Vanilyalı Krema

Vaveyla Yazarı: Hannie 🪽

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: Vanilyalı Krema

"Yine nasıl başardın?"
Dedi kafama buz tutarken.
"Ya ayağım örtüye takıldı bir anda yere fırladım!" Kafam yine sızlıyordu.
"Böyle giderse bir yerini patlatacaksın diye korkuyorum. Biraz dikkatli olsan ölür müsün?" Dedi kafama dikkatle bakarken. Hem sinirli, hem endişeli bir hali vardı.
"Endişelendin mi?"
"Tabii endişelendim salak! Soruyor bide. Şişti bak ya..."
Bakışlarımı yere çevirdim. Alt dudağımı ısırdım, zorluk çıkarmıştım ve sinirlendirmiştim.
"Zorluk çıkardım sanada, üzgünüm. Kalkayım ben." Kalkmaya yeltendim, ama izin vermedi.
"Saçmalama jis, zorluk çıkarmıyorsun, gerekeni yapıyorum ama sadece biraz dikkatli ol. Aklım çıktı, kesin bu sefer yardı kafayı dedim."
Buzu masaya bıraktı, oturduğum sandalyenin önüne çöktü. Ellerimi tuttu ve gözlerime baktı. Endişeli olduğu her halinden belliydi.
"Her ne kadar sana değer vermiyormuş gibi gözüksemde, önemsemiyormuş gibi gözüksemde hiç öyle değil. Sana böyle bir şey olunca hemen endişeleniyorum jis, böyle iyi olduğuna emin olmadan içim rahat etmiyor. Sinirlenmemin nedenide korkmamdı. Sevmiyormuş gibi gözükebilirim ama değil yani. Arkadaşça mı yoksa diğer türlü mü bilmiyorum ama seviyorum seni. Öyle zorluk çıkarıyorum falan diye düşünme yani."
Bak, bu beni derinden etkiledi. Bana karşı ne hissettiğini tam olarak anlamasamda çoğunluğunu çözmüştüm, bence yani.
Asık suratım hemen gülümsedi. Ellerini bırakıp boynuna sarıldım. O da ellerini belime doladı.
"Tamam. Teşekkür ederim Min." Dedim ayrılırken.
Dediğime karşı gülümsedi ve yerden kalktı.
"Ee, kahvaltıda özel olarak bir isteğin var mı? Ben pek kahvaltı yapmayı sevmemde, fırına gideceğim."
"Ama ben senin elinden yemek istiyordum."
"Peki.. Ne istiyorsan yapayım o zaman."
"Omlet? Yapabilir misin?" Dedim.
"O kadar hafife alma beni sincap, en iyisini yaparım hemde." Dedi ve buzdolabına yöneldi.
"Ne kadar yersin?" Diye sordu hâlâ buzdolabına bakarken.
"İki tane kır, ikimize yeter bence." Dedim kalkıp tezgaha yaslanırken.
"Hemen efendim." Diyip iki tane yumurta çıkardı.
Gülümsedim ve onu izlemeye başladım.
Adeta bir profesyonel gibi yapıyordu, annemle yarışırdı.
"Sen, baya iyisin galiba." Dedim şaşkınca.
"Etkilendin galiba" Dedi tavadaki omletle ilgilenirken.
"Hiç bir şey yapmasanda etkileniyorum zaten. Yüzün direkt etkiliyor yani." Dedim hayran hayran bakarken. Sesimede yansımıştı bu hayranlık.
Kıkırdadı işine devam ederken.
"Nerde öğrendin? Yada kendin mi öğrendin?" Diye sordum merakla.
"Annemle yaşadım, o yüzdendir. Zaten o kadar zor bir yemek değil jis daha iyilerini yapabilirim." Dedi ve önümde durdu.
"Noldu?"
"Yukarıdan tabak alacağım çekilir misin?"
"Al, engel değilim sana."
İlla yakınlaşmasını istiyor bu yoldan çıkmış aklım. Hep fesat, hep. Şehvetime engel olamıyorum.
Derin bir iç çekti ve yukarı uzandı. Hafifçe üstüme eğilmiş olduğu için gövdemi geri çektim. Gerçekten aşırı çekici duruyordu burdan. İki tane tabak alıp geri çekildi. Tabakları tezgaha koydu, omletin altını kapattı, dolabı açıp kapattı -ne yaptığı hakkında gram fikrim yoktu- bana dönüp konuştu.
"Ne yapmaya çalıştığını anlamıyor değilim jis, bu kadar fesat olma." Diyip burnuma dokundu, bir anda da kahkahalara boğuldu.
