14. bölüm / 34
Pied Piper •TaekookPankart
Bölümler 34Şu an: Pankart
- 1 İlk Günden Mi?749 kelime
- 2 Yeni arkadaşım1.176 kelime
- 3 Puppy eyes723 kelime
- 4 Hasta çocuk1.001 kelime
- 5 Soyunma odası1.162 kelime
- 6 Eski zorba788 kelime
- 7 Tesadüfler1.362 kelime
- 8 Yarışma1.307 kelime
- 9 Harabe1.141 kelime
- 10 Bay Jeon1.479 kelime
- 11 Kermes Sapığı1.420 kelime
- 12 Soju1.229 kelime
- 13 Mezarlık1.224 kelime
- 14 Pankart1.414 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Turnuvalar1.294 kelime
- 16 Sözde iyilik1.311 kelime
- 17 Hastane1.124 kelime
- 18 Proje975 kelime
- 19 Süpriz1.382 kelime
- 20 Kuzey yıldızı1.232 kelime
- 21 Bakıcılar865 kelime
- 22 Islak Kek1.271 kelime
- 23 Kamp1.051 kelime
- 24 Marshmellow1.364 kelime
- 25 Şovmen1.264 kelime
- 26 Ayı875 kelime
- 27 Söylentiler1.234 kelime
- 28 Operasyon768 kelime
- 29 Broşür897 kelime
- 30 Vazo776 kelime
- 31 Baba1.007 kelime
- 32 Doğum Günü1.227 kelime
- 33 Final1.148 kelime
- 34 Yeni Kurgu Duyurusu20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Texting
WhatsApp
00:43
Kim taehyung:psst
Buraya bak bi fare suratlı
Jungkook:Noluyo? ne?/
Gecenin bu vakti neden yazdı ki/
Yine sarhoş birini kaldıramam lütfen tanrım/
Kim taehyung:sarhoş değilim
Buraya bak
Jungkook:yazdığımı görebiliyor mu/
Oha/
Kim taehyung:fikir yürütüyorum şuan sadece gerizekalı
Jungkook:😶/
Yok hayır hiç aklımdan bile geçirmedim ki
Sadece şaşırdım bu saatte yazmanıza
Kim Taehyung:hmm evet
özellikle en azgın olduğum saatleri seçtim senin için
Ve bil bakalım birazdan ne konuşucaz
Jungkook:TÜKÜRÜGM BOGAZIMDA KALDI/
Terbiyesiz/
Üzgünüm ama sizinle o şeyi konuşmam
Yapmam
Lütfen başka birine yazın
Kim taehyung: sen sana böyle teklifler geldiğinde ekstra mı kibarlaşıyorsun bana mı öyle geliyor?
Jungkook:hayır siz öyle anlamışsınız
Kim taehyung: şu sikik ‘siz’ kelimesini kaldırırsan cidden mutlu olucam
Kaç kişi zorbasına siz der amk/
Jungkook:öyleyse hayır sen öyle anlamışsın
Kim taehyung: garip geldi/
Alışamadım tekrar mı siz dese/
Her neyse/
Ha şöyle
Şimdi sadede gelelim
Jungkook:yapmam diyorum
Ne kadar iğrenç
Bu kadar uzaktan sana dokunduğumu mu hayal ediceksin
Kim taehyung: istersen yakınından da deneyebiliriz?
*(Jungkook tarafından görüldü)*
Kim taehyung: dalga geçiyorum
Konuyu o kadar dağıttın ki ne isteyeceğimi unuttum
Of jungkook offf
Dayanılmazsın
Jungkook: özür dilerim
Kim taehyung: dileme
Sadece dediğimi yap
Yarın okulda basketbol maçı olucak
Ve sen bizim takımımız için birkaç afiş pankart ve çizim hazırlıycaksın
Tamamiyle bütün sınıfların arasında parlasın istiyorum
Anladın mı ne demek istediğimi?
Jungkook: anladım ama
Yarına kadar
Çok erken
Ben bu saatte açık kırtasiye nerden bulacağım
Nasıl yetiştiricem ki?
