24. bölüm / 34
Pied Piper •TaekookMarshmellow
Bölümler 34Şu an: Marshmellow
- 1 İlk Günden Mi?749 kelime
- 2 Yeni arkadaşım1.176 kelime
- 3 Puppy eyes723 kelime
- 4 Hasta çocuk1.001 kelime
- 5 Soyunma odası1.162 kelime
- 6 Eski zorba788 kelime
- 7 Tesadüfler1.362 kelime
- 8 Yarışma1.307 kelime
- 9 Harabe1.141 kelime
- 10 Bay Jeon1.479 kelime
- 11 Kermes Sapığı1.420 kelime
- 12 Soju1.229 kelime
- 13 Mezarlık1.224 kelime
- 14 Pankart1.414 kelime
- 15 Turnuvalar1.294 kelime
- 16 Sözde iyilik1.311 kelime
- 17 Hastane1.124 kelime
- 18 Proje975 kelime
- 19 Süpriz1.382 kelime
- 20 Kuzey yıldızı1.232 kelime
- 21 Bakıcılar865 kelime
- 22 Islak Kek1.271 kelime
- 23 Kamp1.051 kelime
- 24 Marshmellow1.364 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Şovmen1.264 kelime
- 26 Ayı875 kelime
- 27 Söylentiler1.234 kelime
- 28 Operasyon768 kelime
- 29 Broşür897 kelime
- 30 Vazo776 kelime
- 31 Baba1.007 kelime
- 32 Doğum Günü1.227 kelime
- 33 Final1.148 kelime
- 34 Yeni Kurgu Duyurusu20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Texting
Yoongi:bir şey sorucam
Bu çadırların böyle yapıldığına emin miyiz?
Hoseok:hiç zannetmiyorum
Namjoon:ben jine bakarak yapmaya çalıştım oldu gibi
Yoongi:oldu gibi mi?
Ben bunun böyle olması gerektiğinden emin değilim
Hoseok:benim çadırım da çok küçük çıktı
Keşke gelmeden önce kontrol etseydim
Yoongi:sana yirmi kere dedim ki yurtdışından alırken kontrol et iyice
Çadıra götün bile sığmıyor hoseok
Namjoon: ben bu konuda suçun çadırda olduğunu sanmıyorum
Hoseok: genetik böyle napalım
Yoongi: bu genetik nicki minaj da bile yok amk
Nerenin genetiği bu
Hoseok:götümü bi bırakın da
Ben bu çadırda uyuyamam
Nerde kalıcam
Yoongi:yapcak birşey yok benimkine sıkışırız
Namjoon:biz bu kadar vasatken taehyungun cillop gibi yapmasına şuan çok kızdım
Gel bize de bi el at
Ayrıca jungkooku da kesmeyi bırak taehyung
Taehyung:yok
öyle
gözüm kaymış
Kamp yapmaya niye şortla gelirsin ki
Böcekler ısırırıcak hep
Yoongi:memnun oldum ben böcek falan demeyecek misin?
Taehyung:uğraşmayın benimle
Zaten çok açım
Ne yemeğimiz var?
Yoongi:yemekleri hoseok getirecekti
Ben birkaç tane konserve getirdim
Bunlarda sadece bugüne yeter
Hoseok:kızmazsanız bir şey söyleyeceğim
Taehyung:öyle bir kızarım ki aklın hayalin durur hoseok
Sakın bana unuttum deme sakın
Cidden açlıktan gözüm seğiriyor
Hoseok: modem çantaya sığsın diye biraz azaltmaya gitmiştim
Sanırım baya bi azaltmışım
Namjoon:aç kaldık yani
Offff
Gidip jine sorayım belki bir çaresi vardır
Hoseok:acaba
Birilerinden
Rica
Mı
Yoongi:hayır asla
Özellikle jiminin karşısında öyle ezik duruma düşemem
Gerekirse derede balık avlarım
Taehyung:hiç farketmez biliyor musun
Sahi biraz ormana mı bakınsak
Belki bir şeyler buluruz
Namjoon:bu ormanda öyle avlanacak hayvan yok ki
Hem olsa bile tüfeğiniz var mı
Taehyung:yok
Gerekirse boğarız
Yoongi:vayyy ayıboğan taehyung mudur peki
Taehyung:açlığından ölecek taehyungdur daha çok
Yoongi:kimsenin bizle yemeğini paylaşacağını düşünmezsek
Ya orman ya açlık
Ayrıca
ormana niye Jin geliyor
Sınıfın başında durması gerekmiyor mu?
