3. bölüm / 15
Patronun Gözdesi/ Minsung178. Kişi
Bölümler 15Şu an: 178. Kişi
- 1 Karakter Tanıtımı194 kelime
- 2 178. Kişi1.292 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Telefon Bahane Minho Şahane1.265 kelime
- 4 Çok Tatlısınız!2.504 kelime
- 5 Minho: COK TATLİ AMK1.509 kelime
- 6 Yaşıyorsun2.864 kelime
- 7 Vanilyalı Krema3.176 kelime
- 8 Seviyom Seni4.621 kelime
- 9 Kaç cm?2.970 kelime
- 10 Felix!?1.387 kelime
- 11 Vay be Minsung1.255 kelime
- 12 İ like that shit752 kelime
- 13 Hyunjin geliyo1.009 kelime
- 14 AĞZINA SIÇAYIM SENİN702 kelime
- 15 Ne diyosun sen ya1.517 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-Minho-
Dün öğle saatlerinde yine işten çıkarılmamla, yine işsiz kalmıştım. Beni kovan 6. şirketti bu. 17 şirkete başvurdum, 9'u kabul etmedi, 2'si hiç geri dönmedi, son 6'sından da kovuldum. Anlamıyorum yani, niye hiç bir yerde tutunamadım ki?
Ben Lee Minho, gittiği her yerden kovulan menajer. Sen gel hayatını bu mesleğe ada ve 17 ayrı şirketten red ye ve kovul. Her ne kadar çok takmamaya çalışsamda biraz koyuyor insana. Dünyada ne kadar şirket varsa hepsine başvurmam gerek galiba.
En iyisi bizimkilere duymaya alıştıkları bu haberi vereyim.
Granny Hoplatan Birliği
Minho
Arkadaslar ben bisey dicem
Seungmin
Kovuldun
(22:37)
Minho
Kovuldum
Nerden bildin lan
(22:37)
Bangchan
Tahmin etmek zor değil artık kardesim. Kacıncı bu yirminci mi?
Minho
17
Daha yirmi olmadı
Seungmin
17 az mı yarram
Ne yapıyon sen şirketlerin sırlarını açığa mı çıkarıyon
Sukuna mısın yoksa aq
Baska acıklaması yok cunku
Minho
Nerden biliyim ya
İkici gun gotume tekmeyi koyuyolar
Benim gibi bir saf yetenegin yerlerini almasından korktular hepsi kesin.
Seungmin
Bak sen pasama
O egonu alir ters sikerim bak
Rolleniyo bide
Bangchan
Sakin olun arkadaslar
Seungmin
Sen sus bi dede
Sana yeni şirket bulmamız lazm yine
La chan
Bangchan
Hyung diceksin altını cizerim
Seungmin
Siktir et aq neyse ne
Senin şirkette menajer alımı falan yok mu
Şunuda al son şansını denesin
Olmazsa git bi kafede calış gecin aq zorlama
Bangchan
Vardır ama
Minho bizim patronla basa cıkamaz bence
Minho
Çok gururum incindi şuan
Senin inadına başvurucam
Gorceksin bak o patrona haddini nasıl bildiricem
Seungmin
(İkinci gün kovularak yapcak)
Minho
Üzülüyorum ama
Bangchan
Neyse ne arkadaslar minho yarın sen benle gelirsin patronla gorusursun alırsa alır almazsa almaz
Tmm mı
Seung sende laf sokma artıkaq
Seungmin
Sanane 1900 surum dede
Neyse
Degerli vaktimi size harcayamam
Minho
Chan al beni kurtar bu sefer cok icime doğdu kesin alcak ve atılmicam
Bangchan
Tamam tamam yeterki sus
Minho
TESEKKJR EDERİM HYUNG VARYA EN SEVDİGİM İNSANSİN SUAN AYAGINI OPİYİM
Seungmin
kucucuk seye bu kadar sevindiyse puding alirsan gotunude verir bu
Minho
Veririm
Bangchan
Ben sizinle nerden muhattap oldum amk
Seungmin
Lisede
Bangchan
Tamam daha cok konusmayın aq
Hadi sg
(Görüldü/ 23:22)
Yarın son şansımı deneyeceğim. Olmazsa seunga on yıllık dalga konusu veririm. Sanırım tek çarem uyuyana kadar olmasını dilemek. Hem Chan'ın da olması büyük bir avantaj olacaktır.
En azından tanıdık olduğum için.
---
Alarm sesi.
Lan, bu gün görüşmeye gideceğim!
