaldırmasa da hiçbir şey diyememiş sadece başını eğip olacakları beklemişti ama bu zorbalar garipti daha doğrusu içlerinden biri sadece çok garipti.
Çünkü onun amacı istediğini alıp gitmek değil kişisel bir köle haline getirmekti.
Kıvırcık çocuk elindeki kovayı köşeye fırlatıp jungkooka yaklaştığında kook elinde olmadan geriye doğru adım atmış ve yüz kaslarını ağlamamak için sıkı sıkıya basmıştı bütün okulun önünde rezil olmak bir yana jimin artık onunla konuşmak dahi istemezdi. Yinede şuan tek isteği sınıfına gitmekti. Daha önceki okulunda açtıkları yaralar bile kapanmamıştı ki.
“Leş gibi kokuyorsun jungkook-ah! Hadi gel de üstünü değiştirelim hm?”
Jungkook bu kıvırcık çocuğun ismini öğrendiğini fark edince durumun ciddiyetinin daha yeni farkına varmış gibi ilk defa kafasını kaldırıp alnına yapışan ıslak saçlarla kıvırcık çocuğun gözlerine bakmıştı.
Önceki zorbalarından farklı olarak bu çocuk çok, çok yakışıklıydı. İyi bir ressam tarafından çizilmiş gibi harika yüz hatları ve keskin koyu bakışları vardı. Tabiiki de bu noktada çocuğun yakışıklı olup olmaması önemli değildi. Çocuğun güçlü olduğu çok belliydi ve bu yiyeceği dayağın acısını artıracaktı.
İkisi ilk defa göz göze geldiklerinde kıvırcık saçlı çocuk bunu beklemiyor olacak ki bir anda durduk yere daha da sinirlenip jungkookun kafasını kolunun altında sıkıca tutarak soyunma odasına sürüklemişti
Tüm bunlar olurken nöbetçi öğretmenler o tarafa bakmaya bile tenezzül edemiyorlardı. Onlarda güçlü bir adamın oğlundan elbette ki korkuyorlardı.
Soyunma odasının ter kokusu ve kendisinin iğrenç nem kokusu karıştığında jungkook öğürecek gibi olmuştu ama yinede böyle bir durum karşısında ona kusmuğunu bile yalattırabileceklerini biliyordu bu yüzden sadece nefesini aralıklı bir şekilde tutmaya başladı.
İçeriye girer girmez taehyung kolunun altındaki çocuğu saçlarından tuttuğu gibi yere fırlatmış ardından soyunma odasının kapılarını üstlerine kilitlemişti. Arkadaşlarının ısrarı üzerine bile kimseyi içeri almamıştı. Dediği gibi sadece o uğraşmak istiyordu.
Yavaşça çocuğun yanına yaklaşıp yüzünü kendine doğru kaldırmış ve ona ne yapacağını şuan ilk defa kendisi de düşünmeye başlamıştı.
“Sana daha önce de söylemiştim, seninle denk düşmek istemiyorum ama sen sürekli bir şekilde nasıl oluyorsa karşımdasın. Ya! Niyetin ne senin”
“Niyetim yok”
“Öyleyse ne diye sürekli karşıma çıkıyorsun!”
Taehyung avucunda tuttuğu yanakları daha sıkı tutarak parmaklarının izini çocuğun cildinde bırakıyordu. Çocuk ise tüm bu stres karşısında sadece ağlamaklı bir şekilde yere bakmaya çalışıyordu.
Taehyung arka cebinden çıkardığı küçük jilet parçasıyla jungkookun sol kolunu sonuna kadar açmış ve çocuğun göz yaşına dahi aldırmadan bembeyaz cildinde derin jilet izleri atmaya başlamıştı.
Jungkook önceki okulunda bile böyle bir acı yaşamamıştı. Atılan her çizikte içi titriyor kendini çekse bile kıvırcık çocuk bileğini daha sıkı kavrıyordu. Bunun tek sebebi gerçekten gördükleri miydi?
Yoksa zaten başından beri hedef miydi?
Taehyung kan içinde kalan kola aldırış etmeden sağ kola geçmiş fakat bu sefer eli gitmemişti.
