Ne diyosun sen ya

Vaveyla Yazarı: ARYA ADAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: Ne diyosun sen ya

"Aferin yarram, kapıyı siktin." Hyunjine delici bakışlarımı attım.
Kapıyı kırdıktan sonra önce Hyunjinin "Ağzına sıçayım" adlı şiirini dinlemiş, şuanda da suçlamalarını dinliyordum.
"Çıksaydın yapmazdım." Kollarımı göğsümde birleştirip triplendim.
"Az sessiz olun lütfen." Yazık Minhoda yapmadığım işlerimi hallediyordu, şapşal.
"Tamam aşkıımm!" Ona karşı tatlılıkla konuştuktan sonra Hyunjine döndüm ve deccal bakışlarımı attım.
"Sakın ama sakın ses çıkarmayın ciddi sikerim." Yeterince korkutucu olduğunu düşündüğüm bakışlarımı onlara yollayıp eski tatlılığımla Minhoya döndüm yine.
"Ben kafeteryaya iniyorum Min, istediğin bir şey var mı?" Bana gülümseyerek baktı.
"Bir kahve getirsen fena olmazdı." Onu onayladım ve kapıdan dışarı mutlulukla çıktım.
Arkamdan Felix ve Hyunjinin "insan bi sorar bize de" Söyleyişlerini duymazlıktan gelerek tabii ki.
Katta Chanı gördüm, garipçe baktı.
Minhonun kankisi ya, rahatça konuşabiliyorduk.
"Jisung, mutlusun baya. Şirket sınırları içinde mutlu olduğunu 1 yıldan sonra ilk defa görüyorum." Kıkırdadım ve ellerimi arkamda birleştirdim.
"Kadro tamamlandı Chan, benden mutlusu yok şuan." Arkamda "ne diyo bu mal" Diye düşünen Chanı da bırakıp asansöre adımladım.
Bu şirkette ne şirket be. 47 katlı şirket mi olur anasını satayım?
Tabii ki koca şirkete bir asansör yetmeyeceği için, bir kaç taneden fazla asansör vardı.
Baya fazla...
Bu yüzden dolu olmayan asansörün 10. katına inmek için tuşa bastım.
Ama asansör 34. katta durdu, biri daha inecek herhalde diye pek takmadım.
Ama önümde duran bedenle afalladığımı söyleyebilirdim.
"Senin ne işin var yine burda lan? Demedim mi sana bir daha on metre öteden bile geçme diye?" Kahkahasını bastı ve asansöre binip en üst katın tuşuna bastı sertçe.
"Ama bak girdim, ne o yoksa özlemedin mi?" Şurda şunu öldürsem en fazla ne olur?
Yine onun yüzünden içeri atılmış olurum. Haha.
"O kadar özledim ki öldüresim var." Dalga geçe geçe arkama yaslanıp kollarımı birleştirdim.
"Ahah, bu sefer de ben ha? Tekrar Felix olsa fena olmaz." Bir dakika, ne?
"Ne diyorsun be sen amcık?" Bilmemesi lazım, dimi? Bilemez şuan nasıl bilsin?
"Hiç salağa yatma patron, Felixin ölmediğini biliyorum. Neden geldim sanıyorsun aptal?" Son cümleyi bastırarak söylemişti. Sinirime dokunmaya devam ediyordu.
"Havaalanında bile saklanmayı beceremeyen bir insan Felix. Nasıl saklanmış bunca yıl? Nasıl hâlâ küsmediysen. Ben olsam götüne tekmeyi koymuştum." Sinirlerime dokunuyordu, kasılmıştım.
Sen bilmiyorsun tabii ne yaşadığımı. Felix olmasa kendimi asardım.
"woojin misin nesin bi siktir git artık." Onuncu kata tekrar tıkladım sertçe.
"Sıkıştın değil mi? Hemen sıkışınca kaç zaten. İnsan yedisinde neyse yetmişinde de oymuş Bay Han." Bu adam beni sınıyordu. Alttan alttan laf sokarak dellendiriyordu beni.
