7. bölüm / 9
NEFRETİN ARDINDAN7. Bölüm
Bölümler 9Şu an: 7. Bölüm
Üç Yıl Önce
O gece uyuyamadım.
Aklımda tek bir şey vardı:
Doruk.
Daha doğrusu, üç yıl önce yaşananlar.
Ege'nin tavırları...
Selin'in söyledikleri...
Doruk'un her soru sorduğumda konuyu değiştirmesi...
Hepsi aynı yere çıkıyordu.
Ama ortada hâlâ eksik bir parça vardı.
Ve ben o parçayı bulmaya kararlıydım.
Ertesi sabah okula girdiğimde ilk işim Ege'yi bulmak oldu.
Koridorun sonunda tek başına duruyordu.
Yanına gittim.
— Seninle konuşmam lazım.
Ege bana baktı.
— Konu Doruk'sa konuşmak istemiyorum.
— Konu Doruk.
— O zaman hiç istemiyorum.
Gitmeye çalıştı.
Önüne geçtim.
— Üç yıl önce ne oldu?
Ege'nin yüzü değişti.
— Sana ne?
— Çünkü herkes bir şey biliyor ve kimse bana anlatmıyor.
— Belki de bilmen gerekmiyordur.
— Buna ben karar veririm.
Ege birkaç saniye sustu.
Sonra derin bir nefes aldı.
— Doruk sana anlatmadı, değil mi?
— Hayır.
— Tahmin etmiştim.
— Anlat.
Ege etrafına baktı.
— Üç yıl önce Doruk'la çok yakındık. Hatta en yakın arkadaştık.
— Bunu biliyorum.
— Okulda bir şaka yapmaya karar verdik.
Kaşlarımı çattım.
— Nasıl bir şaka?
— Başta basitti.
Ege'nin sesi giderek ciddileşti.
— Bir öğrencinin çantasını saklayacaktık. Sonra bulup geri verecektik.
— Ee?
— Ama Doruk çantayı yanlışlıkla öğretmenin odasına bıraktı.
— Sonra?
— Çantanın içinde öğretmene ait önemli bir dosya vardı.
— Ne?
— Doruk bunu bilmiyordu. Ben de bilmiyordum.
Bir an sustu.
— Dosya zarar gördü.
— Nasıl?
— İçindeki belgeler kullanılamaz hâle geldi.
Şaşkınlıkla ona baktım.
— Peki ne oldu?
Ege başını eğdi.
— Öğretmen olayı araştırdı. Doruk suçu tek başına üstlendi.
— Ama sen de vardın.
— Evet.
— O zaman neden seni söylemedi?
Ege acı bir şekilde güldü.
— Çünkü Doruk öyle biri. Her şeyi kendi üstüne aldı.
— Ama bu iyi bir şey değil.
— Değildi.
Ege'nin gözleri dolmuş gibiydi ama hemen başka tarafa baktı.
— Ben de korktum. Sonra Doruk'un ailesi başka bir şehre taşındı.
— Ve sen onunla bir daha konuşmadın?
— Konuştum.
— Sonra?
— Ona kızdım.
— Neden?
Ege bu kez doğrudan bana baktı.
— Çünkü beni korumaya çalışırken her şeyi daha kötü hâle getirdi.
Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.
— Ege.
İkimiz de döndük.
Doruk karşımızdaydı.
Yüzündeki ifade her şeyi anlatıyordu.
Duymuştu.
Ege başını öne eğdi.
— Artık söylemenin zamanı gelmişti.
Doruk bana baktı.
— Ece...
— Doğru mu?
Doruk cevap vermedi.
— Doruk, doğru mu?
Başını yavaşça salladı.
— Evet.
İçimde garip bir hayal kırıklığı oluştu.
— Bana neden anlatmadın?
— Çünkü...
Bir süre sustu.
— Çünkü insanların beni geçmişte yaptığım hatayla tanımasını istemiyorum.
Sözleri beni susturdu.
Doruk devam etti:
— O gün aptalca bir şey yaptım. Kimseye zarar vermek istemedim ama sonuçlarını düşünmedim.
— Ege de oradaydı.
— Biliyorum.
— O zaman neden suçu tek başına üstlendin?
Doruk Ege'ye baktı.
— Çünkü korkmuştum.
Ege başını kaldırdı.
İkisi birkaç saniye sessizce birbirine baktı.
Sonra Ege:
— Ben de korkmuştum.
Doruk hafifçe başını salladı.
— Biliyorum.
İlk defa ikisinin birbirinden gerçekten nefret etmediğini anladım.
Sadece geçmişte yarım kalmış bir şey vardı.
Tam o sırada okulun hoparlöründen öğretmenin sesi duyuldu.
— Ece ve Doruk, lütfen müdür yardımcısının odasına gelin.
Üçümüz birbirimize baktık.
— Neden? dedim.
Doruk'un yüzü gerildi.
— Bilmiyorum.
Müdür yardımcısının odasına girdiğimizde masanın üzerinde eski bir dosya duruyordu.
Dosyanın üzerinde bir tarih vardı:
3 yıl önce.
Yanında da eski bir fotoğraf.
Fotoğrafta Doruk ve Ege vardı.
Ama fotoğrafın arkasında üçüncü bir isim yazıyordu:
Selin.
Müdür yardımcısı dosyayı önümüze itti.
— Sanırım artık bu konuyu konuşmanın zamanı geldi.
Doruk'un yüzü bembeyaz oldu.
Ben ona baktım.
— Selin bu olayın neresinde?
Doruk cevap vermeden önce uzun bir süre sustu.
Sonra:
— Her şeyi gördü.
Ege başını eğdi.
— Ve bize bir daha asla yalan söylemememizi söyledi.
Dosyaya tekrar baktım.
Ama içimde tek bir soru vardı:
Selin neden hâlâ bu kadar önemliydi?
Bölüm etkileşimi