“Lütfen! Yalvarırım söz kimseye söylemem bir daha balkona bile çıkmam lütfen!”
Bu sözler genelde taehyung için hiçbir anlam ifade etmezdi fakat çocuğun parlak büyük gözleri ve ıslanmış yanakları ilk defa taehyung da böyle bir etki yaratmıştı. İlk defa kurbanına karşı acı hissediyordu ki daha yapacakları tam bitmemişti bile.
Taehyung sağ kola geçmekten vazgeçmiş ve sadece çocuğun yakasından tutup onu son kez tehdit etmişti
“Eğer bu olay büyürse veyahut başkaları tarafından duyulursa bırak seni mahvetmeyi arkadaşını da seninle birlikte mahvederim! duydun mu beni!”
“Hmhm..”
Taehyung ayağa kalkıp arkasını dönüp gitmeden önce çocuğun kafasına solunda gördüğü peçeteleri fırlatmış ardından kapının önünde onları dinlemeye çalışan arkadaşlarını da alıp gitmişti.
Jungkookun canı öylesine yanıyordu ki yarasını nasıl saracağını dahi unutmuştu. Jilet rastgele bir seçim değildi biliyordu. Önceki çocuğa da böyle işkence etmişlerdi ve şimdi o da gördüğü için aynısı onun da başına gelmişti.
Ayağa bile kalkamıyordu. Sadece ağlayıp duruyordu tüm bu kokular onu öldürüyordu. Nem,kan,ter, taehyungun ağır kokusu hepsi birbirine girmişti.
En sonunda dayanamayıp bulunduğu yere öğürdüğünde hiç olmadığı kadar hıçkırarak ağlamaya başladı.
Ardından duyduğu birkaç adım sesiyle kıvırcık saçlı çocuğun yine geldiğini düşünse de bu sefer içeri koşarak giren jimindi.
Bütün bir ders boyunca jimin telafi sınavlarını oluyordu ve tüm bu olanlardan haberi dahi yoktu. Koridordaki çocuklardan öğrenmişti herşeyi ve duyduğu gibi koşması da bir olmuştu.
Jungkooku o halde gördüğünde içi o kadar sızlamıştı ki utanmasa o da ağlayacaktı. Yinede önce jungkooku kusmuğun yanından kaldırmış kollarına revirden getirdiği pansuman aletleriyle yarasını iyice temizleyip sarmış, jungkookun göz yaşlarını silip tüm o pis kokuya rağmen sıkıca sarılmıştı.
Jimin iyiydi ona birşey olmazdı. O zorbalar bunca zamandır ona karışmamıştı, karışamazdı da. Jimin kendini tüm o serserilerden korumayı bilirdi böyle böyle bunca senedir okulda kalmayı başarmıştı zaten ama jungkook öyle değildi ona karşı ellerinden gelen herşeyi yaparlardı jiminin gücü o kadarına karşı yetmezdi. Yinede onu korumak için elinden geleni yapacaktı.
Ve jungkook tüm bu olanlardan sonra yanına ilk gelenin jimin olmasına o kadar çok şaşırmıştı ki daha da ağlamaya başlamıştı. Ellerini sürekli yüzünde gezdiriyor jimine yanaklarındaki izleri gösterip kendini anlatmaya çalışıyordu.
Pansuman sonunda jimin son bir kez jungkookun gözlerini silmiş ardından sağ kolundan tutarak onu soyunma odasından çıkarmıştı. Bu şekilde derse giremezdi ama eve de gidemezdi babası ruh halinden anlardı. Bu yüzden jiminin evine gitme kararı almışlardı.
Birlikte okuldan çıkıp jiminin evine doğru yol aldıklarında jungkook tek bir şeye kanaat getirmişti artık
Ne yaparsan yap ama kıvırcık saçlı çocukla karşılaşma..
Bütün bölümü yazarken aklımda tek bir görsel vardı
Şu olay MCÖDLFLCLSŞŞD
O KADAR SEVİMLİ DURUYOR Kİ ÜZÜLÜYORUM AMA BİR YANDAN DA ÇOK MASUM DURUYP GÖXŞŞŞVŞD sürekli şu yüzü aklıma geldi durdu
