4. Bölüm ( Oruçluyum bana dokunmayın !)

Vaveyla Yazarı: Yazar Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm ( Oruçluyum bana dokunmayın !)

"Biz ona şah damarından daha yakınız."

(Kaf Suresi, 16. Ayet)

4. Bölüm

Sahurdan sonra sadece bir saat uyumuş ve 8,30 dersi için okula gelmiştim. Ramazan ayında bari bu dersleri biraz geç vakitte yapsalar çok iyi olurdu çünkü ben şu an bir şeyler anlatan ama ne anlattığını bilmediğim hocayı uykulu gözlerle dinliyorum.

Hem Hilal ve diğer kızların şu an yurtta uyuması ve benim gelip ders dinlemem adaletli mi ?

" Asude "

Fısıltı şeklinde arka sırada oturan Umay'ın seslenmesiyle kendime gelerek ona döndüm . Kafasını iyice eğmiş hoca görmesin diye çabalıyordu.

" arada kantine inelim mi ?"

Diye sordu heves ile başımı sallayıp onu onaylayacağım sırada şu anki uykusuz halimin nedeni geldi aklıma.

Bu gün oruçluyum ve kuvvetle muhtemel ki Umay da öyle . Oruç olmasa bile ramazan ayında olduğumuz için insanların göreceği yerde yemek yemezdi zaten

Birkaç saniye gerçekten ciddi bir şekilde bu soruyu soran Umay'a baktım .dediğim gibi Ne kadar henüz kendime gelememiş olsam da oruçlu olduğumuzu unutmamıştım

" Umay-"

"AYY"

Ben oruçluyuz dememe kalmadan Umay bunu hatırlayıp yüksek sesle bağırmıştı. Normal zamanda bile gerginliği hat safhada olan Hoca , bizim açıklama yapmamıza müsade etmeden dışarı çıkın diyerek bizi 70 kişilik sınıfın içinde rezil etmişti .

Dua et ,oruçluyum . Yoksa sana içten dıştan söylenirdim hocam ama Daha dün Allaha kötü söz söylemeyeceğim diyerek söz verdim .

Umay'a serzenişte bulunarak erkenden geldiğim ve daha imza bile atamamış olduğum dersten çıktım . O da arkamdan başı eğik şekilde geliyordu

" şu yüksek desibel sesini az indirsen ne güzel olurdu ."

" bir şey deme Asude , zaten oruç bir kızım."

"Keşke bunu sınıftayken hatırlamış olsaydın Umay ! İmza bile atamadık ."

Ben ilerlerken Umay durunca ben de durdum. O iş bende diyip telefonunu aldı eline

" tek derdin İmza olsun. Bizim çocuklara söylerim atarlar bizim yerimize "

Onun rahat bir şekilde dediği şey beni oldukça rahatsız etmişti .

" yok öyle bir şey ."

"Oruçluyuz diye mi ?"

"Oruç olmasak bile günah bu. Kimsenin hakkına giremeyiz Umay ."

"Ya biz dersteydik zaten , hoca bizi attı. Bir şey olmaz ."

" ben sonra hocayla konuşurum . Sakın öyle bir yapma !"

"Uf tamam be "

Odada Hilal , okulda Umay benim sabrımı zorluyorlardı. İkisi de bana göre uçarı kaçarı kızlardı... tamam ben de çok uslu sayılmam ama onlar beni üçe ,dörde katlardı bu konuda .

......

Saat öğlen vaktine yaklaştığında bizim fakülteden çıkıp camiye doğru yürümeye başladım. Kış ayında olsak bile Ramazan'ın geldiğini anlamış gibi güneşliydi hava. Havada ramazan kokusu vardı..elhamdülillah

Yavaş yavaş yürürken hafiften oruç kendini hissettirmeye başlamıştı . Karnımda nasıl tarif edeceğimi bilmediğim bir hal vardı . Sanki karnım yemek ver der gibi sesler çıkarıyordu, isyan ediyordu

Üzgünüm , henüz yemek yemek için müsademiz yok sevgili karnım

Hem orucun ilk gününden bu haldeysem son gününde ne halde olacaktım merak ediyorum .

.....

Evin ikinci Reisi : Asu

Evin ikinci Reisi : Sahurda su içmemiştim de.

Evin ikinci Reisi : hakkımı şimdi içsem oruç bozulur mu ?