"Noluyo lan?" Dedim şaşkınlıkla. Telefonun ekranından kendime baktım, burnumda olan kremayla karşılaştım.
"Minho!" Diye bağırdım. O hâlâ kahkaha atıyordu.
"Nerden çıkardın o kremayı lan?" Dedim, o zorla gülmesini durdurmaya çalışıyordu.
"Tam uyumlu oldu, vanilya kokulu çocuk ve burundaki vanilya kreması. Mükemmel uyum!" Dedi hâlâ gülerken. Burnumdaki kremayı alıp onun yanağına sürdüm. Bu sefer gülme sırası bendeydi. Kahkahayı yapıştırdım acımadan. Yüzündeki gülümseme inmemişti ama kaşları çatılmıştı.
"Çok yazık oldu." Dedi bir anda.
"Ne?" Diye karşılık verdim, anlamamıştım çünkü, neye yazık oldu?
"Kremaya mı?" Dedim masumca.
"Tch."
"Neye o zaman Min?" Diye sormaya devam ettim, sahte bir şekilde dudaklarını büzdü.
"O kremayı burnuna sürme sebebim ordan yalayarak yiyecek olmamdı, yazık oldu." Dedi.
Demesiyle ağzım bir metre açıldı, onun yüzünde sırıtışı belirirken ben hemen elimi yanağına attım ve kremayı alıp tekrar burnuma sürdüm.
"Baştan söylesene ya!" Diyip beklemeye başladım.
"Hadi!"
Tekrar kahkahayı patlatmıştı. Kaşlarımı çatıp ellerimi göğsümde birleştirdim.
"Ya! Sen benimle dalga geçiyorsun ama! Aşağıladın şuan beni. Kırıldım Minho."
Gülmesini zorla durdurup bana döndü. Omzumu tuttu ve tam bir şey söyleyecekken onu durdurdum.
"Sus, hiç bir şey demeye hakkın yok. Boş yere heveslendirdin beni. Tripliyim sana, gönlümü al." diyip kafamı yana döndüm.
O işini çok iyi biliyordu.
"Yan profilin de tam bana göre."
Hevesle yüzümü dönecekken tribim aklıma geldi ve bu sefer arkamı döndüm.
O işini biliyordu evet, ama ben onu yenerim.
"Gönlümün alınması lazım önce." Dedim omzumu silkerek.
"Ne yapmam lazım gönlünü almak için?" Diye sordu.
Aklıma gelen dahiyane fikirle sırıttım. Yedim seni Minho. Doğrusu sen beni yiyeceksin ama, olsun yedim seni işte!
"Dediğini yap." Dedim yüzümü ona dönüp.
"Derken?" Diye sordu.
Sırıtışım büyümüştü.
"Burnumdaki kremayı yalayarak ye."
Olduğu yerde kalmıştı, bense kahkahayı basmamak için kendimi zor tutuyordum.
"Başka bir şey olmaz m-"
"Asla! Hadi, bekliyorum. Sen dememiş miydin o yüzden sürdüm kremayı diye, şimdi dediğini yap."
Yutkundu, yüzümdeki sırıtış giderek büyüyordu.
"Ya jis!" Diye çıkıştı.
"Yapacaksın! Yoksa konuşmam seninle." Dedim kafamı yana çevirirken.
"Ama ben öpmeyi falan sevmem jis yapma!" Sevmezsin demek ha, dün gece yanağımdan öpüp giden kimdi?
Evet, o zaman uyanıktım. Yanağımdan öptüğü o anı çok iyi hatırlıyordum.
"Sevmezsin demek?" Dedim sorar gibi.
"Dün gece, yanağımdan öpüp giden sen değildin yani?" Şimdi açıkla bakalım.
Bir anda gözleri ve ağzı açıldı. Şaşkınlığını gizlemedi.
"Uyanık mıydın sen o zaman.." Dedi, itiraz eder diye düşünmüştüm.
"Çok güzel öptün ama tekrar öpersin. Dedin artık burnundan yiyeceğim diye ye işte!"
"Ama şakasına demiştim ben!" Dedi, sıçtın oğlum sen.
"Bahane istemiyorum, maaşından keserim yapmazsan." Dedim, son kozumu oynamıştım.
"Bende yapmak istemiyorum ama!" Dedi, ne kadarda korkmuştu garibim.
"Maaşın yarısı gitti mi yani? Peki o za-" Derken işaret parmağını dudağıma bastırdı ve yüzümü kendine çevirdi.
Bahanesi kalmadığı için yaklaştı iyice, gerçekten yapacak mı lan?
Burnumun ucundaki kremaya yöneldi, ağzını açmıştı.
İşler ciddiye bindi ustam...