Kim taehyung:anladığım kadarıyla bu senin problemin
Yarın son ders maç olucak
O zamana kadar yetiştir
Ayrıca soruma da cevap ver
Bileğin nasıl oldu?
Jungkook:yetişmek mi/
Şaka mı bu/
Bu ayakla mı!/
Ayağım burkulmuş
Bir hafta üzerine basmamam söylendi
Ama okul olduğu için mecburen değnek kullanıcam
Kim taehyung:anladım
Dikkatli ol/
Yarın sakın geç kalma
Ayrıca
Ayağını bahane edersen diğerini de ben kırarım
Haberin olsun
Jungkook: kırık değil ki burkuk
Kim taehyung: ULAN
TEHDİT BİLE EDEMŞYORUM AMK SENŞ
NASIL INSANSIN
Jungkook: ama burkuk
Burkmak farklı
Kırmak farklı
Kırık olsa yerimde duramazdım hem
Doktor bey hemen bakıp burkuk dedi
Merhem verdi
Hemencecik anladı burkuğu
Hem aynı şey olsalar
Kim taehyung: jungkook
Sus
Jungkook: ama
Kim taehyung: hayır
Sikerim
Sus
Cidden
Cildırıcam
NE ANLATIYPR BİR SAATTİR ANLAMIYLRUM/
jungkook: peki sustum
Kim taehyung: yat zıban
İyi geceler/
Geç kalma.
…
Taehyung elindeki telefonu kilitleyip yatağın üstüne fırlattığında sesli bir nefes vermiş ve karşısındaki çocuğun bu derece aptal olmasını iliklerine kadar hissetmişti.
Belki de hayatı boyunca zarar verdiği en masum çocuktu. Koskoca okulda göze çarpan en küçük yapıtaşı gibiydi. İçekapanık ama dikkat çekmemesi de imkansız.
Elinde olmadan duyduğu rahatsızlık karşısında vücudu yatakta bir sağa bir sola kıvranıyor, ‘acaba çok mu şey istedim’ diye içi içini kemiriyordu.
Umursamaması gereken bir konuyu kafasında büyüttükçe büyütüyor durduk yere jungkooka acıyıp duruyordu.
O gün kendisi gibi onun da annesinin mezarının başında görünce normalden daha fazla dikkatini çekmeye başlamıştı. Başından beri sürekli karşısında gördüğü bu çocukta gerçekten onu çeken birşeyler vardı.
Taehyung tüm bu düşüncelerinden sıyrılmak adına eline bir dal sigara tutuşturup camının önüne çıkmış ardından kafasında jungkooku neden bu kadar farkettiğini düşünmeye başlamıştı.
En başta gözlerini düşündü; fazla parlak, yuvarlak ve sanki yıldızları saklıyorlarmış gibi sürekli kıpır kıpırlardı. Cildi hep soluktu ama teni hep sıcacıktı. Ne zaman yakınlaşsalar taehyung en başta bunu hissediyordu. Soğuk görünen sıcacık bir ten. Tüm o beyaz cildin üzerinde renk renk olan yanakları vardı jungkookun. Tenini canlandıran en tatlı şeylerdi yanakları. Gülümsediğinde gözlerine kaçıyorlardı ve utandığı zaman bazen hafif pembe bazen de kıpkırmızı kesiliyorlardı. Dudakları ise sürekli garip bir şekilde nemli duruyordu ve asıl en dikkatini çeken kısım ise çocuğun tam dudaklarının altındaki bendi.
Taehyung ne zaman konuşmak için yanına gitse sürekli gözleri oraya kayıyor yanlış anlaşılmak istemediği için tedirgin olup gözlerini tekrar kaldırıyordu.
Tüm bunları teker teker düşündüğünde elindeki sigaranın neredeyse parmaklarını yakacağını hissetmemişti bile. Ayılıp kendine geldiğinde neden bunları düşündüğünü anlamadan sigarayı söndürmüş ve arkasına yaslanıp sadece dışarıyı izlemeye başlamıştı.
Hiç bir şey düşünmeyecekti. Evet, düşünmeyecekti.
