1. bölüm / 34
Pied Piper •Taekookİlk Günden Mi?
Bölümler 34Şu an: İlk Günden Mi?
- 1 İlk Günden Mi?749 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Yeni arkadaşım1.176 kelime
- 3 Puppy eyes723 kelime
- 4 Hasta çocuk1.001 kelime
- 5 Soyunma odası1.162 kelime
- 6 Eski zorba788 kelime
- 7 Tesadüfler1.362 kelime
- 8 Yarışma1.307 kelime
- 9 Harabe1.141 kelime
- 10 Bay Jeon1.479 kelime
- 11 Kermes Sapığı1.420 kelime
- 12 Soju1.229 kelime
- 13 Mezarlık1.224 kelime
- 14 Pankart1.414 kelime
- 15 Turnuvalar1.294 kelime
- 16 Sözde iyilik1.311 kelime
- 17 Hastane1.124 kelime
- 18 Proje975 kelime
- 19 Süpriz1.382 kelime
- 20 Kuzey yıldızı1.232 kelime
- 21 Bakıcılar865 kelime
- 22 Islak Kek1.271 kelime
- 23 Kamp1.051 kelime
- 24 Marshmellow1.364 kelime
- 25 Şovmen1.264 kelime
- 26 Ayı875 kelime
- 27 Söylentiler1.234 kelime
- 28 Operasyon768 kelime
- 29 Broşür897 kelime
- 30 Vazo776 kelime
- 31 Baba1.007 kelime
- 32 Doğum Günü1.227 kelime
- 33 Final1.148 kelime
- 34 Yeni Kurgu Duyurusu20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Günlerden pazartesi, bugün hiç olmadığım kadar gergin hissediyorum fakat sebebini de pek aramıyorum açıkcası. Çünkü biliyorum ki bu gerginliğimin altında tek bir sebep var; O da bugünün yeni okulumun ilk günü olması
İki senedir çektiğim ızdıraptan sonra yeni okulumunda öyle olacağını düşünmek içimi yiyip duruyordu. Nitekim hala yaşadığım şeyleri düşünüp yine öyle olacağına dair kuvvetli bir kuşkum vardı.
Bilirsiniz insanlar kurnaz zeki ve düzenbaz değilseniz sizi ezik bulurlar ve saf olduğunuzu düşünüp bundan faydalanmak için ellerinden geleni yaparlar ve sizde niyetlerinin ne olduğunu bilseniz bile istemeye istemeye buna mecbur bırakılırsınız.
Genel olarak halk arasında zorbalık diyebiliriz yaşadığım şeye ama tabi ben bunu bile söylemekten utanıyorum çünkü ezik hissettiren daha büyük bir kelime kavramının daha olduğunu zannetmiyorum.
Öncesinde aynı okulda okuduğum ve benden nefret derecesinde tiksinen sapık matematik hocamdan bana tüm bunların yapılma sebebinin gözlerim ve yüzüm olduğunu duymuştum. Ona göre bebek suratlı bir erkek çocuğunu herkes beğenirdi bu yüzden olsa gerek niyetini göstermekten hiç çekinmezdi. Neyse ki her ne kadar korkak dursam da bana dokunmasına asla izin vermedim, gerektiğinde şikayetçi olacağımı bile söyledim ama o sanırım bunu ciddiye almasa gerek sadece güldü ve ikimizin tek olduğu sınıftan yavaş adımlarla sırıtarak çıktı.
Hala o günü düşündükçe kalbim sıkışıyordu. Hiç sizden nefret ettiğini düşündüğünüz bir hocanız size göz dikti mi? Ne kadar korkunç olacağını siz düşünün.
Tabikide tek sorun hocalarım değildi asıl sorun tam olarak yaşıtlarım ve üst sınıflardı. Durduk yere hiç bir kabahatim yokken sıramda sadece çizim yaparken yanıma gelip bana sataşan o değişik çocuklar..
Hiç birinin kahkahasını kafamdan silemeyeceğim sanırım
Arkadaş adı altında rencide edilmek, köpekmiş gibi kullanılmak, sürekli insanlar içinde alay konusu edilmek ve en zoru da hiçbir zaman doğru arkadaşı bulamamak. En çok üzen de son madde olabilir.