Bang Chan / Seungmin
"Ya kaç saat bekleyeceğiz böyle Chan!" Diye çıkıştım, hâlâ dediği Jeongin isimli arkadaşı bekliyorduk tam 2 saattir. Gelince onun ebesinden girip doğmayan torunundan çıkmazsam bende Seungmin değilim lan.
"Gelir birazdan, sakin ol seung." Dedi. Bu adam şaka mı yapıyor, sikine koyduğumun...
"İki saat öncede birazdan geliyordu. Nerde lan bu çocuk? Çalışanlar çıkın artık orospular der gibi bakıyor ya!" Evet, bir kafeye gelmiştik.
"Seung, erken çıkalım diyen ben miydim?"
"Evet sendin gerizekalı! Buluşmamız 4'te ve biz 2'de geldik Chan!" dedim elimi çok sert olmadan masaya vurdum.
"Sakin ol ya, git Minhoya hesap sor asıl. İki gündür evinde Jisungla ne bok yediği belli değil, onun yerine jeonu çağırdım ya, iki kişi olmuyor. Hem belki sikiştiler?" Dedi, son cümleyi kısık sesle söylemişti.
"Minhonunda ağzının orta yerine sıçacağım, hele bir gelsin. Maaş dileneceğim diye çocukla yaşıyor herhalde." Diyip konuşmayı bitirdim. Çünkü chan sadece kafa sallamakla yetinip sesini çıkarmamıştı.
Sabrım sessizken en fazla on dakika olduğu için çok geçmeden elimi masaya vurup ayağa kalktım.
"Yeter ya! İki saatimizi bomboş oturarak geçirdik! Değerli vaktimi sizler ve boş işerinize harcayamam! Gidip o Minho salağını getireceğim!" Diyip gitmeye yöneldim,
Chan kolumu tutup gitmeme engel oldu. Hâlâ sakinliğini koruyordu.
"Seung, sakin ol biraz. İki kişi vakit geçirmek o kadar zor olamaz. Zaten dörtte gelecek diye anlaştık en fazla on dakikaya burda. Hadi otur lütfen"
Çok nazik bir dil kullanmıştı, bu beni sakinleştirip yerime oturtmaya yetmişti.
Parmaklarımla oynarken elime dokundu. Ona bakmadan oynamayı bıraktım. Elimi tutmasıyla bakışlarımı ona çevirdim. Ne yapmaya çalışıyor, sakinleştim zaten? Çok fazla çileden çıkarsam elimi tutardı normalde.
"Sakinim Chan merak etme." Dedim, o baş parmağıla tuttuğu elimi okşamaya başlamıştı. Odağı telefonundan elime geçmişti.
"Olsun, tutmak istedim." Dedi, dalıp gitmişti elime bakarken. Sesimi çıkarmadan beklemeye devam ettim.
Jeongin isimli arkadaş beş dakika sonra gelmişti. Chan demiştim sana der gibi bir bakış attı ve sonunda elimi bırakıp Jeonginle sarıldı. Sarılmasını bırakınca, bende elini sıktım. Kısa bir tanışma faslından sonra üçüncü sandalyeye oturdu, konuşmaya başladık.
İki saattir beklememin bir anlamı olsun lütfen yoksa delireceğim. Umarım kafa dengi birisindir jeongin.
--
Konuşmamızın dördüncü saatinden selam.
Uyumama ramak kaldı, çocuk aşırı konuşkan biri çıktı amına koyayım ya. Konuş konuş susmuyor bu ne? Hayat hikayesini anlattı piç.
"Chan" En sonunda dedim şunu be
"Efendim seung?"
"Susun artık amına koyayım." Diye açıkça söyledim ve kafamı masaya koydum, son hatırladığım şey ikisininde o ölüm sessizliğiydi.