Namjoon:avlanmayı öğreticekmiş
Daha çadır kuramıyoruz 😑
Hoseok:konuşmaya hakkım yok biliyorum ama avlanmayı böyle mi öğrenicez?
Korkuyorum saldırır mı?!
Taehyung:büyük küçük hiç farketmez
Harika oldu
Hemen getirin yiyelim
Yoongi:ormanda neden tavuk var
Bence bu daha büyük soru
Namjoon:E ilerde market varya
Onun sahibi bakıyordur
Yoongi:namjoon
Namjoon:yoongi
Yoongi:seni gerçekten boğarım
LAN BİR SAATTİR AÇLIKTAN ÖLÜYORUZ NİYE SÖYLEMİYORSUN MARKET OLDUĞUNU
Taehyung:ben bugün ya birini kamp ateşine atıcam
Ya da çadırı kafasına geçiricem
Namjoon:sormadınız ki
Yoongi:lütfen sus
Jine de söyle bıraksın tavuğu gerek kalmadı
Namjoon:sen bir de bunu ona anlat istersen :,)
Taehyung:sizinle bir daha kampa gelenin amk
…
Taehyung arkadaşlarının aklına uyup böyle bir plan yapmanın cezasını çekerken aklı açlığından da öte buraya gelme sebebindeydi.
Amacı ne kamp yapmak ne de böyle saçma sapan avlanmalarla uğraşmaktı tek istediği kamp bahanesiyle jungkookla biraz yalnız kalmak hatta belki tekrardan ondan bir öpücük koparmaktı. Gerçi bu jungkook ondan kaçtığı müddetçe çok zordu,o kadar ki otobüste bile suratına bakmaya tenezzül edememişti.
Tabii bunun sebebi cam kenarına geçmek isterken taehyungun kucağına düşmüş olması olabilirdi ama yinede utanmasına gerek yoktu ya da sadece taehyunga göre gerek yoktu. Hatta taehyung hiç kalkmamasını yeğlerdi.
Otobüsteki temasları bir yana öğrencilerin bu kadar fazla olduğu bir yerde taehyung jungkooku nerde nasıl öpeceğini bilemiyordu. Akşam çadırına girse olmazdı,jimin de oradaydı. Jimini yollamaya çalışsa bu imkansızdı. Öyle birşey olmalıydı ki yalnız kalmalıydılar.
Taehyung kafasında hala nasıl yapacağını tartarken çoktan ormanın giriş kısmına yakın bir yerde küçük bir market bulmuşlardı. Marketin hemen arkasında da marketten biraz daha büyük bir kulübe vardı. Muhtemelen marketin sahipleri hem evi hem işi yakın tutmak istemişlerdi. Ayrıca kamp yapanlar içinde çevrede biraz insanın olması iyiydi. İhtiyaçlarını gidermeleri açısından süper bir fırsattı.
Beş kişi birlikte marketin içerisine küçük bir sürü gibi doluştuğunda kasadaki yaşlı amca gülümseyerek onları karşılamış ve bütün enerjisiyle onlara yardımcı olmuştu.
Alınacaklar belliydi; biraz yiyecek,içecekler,hatta belki biraz bira, yeteri kadar mendil, poşet ve ne olur ne olmaz çakmak.
