Felix!?

Vaveyla Yazarı: ARYA ADAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: Felix!?

Sabahın ilk ışıklarıyla, kollarımda olan Jisungla beraber gözlerimi açtım. Hareket etmek istedim ama, edemedim tabii ki. Sevgilim bana nasıl dayadıysa dün akşam...
"Jisung, birtanem..." Sızlanarak yerimden doğruldum. Jisungda aralamıştı gözlerini.
"Efendim hayatım?" Uykulu sesiyle kıpırdandı yerinden.
"Hareket edemiyorum galiba." Dediğimle gözleri iyice açıldı.
"Desene işlerin hepsi bana kaldı?" Güldüm.
"Öyle oldu biraz." Jisung da yerinden doğrulduğunda yanağıma bir buse bırakıp yataktan indi.
"Hey! Ben ne yapacağım?" Arkasından bağırarak seslendim.
"Hamile olma ihtimaline karşı sana dinlenmen için izin veriyorum!" Dediğiyle ağzım bir karış açılmıştı.
"Ne? Jisung ben erkeğim biliyorsun değil mi?" Geri bağırdım ona.
"Ortamı bozma düdük! Baba olucam!!"
Düdük mü? Çok yaratıcı bir sevgilim var...
"Tamam aşkım, tamam birtanem. Baba olacaksın." Kendi kendime söylendikten sonra kendimi yatağa geri bıraktım.
Üstüme atlayan bedenle çığlık atmam bir olmuştu.
"Jisung! Karnımı deldin!" Daha yeni sikildim amına koyayım..
"Çok özür dilerim hayatım! Bebeğimiz iyi mi?" Karnımı okşayıp kulağını koydu.
"Evet, iyiyim diyor." Diyip saçlarımı karıştırdı ve yanıma uzandı.
"Jisung, kafan mı hoş sevgilim hm?" Dudaklarını büzüp yüzünü yastığa gömdü. Sesi boğuk çıkıyordu.
"Sadece hayal kurdum tamam mı!" Onun bu hallerine gülmemek elimde değildi. Herkesin sert olarak tanımladığı adamı böylesine tatlı bulmam, bana özel olan yakınlığının bir göstergesiydi.
"Şaka yaptım hannie, tatlı hayallerini seviyorum." Kollarımı beline dolayıp zorlukla kendime çektim onu.
"Çok aşığım sana lan!" Yanaklarıma sert öpücüklerini bıraktı. Daha çok gülmeme sebep olmuştu bu.
--
Yarım saatte evden çıkıp işe gitmişti. Cidden bana izin vermişti bu günlük, 'Chan halleder sen rahat ol' diyerek evde bırakmıştı beni. Düşünceliydi hep bana karşı, saçma fikirleride olsa her zaman beni düşünüyordu ve asla şikayetçi değildim. Ama sonraki sokuşu ben yapacağım yoksa darılırım.
Bir kaç saat yatakta tambellik yaptım, ağrlarım hafifleyince kalkıp sabah yapmam gereken şeyleri birer birer yaptım. Acıkmıştım tabii, dolabı açıp boş boş baktıktan sonra fırına yöneldim yine.
Her ne kadar dolap dolu olsada fırından vazgeçmem ben. Anısı var.
Simidimi alıp eve geri geldim ve hemen yiyip bitirdim. Klasik işleri yaptım, ev hanımı gibi hissettim kendimi. Jisungun hanımı olacaksam onada razıyım.
Saat öğleyi biraz geçiyordu, günün bitmesine daha çok vardı. Bu yüzden telefona bakmaktan başka bir şey yapmadım.

Jisung
Şirkete girmemle yüzümdeki samimi ifade kaybolmuştu. Beni gören hemen korkuyordu, kötü hissettirsede sevmediğim işte ve sevmediğim yerde mutlu olup üstüne insanları mutlu edemezdim. Bu gün Minhoda yoktu, dahada bir sıkıcı geçecekti yani.
Sırf şu işi Felix için bırakıp gitmiyorum. O sırdan sonra gidemiyordum çünkü. Felixi benim öldürdüğüme dair söylentiler vardı hâlâ. Onun anısına yapıyordum bu işi, eğer ona bşr şey olursa benim başa geçmemi vasiyeti olarak bırakmıştı.
O zamanları bizzat ben onunla yaşadığım için başkasına güvenememişti. Özlüyordum onu sıkça. Keşke hâlâ gelip patronluğunu yapsaydı bana. Yokluğu hâlâ çok hissediliyor.
Her şeyi başa sarmamız gerektiği için şitketin adını bile değiştirmiş, sanki yeni bir kurummuşuz gibi yapmıştık. Bundan sadece benim haberim vardı tabii. Çalışanlara kadar her şey değişmişti bir nevi yeni bir kurum açmıştık.
Hyunjinin işi zor olmalıydı..
Masama geçip sıkıntıdan kalemi döndürmeye başladım. Minhoya rahatça izin vermemin sebebide bu günün bomboş bir gün olmasıydı. Her şey hafta başından hallolmuştu ve bu günler boş geçiyordu çoğunlukla.
Masanın üzerindeki telefonumun titremesiyle alıp açtım ekranı, bilinmeyen bir numaradandı. Noluyor yine daha ilk dakikadan?