Minho / Jisung
"Ya jisung lütfen yapma bana bunu!"
Evet hâlâ yalvarıyordum, burnundaki o lanet kremayı yememek için. Keşke ölseydim de o cümleyi kurmasaydım..
"Hem gece öpüp kaçıyorsun, hem burnuma sürdüğün kremayı yalayarak yemek için sürdüm diyorsun ama aşk yok hâla, anlamadım ben Minho! Ya yaparsın ya da yaparsın."
Sessiz kalmayı tercih ettim.
Galiba gerçekten kaçışım yoktu. Çenesini tuttum ve kafasını aşağı eğdim. Yüzüne yakınlaştım, kremayı tek hamlede ordan yedim. Dudağım hafifçe burnuna değmişti.
Kan yanaklarımda toplanınca elimle yüzümü kapattım ve kısık bir çığlık attım.
"Bu kadar işte min! Attık ilk adımı!" Dedi ve ellerimi yüzümden çekip kendine sardı. Utancımı anlatamayacak kadar utanmıştım.
"Affettin mi? Bide bundan kimseye bahsetme sakın!"
"Tamam anlatmam, affedildin. Artık kahvaltı yapayım ben." Dedi ve masaya oturdu. Komik çocuk aslına bakarsan..
Kıkırdayıp iki tabağada eşit şekilde yaptığım omleti ayrıştırdım ve önüne koydum. Çatalda verdim ve yanağımda kalan kremayı temizledim. Hemen tattı ve şakasız beş dakikada bitirdi..
Bu abi biri mi?
"Nasıl olmuş demeyeceğim çünkü hemen yuttun."
"Bundan sonra sadece menajerim değilsin, artık aşçılığımıda yapacaksın Lee."
"Sağol sağol." Dedim gülerken. Bende kendi önümdekini bitirip tabakları yıkadım. Onu dikkatimi dağıtmaması için içeri yollamıştım, yanına gittim.
İçeri girdiğimde direkt kafasını telefondan kaldırıp bana baktı, sonra hızla bir şeyler yazıp kapattı.
Bir anda niye kapattı lan? Bir şeyler mi çeviriyor?
"Ne yapıyorsun jis?" Diyip yanına oturdum.
"Ha bizim grupla konuşuyordum da." Şimdi anladım, grup denen lanet şeyle uğraşıyor galiba.
Yada gruptakiler onunla uğraşıyor..

Got laleleri

Jisung
ACCİİİLLL BURAYA BAKİNN

Changbin
Noluyo yine amk malı

Hyunjin
Minhoyla mi ilgili yine
Minhoyla ilgili bisey olmasa yazmıyon da ztn
Neyse soyle

Jisung
SİMDİ
AY
COK HEYCANLANDİM

Changbin
O kadar büyük bisey mi oldu la

Jisung
EVET

Hyunjin
Bak smdi sardi anlat hemenn

Changbin
Buyuk dedigi seyler sadece temas oluyo genelde ama
Su gece gitmeden opme seyi dısında buyuk bir sey goremedik
Ha bide evine bırakmasından cok