Herkes ihtiyaçlarını aldıktan sonra hoseokun ani fikri ile ekip, marshmellow almaya da karar vermiş, ellerindeki ‘kamp yapmaya’ pek uymayan bir sürü poşetle tekrar kamp yerine dönmüşlerdi.
Jungkook, jiminle çadırın dışında oturmuş anlatacağına söz verdiği olayı heyecanlı heyecanlı izah etmeye çalışırken uzaktan elinde poşetlerle gelen taehyung ve arkadaşlarını görünce kahkahasını tutamamıştı. Hatta jimin bile tüm bu tatlı tatlı sinirlenmelerinin üstüne dayanamayıp o da gülmüştü.
Öğrenciler hala şaşkınlıkla fısıldaşarak onları izlerken taehyung sırf jungkookun merakla, poşetlere bakışlarını gördüğü için hoşuna gittiğine kanaat getirmiş ve akşamki marshmellow zamanının belki de aklındakiler için uygun olduğunu düşünmüştü.
Herkes ateşin başında konuşmaya daldığında o, jungkooku çadırın içine çekmeliydi. Evet, bunu yapsa yeterdi.
..
Aradan geçen birkaç saatten sonra, herkes jinin verdiği gereksiz ve asla işe yaramayan tavsiyeleri dinlemiş ardından akşam yemeklerini afiyetle yemiş ve etrafı temizlemişlerdi.
Akşam yemekleri bir yana herkes karnını doyurduktan sonra kendini bir köşeye atmış ve gece sohbet edebilmek için jin ve namjoon ellerinde ki sopa ve taşlarla ateşi yakmaya çalışmışlardı.
Çakmak almalarına rağmen eski usül yöntemler denemeleri ise öğrencilerin çok hoşuna gitmişti. Özellikle de jiminin ve tabii onu uzaktan izleyen yoonginin.
Taehyung heyecanla ateşi beklerken yapamadıkları her saniye için içinden sövüyordu. Çabuk olunması gereken tek işti ve onu bile yapamıyorlardı.
Dayanamayıp yardım bahanesi ile ateşin başına gittiğinde farkettirmeden çakmağıyla, ucundan çok küçük bir kıvılcımla kuru otların tutuşmasına neden olmuş ardından bu ateşin sopa ve taşlar sayesinde yandığını düşünen hocasına şakayla karışık siniriyle gülümsemiş ve başardığını söylemişti.
Ateş yandıktan sonra sırayla bütün öğrenciler toplaşmış ve o eğlenceli sohbetler jinin eşliğinde başlamıştı. Tüm bu aptal saptal sohbetler taehyungun canını sıkarken jungkookun inanılmaz hoşuna gidiyor sürekli jimini mıncıklayıp duruyordu.
Jungkook mutluysa taehyung da mutluydu. Gerçi jungkookun yanındaki bir başka çocuğun da devamlı olarak jungkooka yaklaşıp mutlu olması her ne kadar sinirini de bozsa ortamı bozmamak adına kendini tutmasına sebep oluyordu.
Sıra alınan marshmellowlara geldiğinde jungkook bir türlü kıkırdamaktan sopasının ucuna şekerlemeleri geçirememiş ve yanında oturan çocuktan küçük bir yardım almıştı. O küçük yardım bile taehyungun yerinde duramamasına neden olurken jungkook hala keyifle şekerlemenin tadını çıkarıyordu.
Aradan geçen kısa bir zaman sonra tıpkı taehyungun da istediği gibi jungkook kalkıp üşüdüğü için çadırına gitmiş ve jimini, yoongi artı hoseok ikilisiyle baş başa bırakmıştı.
Fırsat bu fırsattı taehyung gidip jungkookla konuşacaktı. Tabii diğer çocuk ondan önce davranıp hemen peşinden jungkookun çadırına gitmeseydi.
