27. bölüm / 34
Pied Piper •TaekookSöylentiler
Bölümler 34Şu an: Söylentiler
- 1 İlk Günden Mi?749 kelime
- 2 Yeni arkadaşım1.176 kelime
- 3 Puppy eyes723 kelime
- 4 Hasta çocuk1.001 kelime
- 5 Soyunma odası1.162 kelime
- 6 Eski zorba788 kelime
- 7 Tesadüfler1.362 kelime
- 8 Yarışma1.307 kelime
- 9 Harabe1.141 kelime
- 10 Bay Jeon1.479 kelime
- 11 Kermes Sapığı1.420 kelime
- 12 Soju1.229 kelime
- 13 Mezarlık1.224 kelime
- 14 Pankart1.414 kelime
- 15 Turnuvalar1.294 kelime
- 16 Sözde iyilik1.311 kelime
- 17 Hastane1.124 kelime
- 18 Proje975 kelime
- 19 Süpriz1.382 kelime
- 20 Kuzey yıldızı1.232 kelime
- 21 Bakıcılar865 kelime
- 22 Islak Kek1.271 kelime
- 23 Kamp1.051 kelime
- 24 Marshmellow1.364 kelime
- 25 Şovmen1.264 kelime
- 26 Ayı875 kelime
- 27 Söylentiler1.234 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 Operasyon768 kelime
- 29 Broşür897 kelime
- 30 Vazo776 kelime
- 31 Baba1.007 kelime
- 32 Doğum Günü1.227 kelime
- 33 Final1.148 kelime
- 34 Yeni Kurgu Duyurusu20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
…
Herşeyin tam tıkırında ve olumsuz bir şekilde devam etmesi elbette ki garipti. Özellikle de jungkook için.
Nereden bakarsanız bakın yaklaşık üç aydır hayatında hiç bir olumsuzluk yaşanmıyor, taehyung ile başladıkları bu ilişki gün geçtikçe daha da hoş bir hal alıyordu. Öyleki taehyung, bazen küçük çocukların bile inanmayacağı hayaller kurup jungkooka anlatıp onu heyecanlandırıyor, genç ve her konuda tecrübesiz olmalarından kaynaklı tüm bu hayaller onlara olanaklı geliyordu. Ülke dışına gitmek, orada belki bir çocuk sahiplenmek. hatta belki iki! Ya da belki de sessiz bir evde kimse onları rahatsız etmeden akşama kadar öpüşüp koklaşarak bir hayat geçirmek..
Tüm bunlar şuanki durumlarına baktığımızda açıkçası pek imkansız duruyordu. Özellikle homofobinin bu kadar yoğun olduğu bir ülkede nasıl birbirlerini rahat rahat sevebileceklerini bilmiyorlardı.
Ayrıca jungkookun hayatındaki tüm gelişmeler bunlardan ibaret değildi. Kendisi ile jiminde artık o grupla o kadar samimiydiler ki kendilerini farkında olmadan o grubun birer parçası halinde bulmuşlardı. İkisinin o gruba katılması, üstüneüstlük jini de bu grubun birer parçası haline getirmeleri bir nebze de olsa taehyung ve diğerlerinin başkalarına zarar verme girişimini azaltmıştı.
Tüm bunlar işlerin yolunda gittiğine dair izlerdi fakat fazla uzun sürmedi. Çünkü iki erkeğin insan içerisinde kendilerine karşı koyamayıp sürekli yakınlaşmaları,özellikle de bu kişi müdürün kaba saba oğlu ise, elbette ki öğrencilerin hatta öğretmenlerin bile dikkatini çekiyordu.
Jungkook için sorun yoktu. Biliyordu ki babası ne olursa olsun oğlunu desteklerdi fakat aynı durum taehyung için geçerli değil. Bu söylentinin yayılması durumunda taehyung herşeyini kaybedebilirdi. Parasını,oturduğu evi hatta sona kalan tek aile üyesini yani babasını bile kaybedebilirdi.
Taehyung babasına aşırı bağlı bir çocuktu. Özellikle annesini kaybettikten sonra büsbütün babasına bağlanmış ve erkekliğe dair her şeyi yine babasından öğrenmişti.
Hatta babası öğretmekle kalmayıp bir de üstüne genç bir kadınla mantık evliliği yapınca taehyung erkeklik denilen bokun bu olmadığını anlamıştı fakat eğer bir bilgi zihninize küçüklükten empoze ettirildiyse silmek o kadar da kolay olmuyordu.