Jisung
Sus be
Cidden buyuk
Mutfakta konusurken sakalasırken falan burnuma krema surdu tmm mi
Nerden cıkardıgınıda bilmiyom adamim iste
Vanilya kokan cocuk ve vanilyalı krema dedi guldu fln
Gulusu varyaa uff
Ben ona kokumu soylememistim
Demek oluyoki koklamıs
AYYY

Hyunjin
Anlat artik la

Jisung
Tmm be
Sonra aldım kremayı onun yanagına sürdüm sonra ben guldum ona
Bi anda yazık oldu dedi
Dedim neye yazik oldu
What yani canisi
Sonra bu dediki..
OFF
Kremayı burnuna sürme nedenim ordan yalayarak yicek olmamdı
Dedi

Hyunjin
NE

Changbin
NE
LAN

Jisung
SAKİN
Sonra bi guldu bi guldu
Tassak gecti bnle

Changbin
Aaa terbiyesizz

Jisung
Saka yptm dedi
Bnde trip attim

Hyunjin
Aferin iyi yapmissin

Jisung
Gonlunu almam icin napmam lazim dedi
Bnde dedigini yap dedim

Hyunjin
NE
Yalamadi ordan dimi?

Changbin
Fantezinize sokiyim aq

Jisung
Ee sey
Zorla yaptirdim..
(Görüldü 2x)
GELİN YA
YAPTİ EVT AMA YALAMADİ
direkt aldi agziyla cekildi
Dudagı değdi bşraz burnuma
COK GUZELDİ AMA

Changbin
Abi
Dicek soz yok sana
Menajerinede burnunu yalattin ya

Hyunjin
Ben konusmuyorum bile
Bence o da senden hoslaniyo
Yoksa imkansız yapmazdi
Acilcak kesin
Dogru ani bekliyo

Changbin
+

Jisung
Umarim ya
EGER ODA SEVİYOSA ACILSIN ARTIK
Sehvetim agır bastırıyo cunku
Bi olsak ilk hafta her saniye operim gibime geliyo
O istemeden sikmemde
amk minho geldi
Kacıyom bn

Changbin
Hala ordamisin lan

Hyunjin
Cus amk
Rahatsızlık veriyom mu diyede dusunmuyo adam
Bencil pic

Jisung
Evt
Snane huncin?
Hadi kavtim ya geldi cocıl mesahlsri gormesin

Jisung Çevrimdışı

Changbin
Ne dedi la bu

Hyunjin
Bendw anlamadim ki
Yeni bi dil uretti aq
Minhoyla kafayi bozmus
Bi reddedilse tum gun basımızda aglar

Changbin
Evt
Dogru
Napcaz
Ben hergun basımda aglayan bi jis cekmek istemiyorum

Hyunjin
Bisi yapmicaz
Cunku kesin minhoda hoslanıyodur
Yoksa niye yesin burnundaki kremayı
İmkansiz

Changbin
O da dogru
Niye hep haklisin sen aq
Neyse
Kacıyom bende
Jeongincigimle dısarı cıkcazz

Hyunjin
Sende acıl artık
Kac yıl oldu amk
Sende rahatla bizde rahatliyalim

Changbin
Bugun acilcam zateenn
Ondan buluscam onunlaa
Ay askım benimya

Jisung
NEEE
ACILIYON MUUU
AKSAM ANLAT HERSEYİ BEKLİYOZ TMM Mİİ

Changbin
Acılcam diyince uctu aq
Tamam aq tamam
Yeterki sus

Jisung
Adam ol oyle

Hyunjin
Lan hani minho gelmisti
Kandirdin mi bizi oc

Jisung
He geldi
Hatta
Bi posta opup yolladim aq
Salaklar

Changbin
Sen cok akillsin sanki

Jisung
Kim patron olarak çalışıyor changbin?