Evin ikinci Reisi : bozulmaz de

Asude : BOZULUR

Evin ikinci Reisi: sen nereden bileceksin ki

Evin ikinci Reisi: niye sana soruyorsam hem

Evin ikinci Reisi : yetkili sensin sanki

Asude : istediğin cevabı vermedim diye yuhla istersen

Evin ikinci Reisi: ne vardı bozulmaz desen de bende Ahirette Allahım Asude bozdurdu desem de günahtan sıyrılsam

Asude : senin bu yaptığın planı küçük kuzenler bile yapmıyor , ayıp ayıp

Evin ikinci Reisi: Asu ya , senin izin günün ne zaman

Evin ikinci Reisi: o zaman benim yerime de yemek ye

Asude : terbiyesiz

Asude : git şuradan git git

Asude : senin yerine utanıyorum şu an

Evin ikinci reisi: kendi adına da utan aklına gelirse.

......

Üniversite camisine geldiğimde çoktan vakit girmiş, müezzin ezanı okuyordu . Hızlı bir şekilde kız öğrenciler için ayrılmış kısma geçtim . Ezan bitinceye kadar caminin iç mimarisini seyrettim. O kadar güzel yapmışlardı ki her gelişimde bir süre izliyordum . Ezan bittiğinde imam önderliğinde namazı kıldım.

Ve sonunda istediğim ve beklediğim kısma gelmiş olduk ...

Namaz sonrasında mukabele okuyorlardı ve ilk yılımdan beri bir kısmını hep aynı kişi okuyordu . Sesi öyle güzeldi ki çok başka bir ruh haline sokuyordu. Okuyan kişinin sesi , inanmayan birisini bile etkileyebilirdi..sanki Allah onu bunun için yaratmış gibiydi ve oldukça iyi bir şekilde gerçekleştiriyordu bunu .

İtiraf etmek biraz utandırıyor ama kim olduğunu bile bilmediğim adamın kuran okumasını dinlemek için geliyordum. Okuyanın kim olduğunu öğrenmek de zor değildi ama bil hassa kim olduğunu öğrenmekten kaçınıyordum . Geliş niyetim beni zaten huzursuz etse de şu anki sadece kuran sesine karşı bir sevgiydi . Kim okuyorsa eğer yüzünü görürsem hepten niyetim değişir korkusu vardı . O yüzden bundan itina ile kaçınmıştım.

Kuran okuması bitmese bile üzüntüyle kalktım . Üniversite seçmeli dersim için başka bir fakülteye gidecektim. Daha önce önünden bile geçmediğim Fakülteye ders kaydını geç yapmamdan dolayı rast gele almış olduğum seçmeli derse girmek için gitmek durumunda kaldım .

Oldukça de gergin hissediyorum çünkü tanıdığım hiç kimse yok burada. Arkama bile bakmadan kaçıp gitme isteğimi bastıramıyorum o yüzden . Ama bunu yapamayacağım için uslu uslu oturuyorum .

Birilerine sora sora bulmuş olduğum dersliğe ulaştığımda henüz ders saati gelmemişti .Bir kaç kişi dışında kimse olmayan sınıfta önden ikinci sıraya geçtim ve beklemeye koyuldum .
Gelen tanımadık yüzleri izledim .bir süre aynı sınıfı paylaşacaktık.

Ders saatinden 5 dakika önce Hoca gelmişti ve herkes yerlerine geçmişti . Seçmeli ders olduğu halde katılım çok yüksekti . Hoca açık kapıyı kapatıp masaya doğru ilerlerken ben de hiçbir fikrim olmayan dersten yine de not tutarım diye not defteri çıkarmıştım.

Kapının çalmasıyla gözlerim oraya kaydı Açılan kapıdan içeriye giren kişiyi gördüğümde küçük dilimi yutacaktım az kalsın . İlk gördüğümde herkes gibi bilinmedik bir yüz olan yüzü hatırlamam kısa sürdü . Zira aklıma geldikçe rezilliğim için utanıyordum hâlâ

" Kusura bakmayın , geciktim."

Dedi hocaya ithafen . Hoca'dan onay alınca etrafı taradı . Sanırım boş yer arıyordu ama şu an yanı boş olan tek bendim . Gözleri benim olduğum yere ve bana değince yanıma doğru adımlamaya başladı . Her adımında kalbim bir kat daha hızlı kan pompalıyordı . Hiç o anı yaşamamış olsak umursamazdım ama yaşamıştık bir kere !

" Müsadenizle , oturabilir miyim ?"

Gözlerime bakıp sorduğu soru ile ilk olarak yüzünde gezindi gözlerim , iradem dışında. Adamın bu tavrım karşısında gözlerini kaçırmasıyla kendime geldim

"T-tabi..."

Çantamı aramıza set olarak koydum ve oturmasına müsade ettim. Allahın işine bakın ki otobüse binerken çarptığım adam şu an yanımda oturuyordu.

Bu kadar panik yapıp heyecanlanmam bunun için miydi yani ?

Belli ki adam hatırlamıyordu bile. Ne diye panik yaptıysam...

🍉🍊🍉🍊🍉

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.