"Evet bay kim, insan yedisinde neyse yetmişinde de oymuş. Seni boğmamı sağlayarak yine içeri falan mı attıracaksın?" Ona dönmüştüm artık.
Kaşlarını çattı, üzerime yürüdü. Noluyor amına koyayım?
"Bak, eğer bazı şeyler yaşansın istemiyorsan uslu dur. Yoksa aksi takdirde-" Sözünü onun boğazını sıkarak böldüm. Tutamadım kendimi işte.
"Ne yaşanır ha? Hadi yapta görelim lan! Yıllar önce nasıl Felixi bıçakladıysan şimdide beni mi bıçaklayacaksın? Görelim bu sefer nasıl müebbet yediriyorum sana!" Bağırarak ve yakasından tutmuş sallayarak asansörün ayna kısmına vuruyordum sırtını.
Bu piç ise sadece kahkahalar atarak benimle taşşak geçiyordu.
"Ne diyosun sen ya?" Dalga geçer gibi dediği şeyle var gücümle sırtını aynaya vurdum. Ayna önce çatladı.
"Damarıma basıyorsun" Daha çok sıkabilecekmişim gibi sıktım gömleğinin yakalarını.
"Ne o? Hayatımı mı kaydırırsın yoksa?" Gülmeye devam ediyor.
Benden günah gitti mi?
Gitti.
Artık "ne oluyorsa olsun amk" diyerek tekrar lavuğu aynaya fırlattım.
Ama, bu sefer o da beni tutmuştu ve koskoca, tüm duvarı kaplayan ayna parçalara ayrılarak ikimizinde üzerine kırılmıştı.
Üstelik bu piç biraz da olsa kurtulmuştu, ben ise sırtımdan akan kanları hissediyordum.
Sırtımı vurmuş piç.
Umarım batmamıştır çok fazla çekemem şimdi.
"Karma Han, beyaz gömleğinde kırmızı lekeler görünüyor noldu a-a? Kanadın mı sen?"
O kadar ciddi bir şeyde yoktu bence, camdan ne olacak o kadar yani? Benden biraz daha az yaralanmışsa nolmuş? Abartıyordu piç kurusu. Hem kendi koluna baksın bi.
Artık anlatmayacağım bir şey.
Yerden elime gelen ilk büyük parçayı aldım, elimin kesilmesine bakmayarak.
Ve kafasına geçirdim.
Şaşkın şaşkın, daha doğrusu salak gibi bakakaldığında sırıttım.
Alnından akan kanı da gördüğümde ellerimi birbirine vurup kahkaha attım bende.
Suratına bakıp kanayan elimi omzuna koydum.
Gömleğine bulaştı akan kan.
"Karma diyorduk değil mi... Bu haftanın projesi için ne kadarda güzel bir konu. İlham kaynağım olacaksın!" Dalgamı bir güzel geçtikten sonra etrafa baktım biraz.
Ortamın anasını sikmişiz yani.
Gözüm kaçıncı katta olduğumuzu gösteren yere kaydı.
45. kattaydık.
Lan ben en son onuncu kata gidiyordum, bu piç yüzünden beş dakikalık işim on beş dakikaya yükselmişti.
Yanımdaki gıcığın inadına onuncu kata tekrar bastım. Cam sesleriyle yanıma adımladığını anlayıp arkama döndüm. Bana ters ters bakarak 47. katı tuşladı yine.
İnat mısın sen? Sen inatsan ben daha da inadım ulan.
Sertçe kendi gideceğim kata yani onuncu kata tekrar tıkladım. Bende ölümcül bakışlar yollamayı ihmal etmedim tabii ki.
Bir müddet sonra, ben onuncu kata, o kırk yedinci kata ard arda basıp duruyorduk. Asansör delirmişti, orda kalacağımızı biliyordum ama buna kaybedemem.
