10. bölüm · NØXARA
Özel bölüm |1
Gece, Noxara'nın üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü. Şehrin geri kalanı çoktan uyumuştu. Sokak lambalarının titrek ışıkları boş kaldırımlara vuruyor, uzaktan gelen rüzgâr eski binaların arasından geçerken tuhaf bir uğultu çıkarıyordu. Ama eski konağın içinde kimse uyumuyordu.
Varen, salonun en karanlık köşesinde pencerenin önünde durmuştu. Gri gözleri dışarıdaki ormana sabitlenmişti. "Geliyorlar," dedi.
Vale koltuğun üzerinden başını kaldırdı. "Kim?"
Varen cevap vermedi. Venas'ın gözleri bir anda karardı. "Avcılar," diye fısıldadı.
Vinna, elindeki kitabı yavaşça kapattı. "Kaç kişiler?"
"Altı."
Vale ayağa kalktı. "Altı kişi için niye bu kadar kasılıyorsunuz ki?"
Venas ona baktı. "Çünkü sadece altı kişi değiller."
O sırada dışarıdan bir ses duyuldu. Tak. Ardından bir tane daha. Tak. Pencerenin camında küçük bir çatlak oluştu.
Varen'ın yüzündeki ifade değişti. "Silah!"
Vinna çoktan ayağa kalkmıştı. "Ne yapıyoruz?"
Venas'ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. "Onları bekleyeceğiz."
Kapı birkaç saniye sonra gürültüyle açıldı. İlk adam içeri girdiği anda salonun ışıkları söndü. Karanlık ve sessizlik çöktü.
Sonra Venas'ın sesi duyuldu: "Yanlış eve geldiniz."
Adam hızla arkasını döndü ama kimse yoktu. Bir anda salonun diğer ucunda kırmızı bir çift göz belirdi. Gözleri karanlığın içinde adeta parlayan Venas'tı bu.
Adam geri çekildi. "Bu... Bu imkânsız..."
Venas bir adım attı. "Bu gece imkânsız dediğin ne varsa göreceksin."
Vale elini kaldırdığında odanın içindeki bütün sarı ışıklar aynı anda yandı. Varen'ın gri bakışları adamların üzerine çevrildi. Vinna ise kapının önünde durmuştu.
Artık kaçabilecekleri hiçbir yer yoktu. Dört kardeş aynı anda harekete geçti ve Noxara'nın gecesi yeniden başladı.
Devam edecek...