Tüm bunlar bana sürekli yeni ve yeni travmalar bırakıp duruyordu. Derdimi anlatabileceğim ne bir dostum ne psikoloğum ne de bir ailem vardı. Hayattaki tek varlığım gün boyunca zor şartlarda çalışıp iki kuruşu bile zor gören babamdı. (Kirayı bile ödeyemediği için evimizden olmuştuk.) Birde tüm bu dertlerinin üstüne benim sorunlarım ile de ilgilenemezdi bu acımasızlık olurdu.
Ayrıca annemin ölmesinden sonra gerçek anlamda çok yıpranmıştı. Hem ruhsal hem fiziksel anlamda. Bazen aşkın bir insanı bu kadar değiştirebilmesine şaşırıyordum.
Garip dimi? Birkaç sene birlikte yaşadığın bir insanı kaybedip üstüne farkında olmadan bütün hayatını da kaybetmek
Ölmeden ölmek gibi birşey
Annemi 6 yaşında kanserden kaybettiğimde neyi kaybettiğimin farkında bile değildim ama şimdi bütün içtenliğimle söyleyebilirim ki onu cidden çok özlemiştim.
Yumuşacık ve hep sıcacık olan elleri, kolunun üst ve arka kısmında dövmesini yaptırığı doğum tarihim, uzun siyah saçları ve büyük gözleri. Aynaya baktığım zaman kendimi onun değişik bir versiyonu olarak görüyordum. Her ne kadar güzel birşeymiş gibi dursada aslında bu bir süre sonra yüzünüzden bile nefret etmenize sebep olabiliyor. Yüzün sahibi ben iken bile bu kadar yıpranıyorsam babamın eşinin tıpatıp aynısı bir çocuğu büyütmesi işte asıl işkence ona karşı yapılmıştı.
Babam biraz cılız ama geniş omuzlu sakin bir adamdı. Uzun çekik gözleri ve gri bıyıkları vardı. Karakteristik olarak ise sinek incitmekten bile anlamazdı. Kendisi genelde patronları tarafından çok harcanmış ve kendine dinlenebileceği bir günü bile zar zor kazanmıştı.
Aile konusunda da arkadaş konusunda da yüzü gülmeyen bir insan iken aşk konusunda gülmesini de bekleyemezdim.
Ben çoğu zaman arzulanan ama konu sevilmeye gelince kimsenin bir yerine çalmadığı biriydim.
Her neyse bu kadar dram yeter bunlardan bahsetmek bile hayatıma olumsuzluk çekiyor olabilir
Aslında tüm bunlara rağmen birkaç defa okulu bırakmak istemeye kalkışsamda babam hep bir şekilde engel olmuştu ve şimdi tekrardan onu yüz üstü bırakmadan yeni okuluma gidiyordum. Hayatımın düzene oturacağını umaraktan.
Üzerime mor geniş bir sweatshirt giymiştim serin bir kumaşı vardı. Sırtında italic bir yazı stili ile ingilizce birşeyler yazıyordu. Altıma ise geniş lacivert baggy bir pantolon giymiştim. Pantolonun kemer kısmına kırmızı bır fular bağlamış ve bunu kırmızı converselerim ile uyumlu hale getirmiştim. Tüm bu özenime rağmen kıyafetimin star parçası annemin bana verdiği kuzey yıldızı şeklindeki kolyeydi. Anlamını seviyordum
En karanlık gecelerde bile parlaması, zor zamanlardan çıkışı ve sönmeyen umudu temsil ediyordu
Nihayet okulun kapısına vardığımda bu sefer geldiğim okulun da kötü olacağını hissettiren kişilerle karşılaşmıştım bile..
Kıvırcık siyah kabarık saçları olan uzun boylu derin bakışlı sessiz bir çocuk bahçeden içeri her girene karşı gözleriyle abluka altına alıyordu.
Onu önceden farkettiğim için kapıdan geçerken ekstra gerilmiştim -ki o bunu farkedecek kadar uyanık bir çocuktu- kafamı biraz kaldırıp onun ve arkadaşlarının olduğu tarafa baktığımda hepsinin gülüşüp bana doğru baktıklarını gördüm. Dördünün de birden bana karşı kahkaha patlatması birşeylerin kötü gideceğinin habercisiydi.
İşte o zaman anladım ki bu lise yılımda benim için sadece travmadan ibaret kalacaktı..
Klişe konuları özlemişim ne yalan söyleyeyim😔
Ekleyebilirsem texting ekliycem kesinlikle💚💚
Bölüm etkileşimi