Omuz atıp ardı ardına bastım onuncu kata.
"Omuz atmasana sikik herif!" Yanıma gelip kıyafetimden tutarak yere yapıştırdı beni. Tamda cam kırıklarına. Zaten acıyan sırtıma bir kaç cam parçası daha battığını hissetmemle küfür mırıldandım.
Üstelik ellerimde batmıştı.
Tam kalkacakken karnıma basılan ayakla durdum,
Acıyla bağırdım çünkü parlak siyah ayakkabına batmış camlar, şimdide benim karnıma batıyordu.
"Ne oldu Bay Han? Çok acıyor mu? İnlemenizi duymak mükemmel." Kaşlarımı çatmış, dişlerimi sıkmıştım.
Yorgun hissediyordum.
Kalkmaya çalıştım ama dirseklerime kadar her yerim yanıyordu ve kalkmaya çalıştıkça karnıma baskı uyguluyordu.
Camlar da götten yediriyordu tabii.
"Hiç kalkmaya yeltenme, seni sonsuz bir uykuya daldırayım da rahat et."
Ne diyor bu dalyarak yine?
Hafiften korkmuştum, kalp atışlarımın hızlanmasından ve içimi saran o kötü duyguyla anlamıştım bunu. Her ne kadar kabul etmek istemesemde korkmuştum. Bu deli her şey yapabilirdi şuan.
"Neyden bahsediyorsun sen?" Sesim istemesemde titremişti. Acınası bir zavallı gibi duruyordum şuan ve bu hiç hoşuma gitmiyordu.
"Ah, ah yazık... Sesin mi titredi senin? Korkağın tekisin işte." Çırpınamıyordum da, camlar batıyordu.
Baya sesli bir gürültü koptu, ardından asansör hızla sallandı. Bu woojinin de dengesini kaybedip düşmesine neden olmuştu. Fırsatla hemen kalkıp tutundum.
Asansör düşmeye başlamıştı.
Ve ben tabii ki altıma sıçıyordum.
"Beğendin mi yaptığını! Hepsini sana ödeteceğim lan!" Bağıra bağıra anasınsan bacısına, doğmamış 4. kuşaktan torununa kadar sövdüm.
Az bir katta da değildik, en üstteydik neredeyse bu piç yüzünden.
"Çakılacağız sen hâlâ sövüyorsun aptal herif!" Zorla yanına giderek bir yumruk salladım tamda kesiklerle dolu, sikik yüzüne.
Artık burnu da kanıyordu.
Oh canıma değsin.
"Ulan piç..!" Devamını getirmeden o da suratıma yumruk attı.
Kafam sola doğru dönerken aşağılayıcı bir gülüş, daha doğrusu sırıtışla dudağımdan akan kanı elimin tersiyle silip, buruşuk sikini tekmeledim.
Çığlığı bastı tabii.
"Kim inliyormuş buruşuk!" dengemi sağlamak için tutunduğum sırada asansör yere çakılmıştı sonunda. 2 saniye falan uçtuğumu hissettim.
Durduğumuz için rahat bir nefes alıp yanımdaki piç kurusuna baktım. Yerde tepiniyordu.
Diğer tarafa dönüp elimle yüzümü kapattım. Kanlar içinde kalmıştım ciddi ciddi. Morarmış bölgeler de vardı vücudumda.
Şimdi fark ettim, ben bu piçle burda sıkışıp kalmıştım!
Neyseki en fazla yarım saate bulurlar, işlek bir bina burası.
Camların olmadığı kapı tarafına oturdum. Bu karşımdaki lavuk ise ters ters bakıyordu bana. Gururu incindi ya yediremedi kendine.
O bir köşede, ben bir köşede oturuyorduk şuan. Minho ve diğerleri acaba ne kadar merak etmiştir, uzun zamandır burdaydık...
woojin ayaklandığında tek kaşımı kaldırarak baktım ve bende kalktım. Yine ayağıyla basar falan.
