NEFRETİN ARDINDAN kitap kapağı

3. bölüm / 9

NEFRETİN ARDINDAN

3. BÖLÜMM

Vaveyla Yazarı: İclal Çelik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 3. BÖLÜMM

Yanlış Anlama

Ertesi sabah okula girdiğimde ilk düşündüğüm şey projeydi.

İkinci düşündüğüm şey ise Doruk'tu.

Bundan nefret ediyordum.

Çünkü nedenini bilmiyordum.

Sınıfa girdiğimde İrem hemen yanıma koştu.

— Ece!

— Ne oldu?

— Dün Doruk'la kütüphaneye gitmişsiniz.

Bir an durdum.

— Nereden biliyorsun?

— Doruk söylemiş.

Gözlerimi devirdim.

— Tabii ki söylemiş.

İrem sırıttı.

— Nasıl geçti?

— Korkunç.

— Kavga ettiniz mi?

— Yaklaşık on yedi kere.

— On yedi mi?

— Saydım.

İrem kahkaha attı.

Tam o sırada Doruk sınıfa girdi.

Bize baktı.

— Günaydın.

İrem hemen:

— Günaydın proje çifti!

— İrem!

Doruk güldü.

— Kıskanıyor galiba.

— Seni mi? Asla.

Çantamı sırama bıraktım.

— Hem biz sadece proje yapıyoruz.

Doruk yanıma geldi.

— Evet. Sadece proje.

Nedense bu cümleyi söylerken yüzündeki gülümseme canımı sıktı.

— Zaten başka ne olacak?

— Hiç.

— Güzel.

— Güzel.

İkimiz de sustuk.

İrem bize bakıp kaşlarını kaldırdı.

— Siz ikiniz kesinlikle normalsiniz.

— Sus İrem.

---

Öğle arasında kantine indiğimizde her şey normal gidiyordu.

Ta ki sınıftan Ege gelip önüme dikilene kadar.

— Ece, seninle konuşabilir miyim?

— Konuş.

— Projenizi değiştirecekmişsiniz.

— Ne?

— Doruk öyle söyledi.

Başımı çevirdim.

Doruk birkaç metre uzakta arkadaşlarıyla konuşuyordu.

— Bana öyle bir şey söylemedi.

Ege omuz silkti.

— Bilmiyorum. Ben öyle duydum.

Canım sıkılmıştı.

Doruk'un yanına gittim.

— Sen projeyi değiştirecekmişsin?

Doruk şaşkınlıkla bana baktı.

— Ne?

— Ege öyle söyledi.

— Ben hiçbir şey söylemedim.

— Emin misin?

— Evet.

— O zaman neden—

— Ece.

Doruk'un sesi bu kez ciddiydi.

— Ben senin arkandan iş çevirmem.

Bir an sustum.

— Tamam.

Tam dönecekken arkamdan Ege'nin sesi geldi.

— Ben Doruk'tan duydum ama.

Doruk ona döndü.

— Benden duymadın.

— Duydum.

— Ne zaman?

— Dün.

Doruk kaşlarını çattı.

— Dün sen okuldan erken çıkmadın mı?

Ege sustu.

Ben ikisine baktım.

Bir şeyler garipti.

— Neyse, boş verin.

Tam uzaklaşacakken Ege tekrar konuştu.

— Zaten sizin beraber çalışmanızın saçma olduğunu düşünüyorum.

Doruk'un yüzündeki ifade değişti.

— Sana ne?

— Sadece söylüyorum.

— O zaman söylemeyi bırak.

Ege güldü.

— Ne oldu? Ortağını mı savunuyorsun?

Doruk cevap vermedi.

Ben de:

— Doruk'un beni savunmasına ihtiyacım yok.

Doruk bana baktı.

— Biliyorum.

Sonra Ege'ye döndü.

— Ama yine de karışma.

Ege uzaklaşırken Doruk yanıma geldi.

— İyi misin?

— İyiyim.

— Emin misin?

— Evet.

— Tamam.

Bir süre sessiz yürüdük.

Sonra dayanamadım.

— Az önce beni savundun.

— Hayır.

— Savundun.

— Sadece tartışmayı uzatmak istemedim.

— Hı hı.

— Gerçekten.

— Tamam Doruk.

— Ne?

— Hiçbir şey.

İlk defa onunla dalga geçmek yerine gülümsedim.

O da gülümsedi.

Ama o an ikimizin de bilmediği bir şey vardı.

Ege'nin söylediği şey tamamen tesadüf değildi.

Birileri bizim kavga etmemizi istiyordu.

Ve bunun nedenini henüz bilmiyorduk.

---

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.