Ta kii hoseok aşşağıdan tam kafasına taşı yanlışlıkla indirene kadar..
H:”hassiktir, PARDON TAEHYUNGİEE! BİİLEREEEKK ATMADIIIMM!”
T:”bağırma gerizekalı duyuyorum”
Y:”yok önce bütün sokağın duyması lazım”
T:”ne işiniz var gece gece burda yarın maç var gidip uyusanıza”
H:”olmaz namjoonu zor yakaladık. Seokjin hoca bizi yakalamadan acilen içeri alman lazım”
T:”Ne?”
Y:”maalesef. Jin hoca namjoonu kaçırdığımızı görünce peşimizden koşmaya başladı en yakın senin evin olduğu için buraya geldik çabuk kapıyı aç yoksa mahvolduk”
N:”Lütfen taehyungiieee kardeşini seviyorsan be”
T:”ne ağladınız bekle açıyorum”
Taehyung evdekileri uyandırmadan kapıyı açıp gizlice arkadaşlarını odasına kadar soktuğunda zaten evlerinden baya bir soyutlanmış olan odasında, rahatça konuşmaya başlamışlardı.
T:”vay be yıllar oldu sandık joonie
N:”siz onu bana sorun asıl! İnanılmaz ya İnanılmaz! Sırf dün ona neden benim yatağımda siz yatıyorsunuz hocam dediğim için akşamında beni koynunda yatırdı! NORMAL DEĞİL ULAN DEĞİL!”
H:”abartıyo işte. Hayır sende fırsatı değerlendirseydin”
N:”ne fırsatı? Seokjin hocayı mı sikseydim hoseok?”
H:”ben öyle birşey söylemedim sen öyle anladın demek ki zaten niyetin varmıs namjoon”
Y:”BİLİYORDUM”
N:”Ya bi siktirin yok öyle birşey”
Taehyung tüm bu şamatayı alnını kaşıya kaşıya izlerken aklına gelen fikirle ,başta çok saçma da gelse, aniden öne doğru atılmış ve arkadaşlarının yüzüne bakıp hafif sırıtmıştı.
Onun düşündüğüne göre şuan tüm bu kadro tam anlamıyla jungkooka yardım edebilirdi. Hem vicdanen de rahat hissederdi.
Başta arkadaşlarına güvenmese de arkadaşlarının onun izni dışında jungkooka zarar vermeyeceğini biliyordu. Bu yüzden her ne kadar arkadaşları duruma sıcak bakmasa da umursamayıp kaskını kolunun altına almış ve jungkookun evine doğru motoruyla yola çıkmıştı. Tek yapması gereken şuan çocuğu alıp evine götürmekti
Jungkookun kapısının önüne geldiğinde ona kısa bir mesaj çekmiş ve camdan tiril tiril, uzun bir tişörtle çıkan çocuğun ona alık alık bakışına aldanmadan yanına çağırmış ve çocuğu incecik kıyafetlerle ,hazırlanmaya bile fırsatı olmamışken, elindeki uzun değnekle birlikte motoruna bindirmişti.
Jungkook motorun arkasından, ‘bunu bu gece halletmemize gerek yok yarında yapabilirim’ dese de taehyung dinlemiyor, yarın zaten okula zor bela gelecek olan çocuğa kendi arkadaşlarının yardım edeceğini söylüyordu.
Nihayet taehyungun evinin önüne geldiklerinde jungkook bir yandan titriyor bir yandan da taehyungun kucağına alışmış gibi tekrardan kucağına çıkmak istiyordu.
Taehyung ise sadece jungkooku motordan indirmek için kucağına almış ve çocuğu her ne kadar kendi bedeniyle rüzgardan korumaya çalışsa da işe yaramadığını, hala titrediğini görmüştü.
İçeriye girdiklerinde jungkook ne yapacağını bilemeyen bir tavırla fırıl fırıl sağına soluna bakıyor taehyungun ne isteyeceğini bilmediği için ve tüm o hyunglardan korktuğu için sesini içinde tutuyordu.