Changbin
Tamam sustm

Hyunjin
Ne guzel ciftleriniz var amk
Ben bi agliyip geliyorm

Jisung
LAN OZUR DİLERİM
AMK HYUNJİN
GEL OZUR DİLERİM AGLAMA
Of hyunjin
Benide aglatıcaksın simdi

Changbin
Hyunjin
Ozur dileriz
Bahsetmememiz gerekirdi

Hyunjin
Onemli degil arkadaslar
İlişkilerinizi dinlemek gurur verici
Duygulandim sadece

Jisung
Amk minho geliyo yine
Bekleyin kaciyim bn

Jisung Çevrimdışı

Changbin
Hadi bb

Hyunjin
Bb jis cnm

"Efendim Minho?" Bu sefer üzgün ve endişeli görünüyordu.
"Şey... Bir arkadaşım fenalaşmış galiba gitmem lazım benim, sıkıntı olur mu?"
Arkadaşı mı fenalaşmış?
"Tabii ki git Min, sormana gerek bile yok. İstersen burda beklerim seni."
Konu önemliydi, onu zorla tutacak halim yoktu tabii ki.
"Olur olur, ben çıktım. En fazla bir saate gelirim diye düşünüyorum. Görüşürüz!"
Dedi ve gülümseyerek gitti.
"Görüşürüz!"
Kapının kapanma sesiyle tekrar telefonu elime aldım. O gelene kadar kedileriyle oynamak ve telefona bakmak dışında yapacak bir şey yoktu.

Minho
"Chan, iyi mi şuan seung? Geliyorum yoldayım."
Seungmin, onlar jeonginle kafede otururken bir anda fenalaşmıştı dediğine göre. Chan onu hastaneye kadar götürmüştü.
"İyi ama baya yorgun görünüyor. Minho bir şey olmaz değil mi ona?"
Chanın bu kadar endişelenmesi normaldi, çünkü seungminle benden önce tanışmış ve yakınlaşmışlardı. En yakını oydu.
"Bir şey olmaz ona merak etme. Ölse bile bizi zorbalamak için geri dirilir."
Bilerek şakaya vurdum biraz, endişesini azaltmak ve biraz olsun güldürmek için.
Gülmesini sağlamıştım, telefondan sesi gelmişti.
"Neyse, geliyorum on dakikaya ordayım hadi görüşürüz."
"Görüşürüz"
Telefonu kapatıp yoluma devam ettim. Yanlarında Jeongin diye bir çocuk vardı dediklerine göre. Ben Jisungla beraber olduğum için çağırmamışlar beni.
Jisungu da alır gelirdim niye öyle yaptınız ki?
Çok gariban hissettim şu anda.
Hastane odasına girdiğimde Chan, seungminin yanına oturmuş elini sımsıkı tutuyordu. Elini arada bir öpüp tutmaya devam ediyordu. Diyorum ben, Chan kesin Seunga karşı bir şeyler hissediyor. Kenarda da sandalyede oturup bekleyen üzgün bir Jeongin vardı. Yere bakıyordu ve hiç ses çıkartmıyordu. Gelmemle Chan bana bakmıştı ama o kafasını bile kaldırmıyordu. Naptınız lan çocuğa?
"Chan?" Diye sorup gözlerimle Jeongini gösterdim. Sonra sorar gibi kafamı salladım. O da bilmiyorum anlamında omuz silkti. İlk önce uyuyan seungminin yanına gittim.
"Uyuyor değil mi?" Diye sordum düzenli nefes alış verişlerini izlerken.
"Hm hm." Diyerek ve kafasını olumlu anlamda yanıtladı.
"Zorbamızın düştüğü hale bak. Nasıl oldu böyle ben anlam veremedim?"
Chan derin bir iç çekti. Hâlâ da Seungminin elini bırakmış değildi.
"Biz, Jeonginle konuşurken bir anda susun..." Duraksadı ve yutkundu.
"Dedi ve kafası masaya düştü. Anlamadık yani."
Kafamı salladım ve Jeonginin yanına oturdum. Hâlâ tepkisini göstermiyordu.
"Jeongindi, değil mi?" Dedim sorar gibi.
Bakışlarını yerden bana çevirdi. Olumlu anlamda başını salladı ve geri önüne döndü. Neden bu kadar durgun ve suçlu oymuş gibi davranıyordu?
"Bir sıkıntı mı var?" Diye sordum Chana bakarken. İkisininde bakışları benim ve birbirlerinin arasında geziniyordu. Olanlara hâlâ anlam veremiyordum.
"Hayır yok, neden sordun ki?" Dedi Chan bir kaşı havadayken.
"Jeongin normalde de böyle durgun mu?" Diye sordum, onun normalini bilmiyordum ama bu kadar içine kapanık ve durgun biri gibi görünmüyordu.
"Hayır, gerçekten noldu jeon? Geldiğimizden beri bir durgunsun harbiden?"
Benim sayemde sıkıntıyı fark etmişti. Seunga odağını o kadar çok vermişti ki onu fark etmemişti.
"Ben..." Dedi ve derin bir nefes aldı.
"Çok üzgünüm o kadar çok konuşmamam lazımdı benim yüzümden böyle oldu çok özür dilerim!" Diye tek nefeste söyledi hepsini.
Olanları az çok anlamıştım.
Büyük ihtimalle Seungmin onu sarmayan konuşmadan sıkılmış ve dayanamayıp kendini bırakmıştı. Onun çok fazla aralıksız konuşmayı sevmediğini onu tanıyan herkes çok iyi bilirdi.
"Neden öyle düşündün ki? Onun her zaman ki abartısı işte." Dedim ve ayağa kalktım.
"Onu sarmayan konuşmalardan sıkılınca salıyor kendini. Uyumuştur büyük ihtimal, bayılmamıştır. Kendini suçlama böyle." Dedim ve kapıya yöneldim.
"Chan ben gidiyorum. Malum Jisung evde beni bekler." Diyip göz kırptım.
"Oldunuz mu yoksa lan?" Dedi gözleri açılarak.
"Yok, doğru zamanı bekliyorum. Görüşürüz!" Diyip odadan çıktım.
Jisunga geleceğimi söylemek için onu aradım.
"Jiiisungg geliyorumm" Dedim uzatarak.
"Bekliyorum, arkadaşın nasıl?"
"Uyuyor şuan. Zaten Chan ona çok iyi bakıyor" Hafifçe güldüm.
"Hızlı ol özletme kendini, bekliyorum!" Dedi ve kapattı.
Kendi kendime güldüm ve hastaneden çıktım.