Geç kalırsam hem Chan beni keser hem son şansımı kaçırırım. Hemen kalmak en iyisi.
Klasik, giyindim, hazırlandım, eşyalarımı ve çantamı da alınca hazırım. Chan beni alacak zaten.
Aşağı indim, yaklaşık beş dakika sonra Chan gelmişti.
Arabaya bindim, 15 dakikalık bir mesafeymiş, iyi.
"Yeni patronunun ismi Han Jisung, sert bir kişiliği var ama ön yargılı olma. İçiyle dışı aynı değil. Göstermesede çalışanlarına önem verir."
Han Jisung?
O ne öyle lan
Patron ismine hiç benzemiyor
Neyse, göreceğiz patronu birazdan.
"Tamam Chan, sağol. Bu sefer yanlış bir şey yapmamaya çalışacağım."
Gülümseyerek cevapladı.
"Yaparsın sen, içtenlikle inanıyorum. Kesin bu sefer olacak."
Lisede iyi ki tanışmışız Chan.
Onu başımı sallayarak cevapladım ve şirkete gitmeye devam ettik.
--
Arabadan indiğimizde büyük, pencerelerle kaplı ama içerisi görünmeyen -tekrardan diyorum- gerçekten büyük bir şirkete gelmiştik. Binanın tepesinde şirketin ismi yazan kocaman bir tabela vardı. "Staylab" İçeri sürekli insanlar girip çıkıyordu, hepside çok meşgul görünüyordu.
Yok ben burda tutunamam, ilk kelimemde götüme tekmeyi koyarlar. Ünlü ve önemli bir şirket olduğu görünüşünden ve çalışanlarından belli. Herkes takım giymiş. Burası beni aşar. Ama olsun, görüşmekten zarar gelmez. Chan o kadar getirdi beni, görüşmezsem ayıp olur. Zaten olmayacak ama denemekten zarar gelmez herhalde.
İçeri attığımız ilk adımdan hava değişmişti. İçerisinin kendine has bir kokusu vardı adeta. Her yerde kapılar, koridorlar ve ellerinde bir ton iş olan insanlar vardı. Yüz binin altı maaş almıyorlardır kesin. Böyle itibarlı bir yerde menajer eksikliği komik geldi, harbiden bulamamışlar. Burda menajer olmak için en az yüz tane aday vardır kesin.
Bir kapının önünde durduk. Tahminen en az 50 katı olan binanın asansörle 40. katına çıkmıştık. Kapının yanında altın harflerle "Han Jisung" yazıyordu. Tamam, anladık en iyi patron sensin. Adını hiç duymamamda bir garip, madem o kadar ünlü?
Chan kapıyı çaldı. İçeriden soğuk bir ses "Gel" dedi. En azından olursa çok muhattap olacağım bir tip değil galiba, bak buna sevindim! Patronda insan sevmiyor galiba.
Chan kapıyı açtı ve hafifçe eğildi. Bende onunla aynı şeyi yaptım. Her ne olursa olsun saygı her şeyin başındadır. Artı puan. Kafamı kaldırınca o çok bahsedilen patronun yüzünü biraz inceledim.
Hiç düşündüğüm patron imajını taşımıyordu ama üstündeki takımıyla pek bir şık duruyordu. Yüzündeki soğuk ifadesi hiç değişmemişti. Saçları hafif uzundu, birazı alnına düşüyordu. Yanakları yüzüne bakınca ilk dikkat çeken yerdi. Aynı bir sincap gibiydi. Tam sıkmalık.
Bizi biraz süzdü ve en sonunda gülümsedi. Gülümsedi mi? Buzullardan daha soğuk duran yüzü bir kaç saniyeliğine gün ışığı gibiydi.
"Şöyle oturabilirsiniz."
Chan ve ben koltuklara, o da masasına geçti. Chan hiç beklemeden konuya girdi.
"İyi günler efendim, menajer aradığınızı duydum. Arkadaşım Lee Minho menajerlik yapıyor ve iş arayışında. Size de uygun ise onunla görüşebilirsiniz. Kendisi gayet tecrübeli biridir, tüm eğitimini bu mesleğe adadı."
Chan bu kadar resmi konuşabiliyor muymuş ya?
"Anladım Chan. Teşekkür ederim çıkabilirsin."
Yine o gülümsemesini yüzüne yerleştirdi, Chan çıktıktan sonra bana döndü ve sıkmam için elini uzattı.
"Hoşgeldin, Lee Minho, değil mi?"
