1. bölüm / 49
ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ1. Bölüm — Yeni Bir Hayat
Bölümler 49Şu an: 1. Bölüm — Yeni Bir Hayat
- 1 1. Bölüm — Yeni Bir Hayat539 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm — Yeni Ev, Yeni Düzen353 kelime
- 3 3. Bölüm — Akşamın Dedikodusu422 kelime
- 4 4. Bölüm — Sıradan Bir Sabah213 kelime
- 5 5. Bölüm — Birlikte228 kelime
- 6 6. Bölüm – Stadın Ortasında549 kelime
- 7 7. Bölüm – Yeni Bir Söz363 kelime
- 8 8. Bölüm – Mert’in Sözü479 kelime
- 9 9. Bölüm – Geri Dönüşün Sebebi342 kelime
- 10 10. Bölüm – Şüphe395 kelime
- 11 11. Bölüm – Ertesi Gün326 kelime
- 12 12. Bölüm – Bir Hayal176 kelime
- 13 13. Bölüm – Küçük Hayaller224 kelime
- 14 14. Bölüm – Beklenmedik Haber402 kelime
- 15 Bölüm 15 – Bebek Geliyor434 kelime
- 16 Bölüm 16 – Baba Olmak Böyle Bir Şey300 kelime
- 17 Bölüm 17 – Küçük Hazırlıklar262 kelime
- 18 Bölüm 18 – Bir Gece336 kelime
- 19 Bölüm 19 – Yeniden Birlikte259 kelime
- 20 Bölüm 20 – Beklenenden Önce310 kelime
- 21 Bölüm 21 – İnci351 kelime
- 22 Bölüm 22 – Bizim Hayalimiz298 kelime
- 23 Bölüm 23 – İlk Kelime371 kelime
- 24 Bölüm 24 – Küçük Bir Hayal276 kelime
- 25 Bölüm 25 – Bir Hayalin Yıkılışı399 kelime
- 26 Bölüm 26 – İki Küçük Aile317 kelime
- 27 Bölüm 27 – Sessiz Tehlike294 kelime
- 28 Bölüm 28 – Gölgedeki Adam296 kelime
- 29 Bölüm 29 — “Yaklaşan Fırtına”378 kelime
- 30 Bölüm 30 — “Aynı Çatı Altında”291 kelime
- 31 Bölüm 31 — “Cezaevi Korkusu”282 kelime
- 32 Bölüm 32 — “Yeniden Huzur”377 kelime
- 33 Bölüm 33 — “Küçük Bir Kargaşa”298 kelime
- 34 Bölüm 34 — “Geçmişin Silüeti”279 kelime
- 35 Bölüm 35 — “Cezaevine Giden Yol”328 kelime
- 36 Bölüm 36 — “Kardeşim"323 kelime
- 37 Bölüm 37 — “Eve Dönüş”380 kelime
- 38 Bölüm 38 — “Abinin Anlattıkları”399 kelime
- 39 Bölüm 39 — “Babamız”256 kelime
- 40 Bölüm 40 — “Babamızın Sessiz Gelişi”295 kelime
- 41 Bölüm 41 — “Efe Nerdesin Oğlum"335 kelime
- 42 Bölüm 42 — “Dejavu”238 kelime
- 43 Bölüm 44 — “Hastane”238 kelime
- 44 Bölüm 45 — “Evin İçindeki Tuzak”226 kelime
- 45 Bölüm 46 — “Hastanedeki Gerçek”182 kelime
- 46 Bölüm 47 — “Her Şeyin Arkasındaki Adam”197 kelime
- 47 Bölüm 48 — “Gerçeğin Peşinde”477 kelime
- 48 Bölüm 49 — “Gerçeğin Ortaya Çıkışı”400 kelime
- 49 50. Bölüm – Veda Zamanı 🖤🥀550 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazı hikâyeler bir mahkeme salonunda başlar.
Bazıları ise orada biter.
Ama Nehir Yalın ile Kaan Soylu'nun hikâyesi için ikisi de geçerli değildi.
Çünkü onların hikâyesi, bütün savaşlardan sonra yeniden başlamıştı.
Nehir gözlerini açtığında ilk gördüğü şey, pencerenin ardından uzanan masmavi deniz oldu.
Bir süre kıpırdamadan yatağın içinde kaldı.
Sonra yanında uyuyan Kaan'a baktı.
Yüzünde huzurlu bir ifade vardı. Nehir, onu böyle görmekten garip bir mutluluk duyuyordu. Eskiden Kaan'a baktığında aklına korku, soru işaretleri ve cevaplanmamış onlarca soru gelirdi.
Şimdi ise sadece tek bir şey düşünüyordu:
Kocam.
Dudaklarının kenarında küçük bir gülümseme oluştu.
Kaan gözlerini açmadan konuştu.
“Bana öyle bakmayı bırak.”
Nehir şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.
“Uyuyordun.”