Zaman Atlaması (Bir Kaç Hafta Sonra)
Chan, Seungmin ve ben Jeonginle baya yakınlaşmıştık. Hatta onu grubumuza bile almıştık (evet granny hoplatanlar birliği grubuna) artık grubumuz 4 kişiydi. Seungmin bir kaç hafta önceki olay yüzünden onu biraz fazla zorbalasada, bazen soğuk yapsada kabul etmişti. Yakında alışırdı.
Bu haftalar boyunca Jisungla sıkça buluşmuştuk, flört gibi bir şey olmuştuk galiba. Bende nasıl itiraf edeceğimi düşünüyordum. Chan her zaman ki gibi bana yardım ediyordu. Dışarı götür, yemeğe götür, onu yap, bunu yap... Hiç biri aklıma tam yatmamıştı. Daha özel bir şeyler arıyordum. Aylardır işteydim ve baya yakınlaşmıştık, artık itiraf etmem lazımdı.
Bu sırada Chan Seungmini sevdiğini bana söylemişti ve hâlâ Seungminle arkadaştan öteye geçemiyordu. Çünkü Seungmin aşırı dengesiz davranıyordu. Bir seviyor gibi, bir zorbalıyor, bir arkadaşça davranıyor. Ben diyorum ki açıl bitsin gitsin ama o hâlâ emin değil. Seungminin ne düşündüğünü anlamak yine bana düştü. Daha kendi işimi bitiremeden yapamam üzgünüm.
Zaten bu hafta, bu işi bitireceğim. Çok fazla erteledim.
Sevgili olduğumuz ilk hafta dudaklarımı aşındıracağına, kanatana kadar öpeceğine eminim. Ama olsun, seviyor işte...
Bende onu seviyorum, hep yanımda olsun istiyorum.
İşten yeni geldiğim için evde tembellik yapıyordum. Yatağımda uzanmış bunları düşünüyordum. Telefona gelen bildirimle yanımdaki masan telefonu aldım ve karanlık odada açılan aşırı parlak ışığı ile gözlerimi kör etti. Zorla gözlerimş kısarak kimin ne attığını görmeye çalıştım, gruptan gelmişti. Bu arada Jeonginde Jisung ile beni biliyordu, hatta onun sevdiği çocuk (ismi Changbinmiş) Jisungun arkadaşlarından biriymiş.