Bilinmeyen numara
Selam
Seni şirketin arkasındaki parkta bekliyorum Han Jisung, eskisiyle aynı yerde.

Bu neydi şimdi? Şirketin arkasındaki o fosilleşmiş ve eskiden sadece Felixle benim bildiğim yerde kim bekliyor olabilirdi ki beni? Orayı Felixten başka bilen yoktu, Felixte yoktu zaten? Üstelik ismimi nerden biliyordu bu kimliği belli olmayan arkadaş?
Doğru ya, hafiften bir ünüm var. Ama o park ne alaka? Eski yer ne alaka?
Tabii bana salak olmazsan gitmezsin diyeceksiniz ama ben salağım ve merakıma yenik düştüm. Günün boş olmasıylada kendimi dışarı attım.
Arkaya doğru yürürken içime daha yeni bir ürpertici his gelmişti, ben ne yapıyordum şuan? Tanımadığım birinin yanına gidiyordum.
Her ihtimale karşı telefonumdan ses kaydediciyi açıp yoluma devam ettim. Ne de olsa meraklanmıştım ve bakmasam gece uyuyamazdım.
Parka vardığımda biraz daha arkaya yürüdüm, her zamanki eski yerden kastı olan yere. Hâlâ anlam veremiyordum kim olduğuna. Felix mezarından kalkacak değil ya?
Geldiğimde tanıdık olan ama çıkaramadığım bir bedenle karşılaştım. Siyah kapşonunu kafasına çekmiş, arkası dönük bir halde oturuyordu. Bir tek o vardı, beni bekleyen yabancının o olduğunu anlamam uzun sürmedi.
Banka yavaşça yaklaşıp "hey!" Diye seslendim. "Sen kimsin ve beni niye buraya çağırdın?" Cevap vermedi ilk önce, yaklaşmamayı tercih ettim.
Suratın bana dönüp gülümsemesiyle olduğum yerde kalakalmıştım.

Felix (2 saat önce)
Sonunda ortaya çıkacağım için kendimi hem iyi, hem kötü hissediyordum. Jisungun tepkisini, şirketin durumunu, eski arkadaşlarımı ve sevgilimi düşündüm tüm gün.
Acaba hâlâ beni seviyor muydu ya da yeni birini bulmuş muydu? O nasıldı acaba şuan, yaşıyor muydu yoksa benim gitmemle o da mı gitmişti bilmiyordum. Onu bırakmak en zoruydu, günlerce hatta belki haftalarca fotoğraflarımıza bakıp bebek gibi ağlamıştım.
4 yıl önce öldüğümün haberlerini görüp, bu gün karşılarına çıkacağımda şok geçirip bayılmamaları için dua ettim kendi kendime.
Havaalanından çıkarken siyah kapşonlu sweatimin kapşonunu çekip saçımı saklamış, güneş gözlükleri takmış ve maske takmıştım. Tanınmamam lazımdı, ne de olsa 4 yıl önce ünlü biriydim ve herkes öldüm diye biliyordu. Aslında yurt dışına kaçmıştım Namjoondan kaçıp yeni bir hayat başlatmak için.
İlk zamanlar gördüğüm haberlerle herkes için üzülmüştüm. Jisunga bile iftira atanları görmüştüm, duymamasına rağmen kendi kendime yüzlerce özür dilemiştim.
Gönül isterdi ölümüne onu savunmak, suçsuz olduğunu hatta ortada ölü bile olmadığını her yere duyurmak. Ama yapamıyordum işte. Elim kolum bağlı 4 yıl geçirmiştim. Ama daha fazla böyle yaşamaya devam edememiştim, söyletmeyin dayanamamıştım işte.
Haberlerden dolayı yaşadığını biliyordum, bazen magazin sayfalarına düşüyordu. Ama nasıl olduğunu, duygularını, orda mutlu olup olmadığını bile bilmiyordum. Belki olaylar onda büyük bir etki yaratmıştı, travma bile bırakmış olabilirdi.
Çünkü çok iyi hatırlıyorum, olaylar başladığında sadece yeni reşit olmuş bir bireydi. Yirmi yaşında bile değildi.
Bende çok büyük değildim ama alışmıştım böyle şeylere, bu yüzden beni etkilememişti ama onda nasıl bir etki bırakmıştı kim bilir...
Valizimi hızla sürerek çıktım ve yıllar sonra asıl ait olduğum yere dönmenin mutluluğu ile tuttuğum eve gittim.
Evet, bir kaç gün önce ev bile tutmuştum. Hâlâ birileriyiz yani. Eşyalar zaten olduğu için hemen yerleşip şirketle ilgili açıklamalar yapan kanalların ve magazin şirketlerinin yaptığı haberleri ve gelişmeleri incelemeye başladım. İlk baktığım şeyler klasik işbirlikleri, yaptıkları projeleri inceledim. Gerçekten başarılı bir patrondu, kimse inkar edemezdi.
Biraz daha gezinirken gördüğüm şey duraksamama neden oldu, Minho muydu bu? Ne kadar da çok değişmişti, saçları kızıldı ve eskisine göre daha uzundu. En çok dikkatimi bu çekmişti. Haberi okudum dikkatle. "Staylab şirketinin yeni menajeri Lee Minho!" Okurken yüzümde içten bir tebessüm oluşmuştu, en son staj yapan arkadaşım şuan eski şirketimde menajerdi, üstelik dert ortağım ve favori patronum şuan birlikte çalışıyordu. Jisung eğer eskisi gibi her gördüğüne sulanıp kendini soğutmamışsa mükemmel anlaştıklarına emindim. İkisinin yan yana olan fotoğrafı biraz eskiydi, yaklaşık 1 yıl önce.