Sessiz adımlarla ikisi de koridorun en sonunda çevresinde hiç oda bile olmayan odaya girdiklerinde jungkook, kocaman odanın içerisinde kendisinden hiçbir şekilde haz etmeyen o üç kişinin bakışlarına maruz kalmıştı.
Gerçi içlerinden biri fazla enerjikti ve nefret etmeye hiç niyeti yok gibi görünüyordu.
Bu kişi içlerinden hoseoktu ve bir noktadan sonra jungkooka, dayanamayıp yaklaştığında ‘napıcaz napıcaz’ diye soru yağmuruna tutmuş, herkesi şaşırtan bir mutlulukla jungkookla tanışmıştı.
Jungkook ise tüm bu durumun garipliğine aniden adapte olmuş bir hızla hem korkarak hemde gülerek karşılık vermiş karşısındaki sert durmaya çalışan o üç çocuğa gerekli malzemeleri söylemişti.
Taehyung babasından kaynaklı zaten çoğu şeyi barındırıyordu odasında bu yüzden açık kırtasiyeye falan ihitiyaçları yoktu. Simler, mukavvalar, yazıcı ne ararsa zaten vardı tek yapmaları gereken jungkookun dediklerini yapmaktı.
Jungkook hala sesi titrerken çevresindeki çocuklardan birşeyler istiyor ve herkes çıtını çıkarmadan yerine getiriyordu. Taehyung ise uzaktan arkadaşlarının kıvranışını mutlulukla izliyordu. Bir yandan da kocaman tişörtün içinde dizlerinin üstüne çökmüş ve tişörtün kalçalarını sarmasına izin veren çocuğun çevresindekilerden birşeyler isteyişini dinliyordu.
Jungkookun kokusu o kadar güzeldi ki taehyungun onun kokusunu almak için yaklaşmasına bile ihtiyacı yoktu. Zaten şimdiden bütün oda jungkook kokuyordu bile.
Kısa bir zaman sonra jungkook odadaki tüm bu insanlarla anlaşmaya başlamış hatta namjoonun seokjin hoca olaylarını dinleyip yoonginin şakalarına gülmeye başlamıştı. Aynı zamanda Hoseokun enerjisi ile de yaptığı bütün pankartlar rengarenk ve dikkat çekici hale geliyordu.
Görünenin aksine bu kadar iyi olmaları jungkookun dikkatini çekmişti. Nasıl oluyordu da hem bu kadar başkalarının canını yakıp hemde kendi içlerinde bu kadar iyi olabilirlerdi? Nasıl oluyordu da taehyung arkadaşlarının aksine sürekli bu kadar donuktu?
Kafasını kaldırıp taehyungu kontrol etmek için arkasını döndüğünde taehyungun olduğu yerde kollarını birbirine dolamış bir şekilde onun belini izlediğini görmüş ve göz göze geldiklerinde sanki kendisi bakmış gibi utanarak hızlıca önüne dönmüştü.
Taehyung ise farkedilmenin verdiği utançla burnunu kaşıyıp arkadaşlarına bakmaya başlamış arada bir de yatağın tam karşısındaki aynadan jungkooka bakmaya çalışmıştı.
Herşey bittikten ve herkes yorulup bir köşeye yığıldıktan sonra taehyung arkadaşlarını ayağıyla dürterek kaldırmaya çalışsa da hiçbirinin kalkmak gibi bir niyeti yoktu.
Bu yüzden onları boşverip jungkooku tekrardan alıp evine bırakmış bırakırkende arsızca gülümseyip, ‘demek seninle sexting yapmamı istemezdin hm?’ diyip, zaten karşısında sürekli ezilip büzülen çocuğu daha da utandırmıştı.
Ardından jungkooktan görmek istediği ifadeyi aldıktan sonra arkasına bakmadan gaza basıp gitmişti. Jungkook ise bir eliyle saçlarını çırparak offlayıp binanın içine girmişti.
Değişikti. Gecenin köründe ondan nefret ettiğini düşündüğü 4 insanın evinde eğlenerek pankart hazırlamak çok değişikti..
Bölüm etkileşimi