Taehyung üvey annesini pek sevmezdi. Kadının eve ilk geldiği zamanlarda kendisine olan bakışlarından dâhi ürker, olabildiğince uzak dururdu. Bazen gece odasında duyduğu ayak seslerini duymazdan gelir ama gelenin o kadın olduğunu da iyi bilirdi. Bazen de genç kadın evin içerisinde iddialı bir şekilde giyinir taehyungun gözlerini üzerine çekmek için elinden geleni yapardı
Taehyung, kadının amacının ne olduğunu hep bilirdi fakat babasına asla böyle bir şey yapamayacağını da bilirdi. Bu yüzden olsa gerek genç kadını hep kendinden uzak tutardı. Gerçi eğer işler tam tersi olsaydı, yani taehyung babasına biraz bile benzemiş olsaydı muhtemelen kesinlikle o kadınla yatardı. Çünkü babası da bunu yapardı.
Taehyungun hayat hikayesi bir yana mevcut duruma dönecek olursak, bu söylentiler büyümeye devam ederse taehyungun başı dertte demekti. Bu yüzden önüne geçmek amaçlı bir plan uydurdular. Taehyung artık okulda jungkookun yanından bile geçmiyor, göz ucuyla bile süzmüyor, olabildiğince uzak kalıyordu fakat akşam olduğunda..
Akşam olduğunda kim taehyung, bir hırsız gibi evin içerisine süzülüyor ve her akşam babasına fark ettirmeden,hem kendi babası hemde jungkookun babası olmak üzere, usulca odaya sıvışıyordu.
Jungkook ise her gece taehyungun gelmesi için sıcak-soğuk demeden camını hep açık bırakıyor hatta taehyungun tutunduğu yerlere sırf eli acımasın diye bez bağlıyordu.
Taehyung sevdiği çocuğun sırf ona olan özleminden dolayı böyle ince düşünmesinden aşırı hoşlanıyor ve gece ilerlemeye başladıkça o da tıpkı sevdiği gibi, ince dokunuşlarla jungkookun vücudunu sarıyordu.
Her gece olmasa bile çoğu gece ikisi de sabahlara kadar birbirlerinin tenlerini sımsıcak sararak ses dahi çıkarmadan dudak dudağa birbirlerinin oluyorlardı. Sabah olunca da hiç bir şey olmamış gibi kapıdan birlikte çıkıyorlar bazen bay jeona yakalanınca ödev içindi diyip geçiştiriyorlardı.
İşler böyle ilerlemeye devam ederken bir gece ansızın Bay Kim’in telefonuna düşen bir bildirimle her şey altüst oldu.
Bu bilinmeyen bir numaraydı ve açık açık bir şekilde oğlunun erkeklerden hoşlandığını ve eğer duyulursa işinden dahi olabileceğine dair küçük ama güçlü bir tehditte bulunmuştu. Ayrıca bunun yanı sıra ne kendi isminden ne de jungkookun isminden bahsetmiş sadece taehyungu ifşalayıp sesini kesmişti.
Bay Kim ise o gece aldığı mesajla başta inanmasa bile bir süre oğlunu gözlemlemiş ve bir gece ansızın oğlunun odasını basıp onu orada göremeyince kafasından aşşağı kaynar sular döküldüğünü hissetmişti.
Yine de o gece uyumayıp taehyungu beklemiş ve o geldiğinde de yüzüne büyük sert bir tokat atmıştı. Oğluna nereye gittiğini dâhi sormadan direkt olarak yüzüne tokat atması taehyungun bazı şeylerin sonuna gelindiğine dair apaçık bir şekilde kendini belli etmişti.
Bay kim tekrardan, hırçın ve yerinde duramayan bir tavırla oğluna yaklaşıp her kim ile sürtüyorsa buna bir son vermesini yoksa gerçekten böyle bir oğlu kalmayacağına dair söylemlerde bulunuyordu
Taehyung elbette ki babasını dinleyecekti. Ne yapabilirdi ki? Ne bir gelir kaynağı ne de ona uzun süre bakacak biri vardı. Jungkook ile ayrılırlarsa ne olacaktı? Babası onu artık eve almazdı alsa bile eskisi gibi olamazlardı.