(Soyle hayal edin)

Minho çok güzel bakıyordu ona, aşk kokusu geldi telefondan. Çokta yakışmışlardı birbirlerine. Bunu yüzüne söyleyip onu utandırmayı istemiştim şuan. Belki çoktan sevgili olmuşlardı, kim bilir? Çok özlemiştim onları. Tanışmış olmalarına mutlu olmuştum.
Şirkete gittim hâlâ gizlenirken, arka tarafa gidip Jisungla bazen saatlerce karnımız ağrıyana kadar güldüğümüz, bazen sarılıp saatlerce ağladığımız bir sürü anı taşıyan o banka gelmiştim.
Oturmadan önce maskem ve gözlüğümden kurtulup parkın duvarına baktım, biraz dipte bir yerdeydi ve kimse gelmezdi buraya bu yüzden rahattım.
Duvara Jisungla yazdığımız saçma yazılar, tarihler ve küçük resimleri gördüm. Duygulanmıştım ister istemez. Burda geçirdiğimiz onca anıyı teker teker aklıma getirince gözlerimdeki bir iki yaş kendini salıvermişti. İstemeden tabii ama.
Bankı yakınlarım arasında 'eski yer' olarak bilen tek kişi Jisungtu. Bu yüzden onu buraya öyle çağıracaktım. En merak ettiğim kişi oydu şuan, ne hissettiğini dinlemek, bu yıllarda neler yaşadığını öğrenmek ve her şeyi teker teker anlatmak istiyordum hemen. Onun numarasını unutnamıştım hiç, daha doğrusu kimseninkini unutmamıştım. Unutmak istesemde olmamıştı zaten.
Hemen ona buraya gelmesini istediğimi söylediğim bir mesaj yazdım. Gelmeyeceğini düşünmüştüm ilk önce ama 'eski yer' diye belirtmiştim özellikle, istemese bike boş olduğunda koşarak gelecekti onu biraz bile tanıyorsam. Meraktan gelirdi.
10 dakika sonra arkamdan gelen "hey!" Sesiyle gülümseyedim. Ergen sesi biras bile olsun değişmemişti. "Sen kimsin ve beni niye buraya çağırdın?" Şüpheyle dolu sorusunu gülümserken başımı arkaya çevirerek cevapladım.
İlk önce donup kalmıştı, sonra ağzını bir şey söyleyecekmiş gibi açmıştı ama söyleyemeden geri kapatmıştı.
"Lee Yongbok, uzun zaman oldu Jisung." Hâlâ gülümserken başımı yavaşça sağa doğru eğip ona bakmıştım şefkatle, canlı canlı görünce ne kadar değiştiğini daha kolayca anlayabilmiştim.
Zorlada olsa ilk kelimesini söyledi,
"Felix!?"
------
Bekliyo muydunuz oluyu diriltmemi skslslskdk
Saka bi yana her sey karıstı simdi
Neysee yazim yanlisi veya anlam bozuklugu varsa simdiden ozur.
Yeni bolumde gorusuruuzz

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

46okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18