Başımı olumlu anlamda salladım, ciddi ifademi takındım.
"Evet efendim, menajerlik için görüşmeye gelmiştim."
Kafasını salladı ve bilgisayarından bir şeylere baktı.
"Şirkete başvuran 178. kişisin Lee Minho. Tekrardan Hoşgeldin. Bana kendinden bahset. İşin sendeki önemi nedir mesela?"
Ney, 178. kişi mi? İmkânı yok, kesin kabul edilmem. Görüşmenin bi anlamı kalmadı galiba. Ama bir ihtimal olur belki?
"Öncelikle, hoşbuldum efendim. İşin bende ki önemi..."
Açıklamamı güzelce ve uzunca yapmıştım. Bilgisayarına bir şeyler yazdı ve bana baktı.
"Teşekkür ederim. Bir hafta kadar bir süre içinde sana geri dönüş yapacağız. Numaranı şuraya yaz lütfen."
Telefonunu uzatmıştı. Menajer adaylarının numaralarını kendisi mi alıyor? Rehberde 178 kişi olmalı ve hepsi hakkında not almış olmalı. Pratik dedikleri adamın işe bak. Kesin unutur iki güne, hiç ümitlenmeyeyim.
"Çok teşekkür ederim yine, konuşmanı, tavrını, saygını, iş ile ilgili görüşlerini gayet beğendiğimi söyleyebilirim. Gayette yakışıklıymışsın ha. Kesinlikle geri dönüş alacaksın!"
Heyecanla bilgisayarına bir şeyler daha yazdı.
Numaramı yazdım ve kaydetti altı üstü, bu ne hal? Gülümseyerek beni uğurladı ve işine geri döndü.
Lan bana soğuk biri demişlerdi? Dıştan sevecenliğini göstermez demişlerdi? Adam gayet samimi davrandı. Gayet yakışıklıymışsın dedi? İlk defa bir patron tarafından beğenildim galiba. Hemen Chan'ı bulmam lazım.
Sabah 3 saatlik boşluğu olduğu için hemen onu aradım.
"Alo Chan, nerdesin hemen geri gel!"
"Ne oluyor min, nasıl geçti konuşma, anlaştınız mı?"
"Daha belli değil ama çok kibar yaklaştı. Hiç soğuk değildi. Saygını, tavrını, konuşmanı falan filan gayet beğendim kesinlikle geri dönüş yapacağım dedi ve numaramı kaydetti. Gayet yakışıklıymışsın dedi lan!"
"Numaranı mı kaydetti, soğuk yaklaşmadı mı? Yakışıklıymışsın mı dedi? Çoktan belli olmuş lan işe alındın!"
"Nerden anladın lan? İki güzel sözle alınacağımı sanmıyorum."
"Görüşmede numaranı kaydetmiş, bir sürü menajer adayı var hepsini kaydedecek değil ya? Numaranı bilgisayara not alabilirdi, direkt kaydetmiş işte. İltifat detayını da hatırlatırım."
"Ney, hepsini almıyor mu zaten?"
"Tabii ki hepsini almıyor. Adam patron olmuş o kadar salak mıdır sence?"
"Chan çok konuşma gel şuraya kabul edildim lan!"
"Bekle bekle, geldim neredeyse."
Alındım, gerçekten alındım..
Hiç beklemiyordum yemin ederim. Acaba ne gördü ki bende? İki güne atılırım ya neyse ne. Lokal kafelerde iş aramaya başlasam iyi olur...
Chan bir anda yanımda belirdi. Korktum ya o nasıl bir hız?
Boynuma atladı ve sıkıca sarıldı.
"Kaptın işi Min! Hemde sana iyi davrandığını söylüyorsun!"
Boğulacağım galiba..
"İyi davranması gerek zaten ama neyse."
Egolu patron. En kötüsü, en sevmediğim. Kendim istifa etmem umarım. Şuan bir kafede kasada durmak daha iyi olabilirdi..
"Hemen Seungmine haber vermelisin. Dalga geçecek koz eline geçemediği için sinir olacak."
Bunu mu düşündün bu kadar Chan? Hemde şu anda. Düşüncemi ona aktarmak en iyisi.
"Şuan düşüne düşüne bunu mu düşündün Chan?"
Boğazını temizledi.
"Chan hyung."
İşine gelincede chan hyung oluyor efendimiz.
"Asla demeyeceğim Chan."
(İkinci gun kovularak bildircek)
Bölüm etkileşimi