Tüm bunlar bir korku şeridi gibi hızlıca akıp giderken taehyung içindeki son sakinlik kırıntılarını da atmış ve çocuğun peşinden giderek çadıra girmeden yaka paça ensesinden tutmuş ve sanki çocuğun görevi buymuş gibi içeceklerin bittiğini, gidip getirmesi gerektiğini çocuğu iyice bir çalkalayarak anlatmış ve ittirip gitmesini istediğini gözleriyle ima etmişti.
Jungkook ise hala çadırın içerisinde kıpraşıp duruyor üzerine giymek için çıkardığı tişörtünün aksine bir kazak arıyordu. O çantasını bu şekilde karıştırırken çadırın fermuarının açılması ile jimin olduğunu düşünüp üstünü düzeltmemiş ve hala bulamadığını söyleyip arkası dönük bir şekilde çantayı karıştırmaya devam etmişti.
Sırtında hissettiği sıcak öpücüğün etkisiyle gelenin kim olduğunu az çok tahmin ederek arkasını dönmüş ve hızlıca çıkardığı tişörtünü üzerine tutarak utandığını taehyunga belli etmişti.
Taehyung çocuğun utangaçlığını unutmuş gibi arsızca jungkookun göğüslerine bakarken bir yandan da üzerine tuttuğu ama bir işe yaramayan tişörtüne gülüyordu.
Gözlerini çıplak ve üşüyen bedenden kaldırıp jungkookun gözlerine çevirdiğinde karşısında tir tir titreyen çocuğa hızlıca oradan bir kazak bulmuş ve gözlerinin önünde giyinmesini izlemişti. Jungkook soğuktan mı yoksa taehyunga karşı olan gerginliğinden mi titriyordu bilinmez ama kesinlikle titriyordu o kesin.
Jungkookun üzerine geçirdiği kazak onu yumuşacık bir şekilde sıcak tutarken kendini tutamayıp taehyungun da onunla birlikte sıcacık olmasını istermiş gibi çadırın içinde ona kocaman sarılmıştı. Hemde o kadar güzel sarılmıştı ki, taehyung kendini o kolların arasında kaybolmak isterken bulmuştu.
Jungkookun en büyük problemi taehyungdan insan içinde utanırken yalnız kaldıklarında arsızlaşmasıydı.
Taehyung yeni yeni özelliklerini keşfettiği bu çocuğun tıpkı kendisi gibi özlemle onu sarmasından pek hoşnut duruyordu. Bütün gün beklediği tek şeyi fazlasıyla alıyordu.
İkili hala birbirlerini sararken taehyung jungkookun daha da içine girmek istermiş gibi kendini çocuğun üstüne bastırmış bunun sonucunda da jungkook ağırlığa dayanamayıp kendini geriye atmış ve bir şekilde ikiside uzanma pozisyonuna gelmişlerdi. Hatta nasıl olduysa jungkookun kolları arasında olan kişi şimdi onu kolları arasına almıştı
Şuan ikiside uzanık bir şekilde birbirlerinin kokusunu derin derin içine çekiyor ve arada bir taehyung kıskançlığını belli edip laf arasına ‘o yanında oturan çocuk kimdi’ diye sorup duruyordu. Sorun şu ki jungkook da tanımıyordu. Yani sohbet başa dönüp duruyordu..
Hiç kimse ,jimin bile, onları rahatsız etmeye gelmezken -ki jimin muhtemelen şuan biradan sızmış bile olabilirdi- ikili bu anın tadını doyasıya koklaşıp sarılarak geçiriyor ve birbirlerinin yüzlerine sürekli küçük öpücükler bırakarak kıkırdaşıyorlardı. Bazen taehyung iltifat edip jungkookun yanaklarının kızarmasını izliyor ardından o yanakları öpüp öpüp duruyordu
Taehyunga göre artık kamp gibi bir çileyi bile gerçekten güzelleştiren bir şey vardı. O da tam şuan kollarının arasında mayışmış ona gülümsüyordu. Başka ne isteyebilirdi ki?
Bölüm etkileşimi