Dibime girdi ve kaşları çatık bir halde bakmaya devam etti.
"Ne bakıyon yarram?"
Elimi sallayarak sorduğum soruyu cevapsız bırakmış, elini sabahtan beri sokmadığı cebine sokup tek hamlede kısa, sapı siyah ve aynı renk siyah kılıflı şeyi çıkarmıştı.
Bakışlarını bir saniye bile üstümden çekmezken çoktan bıçak olduğunu anladığım aletin kılıfını da çıkarıp bir kenara fırlatmıştı.
Yapabilecek bir şey aradım, ama kenara sıkışmıştım. En köşeye kaçtım. Cam parçası almak istedim ama benim olduğum yerde yeterli büyüklükte kırık cam yoktu.
İşler ciddiye binmişti, cidden bıçaklanacaktım.
"Ne oldu, gülmüyorsun artık bakıyorum da?" Bu sefer o kulaklarına varan sırıtışını takınmıştı ve üstüme doğru geliyordu.
"Çek o bıçağı!" Sertçe bağırdım ama çözüm olmamıştı. Kararlıydı beni deşmekte.
"Felixten kurtulamadıysam senden kurtulacağım!" Bir adım daha yaklaşmıştı, bacaklarımın titrediğini hissettim.
Aklıma Felixin üstünde duran bıçağın görüntüsü gelmişti... Parmak izi olmayan, bu nedenle suçlunun yakalanamadığı o bıçak.
"Yakalanacaksın! Yaparsan kârlı çıkacağını mı sanıyorsun?" Sözlerimin onu vazgeçirmesini umarak ellerimi siper etmeye çalıştım.
"Öldüğünü gördükten sonra kârsız çıksamda içim gam yemez." Artık cidden titriyordum.
Onun önünde küçük düşmeme mi üzüleyim, öleceğime mi üzüleyim yoksa Minhoya mı üzüleyim bilemedim. Ya da korksam mı?
Altı üstü sikini tekmeledim ya sanki çocuğu olmayacak.
Lan Minho!
Ölmemeliydim, Minhomu yalnız bırakmamalıydım.
"Sapla lan! Ne kadar denersen dene ölmeyeceğim! Göreceksin!" Sikimden attım ha.
Ama hırslanmıştı ve daha çok beklemedi.
Aramızdaki bir kaç adımlık mesafeyi kapattı.
Karnımın üstünde hissettiğim acı ve baskıyla gözlerimi yumdum.
Çıktı ve tekrar saplandı karnımın diğer tarafına.
Sonra tekrar...
Çıkarıp daha üst taraflarıma ilerletti, göğsümün ortasında hizalandırdığı bıçağı.
Son kalan gücümü kullanarak zorla bıçağı tuttum, tüm gücümü kullanmaya çalışarak bıçağı ters yöne çevirdim.
Bu sefer bıçağı göğsünün ortasına hizalayan bendim, ama tek bir farkla
Bu sefer bıçağı ona saplayan bendim.
İlk hamlede ucunu bastırdım, ikinci hamlede içeri tamamen sokmuştum.
Onu iterek kendimden uzaklaştırdım, yere çakıldı.
O etkisiz kalmıştı, ama benimde uykum gelmeye başlamıştı...
Kendimi tutmadım, bedenimi duvara sürterek yere çöktüm.
Ellerimle baskı yapmaya çalıştım bıçak darbelerine, ama kan içinde kalmıştım.
Dayanamayarak kafamı geri attım.
Gözlerim kapanırken, kendi kendime içimden geçirdim.
"Ölmeyeceğim, Minhoyu bırakmayacağım..."
-----
Aha kaos...
Simdi siz sovmeden ben diyim
Bu bi minific degil☺️
Bide bide
YORUM ATİLMAZSA BÖLÜM ATMİYORUM
Haberiniz olsn.
Hadi bbbbbbbbb

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18