“Sen bakarken uyuyamıyorum.”
Nehir hafifçe güldü.
“Ne kadar da kendine güveniyorsun.”
Kaan gözlerini açıp ona döndü.
“Sen benim karımsın. Biraz güvenebilirim sanırım.”
Nehir'in yüzü kızardı.
“Buna hâlâ alışamadım.”
Kaan doğrulup ona yaklaştı.
“Ben alıştım.”
“Ne zamandır?”
“Seninle evlendiğim ilk saniyeden beri.”
Nehir başını onun omzuna yasladı.
Dışarıda güneş yükselirken, ikisi de bir süre sessiz kaldı.
Bu sessizlik eskisi gibi ağır değildi.
İlk kez korkutmuyordu.
Çünkü artık kaçmaları gereken bir şey yokmuş gibi hissediyorlardı.
Balaylarının son günlerinde şehir sokaklarında dolaştılar, deniz kenarında uzun yürüyüşler yaptılar.
Nehir her fırsatta fotoğraf çekiyor, Kaan ise sürekli ona takılıyordu.
“Bir gün bu fotoğrafların hepsini bana göstereceksin.”
“Tabii ki.”
“Kaç tane oldu?”
Nehir telefonuna baktı.
“Üç yüz kırk iki.”
Kaan şaşkınlıkla ona baktı.
“Üç yüz kırk iki mi?”
“Daha gün bitmedi.”
Kaan başını iki yana salladı.
“Ben seninle evlendim ama sen fotoğraf makinesiyle evlenmişsin.”
Nehir kahkaha attı.
“Sen kıskanıyor musun?”
“Biraz.”
“Fotoğraf makinesini mi?”
“Hayır.”
Kaan elini tuttu.
“Seni paylaşmak istemiyorum.”
Nehir onun elini sıktı.
“Artık paylaşmak zorunda değilsin.”
Bu cümle Kaan'ın yüzündeki gülümsemeyi bir anlığına durdurdu.
Sonra Nehir'in elini dudaklarına götürdü.
“Biliyorum.”
Türkiye'ye döndüklerinde onları bekleyen ilk şey yoğun bir şehir hayatı değil, yeni evlerinin sessizliği oldu.
Nehir ve Kaan, birbirine yakın iki bloktan oluşan büyük bir sitede yaşamaya başlamışlardı.
Evleri yan yana sayılabilecek kadar yakındı.
Nehir ilk gün balkona çıktığında karşı balkondaki Kaan'ı gördü.
“Komşu!”
Kaan başını kaldırdı.
“Efendim?”
“Bundan sonra kaçışın yok.”
Kaan gülümsedi.
“Zaten kaçmak gibi bir niyetim yok.”
Nehir tam cevap verecekken kapının önünden bir ses geldi.
“Sonunda geldiniz!”
Nehir kapıya yöneldi.
Karşısında uzun zamandır görmediği biri duruyordu.
Mert.
Nehir'in yüzü bir anda aydınlandı.
“Mert!”
İkisi sarıldılar.
“Yurt dışından döneli seni doğru düzgün göremedim,” dedi Mert.
“Sen de sürekli ortadan kayboluyorsun.”
“İşim vardı.”
Mert'in arkasından bir kadın göründü.
Nehir ona baktı.
Mert gülümseyerek tanıştırdı.
“Bu da İpek.”
İpek elini uzattı.
“Sonunda tanıştık.”
Nehir gülümsedi.
“Sonunda.”
Mert, İpek'in elini tuttu.
Nehir ikisine bakıp kaşlarını kaldırdı.
“Bir dakika… Siz sevgili misiniz?”
İpek güldü.
Mert cevap vermeden önce İpek onun koluna girdi.
“Evet.”
Nehir'in ağzı açık kaldı.
“Bunu bana ne zaman söyleyecektiniz?”
Mert güldü.
“Sürpriz olsun istedik.”
Kaan da yanlarına geldi.
Mert'le tokalaştı.
“Hoş geldin.”
Mert ona baktı.
“Sen de değişmişsin.”
Kaan kaşını kaldırdı.
“Nasıl?”
“Daha mutlu görünüyorsun.”
Kaan kısa bir süre Nehir'e baktı.
“Öyleyim.”
Nehir'in gözleri Kaan'ın gözleriyle buluştu.
O an dört kişi de gülümsedi.
Her şey normaldi.
Her şey olması gerektiği gibiydi.
Nehir'in bundan haberi yoktu ama Mert'in Türkiye'ye dönüşünün asıl sebebi sadece arkadaşlarını görmek değildi.
Ve çok yakında, geçmişten gelen başka biri de bu yeni hayatın kapısını çalacaktı.
Ama şimdilik...
Nehir sadece mutluydu.
Kaan'ın elini tuttu.
Ve hayatında ilk kez, geleceğin güzel olabileceğine gerçekten inanıyordu.