Bu yüzden taehyung usul usul denileni yapmış ve o günden itibaren jungkookun ne bir mesajına ne de aramalarına yanıt vermişti, hala da vermiyor hatta okula bile gitmiyordu.
Oğlunun böyle kendini odasına kapatıp cezalandırması ise bay kimin gram umurunda olmuyor hatta devamsızlıklarını bile sisteme girmeyip gitmemesi için daha fazla çaba sarf ediyordu.
Giderse tekrardan okuldaki o çocuğu görecek ve tekrardan kendini rezil edecek diye korkup tek kelime dâhi edemiyordu. Soran olunca da o biraz hasta diyip geçiştiriyordu.
Artık merak eden sayısı birden altıya yükselince içlerinden biri dayanamayıp taehyungu kontrol etmeyi teklif etmişti. Jungkook ise bu tekliften aşırı memnun kalmış taehyungu bir saniye bile olsa görebilmek için neleri elden çıkarması gerektiğini düşünmüştü. Gerekirse Bay Kim ile konuşacak ama bir kez olsun sevdiğini görecekti. Daha fazla özlemeye dayanamazdı, görmeliydi işte.
Bu yüzden haftasonu geldiğinde bir sabah ansızın, tıpkı jungkookun ilk öpücüğünü aldığı gün gibi, taehyungun oturduğu daireye yoongi, namjoon, hoseok ve jungkook adım atmış ve hiç düşünmeden kapıyı çalıp birilerini beklemişlerdi. Fakat ne bir gelen vardı ne de bir giden. Kimse yoktu
Bunun üzerine herkes evde olmadıklarını düşünüp sonra gelmek üzere arkasını dönmüş fakat jungkook beklemeye devam etmişti. Üstelik o beklediği için diğerleri de eşlik etmek zorunda kalmıştı.
Jungkook, taehyungun evde olduğunu hissediyordu ya da öyle olmasını istiyordu. Bu yüzden yoongileri dinlemeyip beklemeye devam etti.
Her ne kadar ısrar da etseler jungkook gelmiyor inatla taehyungun sesini duymak istiyordu. Nihayetinde kapının önünde geçirdikleri bir saatin ardından kimsenin gelmeyeceği belli olmuş ve jungkook son bir defa kapıyı vurup kendi kendine söylenmiş ve o da arkasını dönüp gitmişti.
Ardından herkes teker teker binadan dışarı adımını atmış ve atmaları ile gözlerinin tek bir noktaya kitlenmesi bir olmuştu. Bunun sebebi belki de Bay ve Bayan Kimin ellerinde değişik bir eczane poşetiyle eve doğru geliyor olması olabilirdi
İkisi de hiç sevinmemiş gibi bir tavırla çocukları görmezden gelmeye çalışıyorlardı fakat bu pek de mümkün değildi.
Jungkook, kişi sayısını üç yerine iki görünce taehyungun hala evde, içeride olduğundan emin olmuş ve hiç durmadan bay Kim’in yanına gidip istemsizce selamını sunmuştu.
Ardından hep birlikte taehyungu görmek istediklerini bay kim’e söylemiş ve durumlarını izah etmişlerdi. Bay kim ise kimsenin içeri girmemesi gerektiğini hastalığın bulaşıcı olabileceği gibi bir yalan uydurmuştu.
Özellikle jungkookun tüm o grup içerisinde yabancı bir kişilik olması ise Bay Kim’in özel olarak dikkatini çekmiş ve pazartesi günü sadece kendisi olmak üzere odasına uğraması gerektiğini söyleyip başka hiç bir şey söylemeden gitmişti.
Jungkook ise taehyungu bir kez bile görememenin kırgınlığı ile gözleri dolup taşmış ve hala bir umut görebilme umuduyla kafasını binanın en üstüne çevirmişti.
Belki yüzü değildi ama tüm o siyah kıvırcık tutamları görmek bile yetmişti jungkook için. Tüm o tutamlar için pazartesiye kadar bekleyecek sonrada bir şekilde sevdiğine kavuşacaktı. Eğer işe yaramaz ise binanın en üst katına tıpkı taehyung gibi tırmanmayı bile düşünmüştü.
Tabiki bu işin son seviyesi buydu önce neler olduğunu anlacaktı sonra da elinden ne geliyorsa yapacaktı ve bunun için de önce pazartesiyi beklemek zorundaydı.
Bay kim stfu pls
Bölüm etkileşimi