Granny hoplatanlar birligi

Seungmin
Bakın la buraya
Alo size diyorum

Minho
Ne var pis zorba
Tamda jisungumu dusunuyodum
Neyle mesgul ediceksinyine bni

Chan
Efendim seungum efendim bebegim canimi iste senin olsun

Jeongin
Efendim hyung?

Seungmin
Burda ciddi yazarak hayatta kalamazsin tilkicik
Chan sana noluyo hayirdir
Asikmisin bna
Sapsik
Sen minho salagi
Zaten her dakika jisumgu dusunuyosun biraz dusunme
Aklin acilsin

Minho
SUS
askima laf etme
Sen asik olunca goruruz senide

Chan
He seungum ne kadar asigim bi bilsen|
He seung|
İltifat etsejte olmuyp
Ne istiyosun sen adam

Jeongin
Ben naptım yine ya

Minho
Sen birşey yapmadin
Her zamanki seung
Harbiden ne istiyon yine sen soyle hadi

Seungmin
Simdi diyelimki sizin bitane arkadasınız bir arkadasını seviyo tamam mi
Ama o arkadasınız diger arkadasının o arkadasınızı sevdigine emin olamıyo
O arkadas napsin?

Minho
O arkadas kim seungcum
Sen olmayasin LAKSJDJDDJDKKDHSJF

Jeongin
Kim o sanssız kisi
Kim o hayatinin en zor sınavına tabir tutulacak gariban
Acıdım o kisi kimse

Seungmin
Ne kadar guzel arkadaslarsiniz
Cok tesekkur ederim amk
Chan nerde la

Minho
LAN
CHAN
AMK
bekleyin beni

Minho x Bangchan

Minho
LA CHAN
SAKİN OLUYOSUN İLK ONCE

Bangchan
Sakinim Minho.
Gayet sakinim.
YA SAKİN FALAN DEGİLİM AQ YA O SAHIS BEN DEGİLSEM
AGLARIM BAK

Minho
Ya saka yapıyodur o
Onun birinden hoslanmasi imkansizz

Bangchan
Yani bendende hoslanmicak
YA AMK BELLİ İSTE BİRİNİ SEVİYO
NAPCAM YA

Minho
BİLMİYOM
yada
BİLİYOM
gidip acilcaksin
Bu kdrr

Bangchan
Demesi kolay tabi yarram
Benim yerimde olsan depresyona girerdin aq
Of mk of

Granny hoplatanlar birligi

Seungmin
Noluyo la itler
Kactınız bi anda
Durum analizi mi yapiyonuz napiypnuz aq

Jeongin
Bence kesin kim olduğunu konuşuyolardır

Seungmin
Oyle mi
Bilmiyodum ben cok sagol
Bu saflikla cok yerler seni ha
LAN GELİN AQ

Minho
Geldik istw ne var

Bangchan
Benim bir işim çıktı şirketten, yarın gelirim.

Jeongin
Hyung? Bu kadar ciddi konuscak noldu

Minho
Sonra anlatirim sana innie

Seungmin
Öhm öhm

Minho
SANA ANLATMİCAM
KÖR HERİF
(Görüldü: 3x)

Zorla yaptirdim. Sabrım sessiz dururken en fazla on dakika olduğu için çok geçmeden elimi masaya vurup kalktım. "O kremayı burnuna sürme sebebim ordan yalayarak yiyecek olmamdı, yazık oldu." Dedi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

74okunma 4beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18