21. bölüm · MÜHÜTLENMİŞ RUHLAR VARISI - KARANLIĞIN TAHTI

Bölüm 16.

Alizade ⚔️🤍

Duruyordu. Olduğu yerde, kıpırdamadan bana bakıyordu. Bakışları sabitti ama içinde bir hareket vardı; sanki söyleyeceği şeyler dudaklarına kadar gelmiş, orada görünmez bir duvara çarpmıştı.

Sessizlik ağırlaşmıştı. İnsanın göğsüne çöken, nefesini yavaşlatan türden.
Dört saniye geçti. Sonsuzmuş gibi uzayan dört saniye. Ardından yüzünü arkasındaki pencereye çevirdi. Camın ötesine bakarken konuştu, sesi netti
ama kararsız bir gölge taşıyordu:

“Tam olarak değil.”

Kaşlarımı hafifçe çattım. İçimde belirsiz bir huzursuzluk kıpırdadı.

“Nasıl yani? ‘Tam olarak değil’ derken neyi kastediyorsunuz?”

Cevap gelmedi.

Kapı aniden açıldı. Sert ve telaşlı bir sesle. Bir adam neredeyse koşar adım odaya girdi. Göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu, nefesini düzene sokmaya çalışırken kelimeler ağzından döküldü:

“Bay Morgan! Hemen gelmeniz lazım! Erkek öğrencilerden iki kişi kavga
ediyor!”

Morgan hiç tereddüt etmeden döndü ve adamla birlikte hızla odadan çıktı. Ben de birkaç saniye duraksadıktan sonra, merakımı bastıramayıp ama temkinli davranarak peşlerinden gittim.

Koridor boyunca ilerledikçe gürültü netleşti. Sonunda, koridorun ucunda toplanmış kalabalığı gördüm.

Saçları simsiyah ve dağınık, boyu yaklaşık 1.80 olan bir çocuk, yüzünü seçemediğim başka bir çocuğu sol eliyle yakasından tutmuştu. Diğer eliyleyse durmaksızın vuruyordu. Kontrolsüz, öfkeli, sanki çevresinde kimse yokmuş gibi.

Kalabalığın arasına girdim. Az önce odaya giren adam onları ayırmaya çalışıyordu ama çocuk, tüm gücüyle karşısındakini dövmeye devam ediyordu.

Tam o anda Bay Morgan araya girdi. Ben de onun hemen yanında durdum. Bay Morgan sesiyle koridoru yararcasına bağırdı:

“Dorion Thorn!”

Tek kelime yeterli oldu.
Döven çocuk anında durdu. Hâlâ yakasından tuttuğu adamın yüzünü sertçe arkaya çevirdi ve Bay Morgan’a baktı. Yüzünde bastırılmamış, ham bir öfke vardı.

Bakışları bir anlığına bana kaydı. Garip bir şekilde beni baştan aşağı süzdü. O bakışta merak yoktu; sadece ölçen, tartan soğuk bir değerlendirme vardı. Ardından adamı sertçe bıraktı, elinin tersiyle ağzından akan kanı sildi ve tekrar Bay Morgan’a döndü.
Bay Morgan bu kez her iki adama da bakarak, tartışmaya kapalı bir sesle konuştu:

“Jack Ryder ve Dorion Thorn. Hemen odama geliyorsunuz!”

Jack zar zor ayağa kalktı. Sendeleyerek yürümeye başladı. Dorion sinirle Jack’e bir kez baktı.
Ardından soğuk bir ifadeyle dudağındaki kanı elinin tersiyle sildi.

Omzunun üzerinden bana kısa, keskin ve alışık olmadığım o soğuk bakışı attı. Sonra hiçbir şey söylemeden arkasını döndü ve Bay Morgan’ın odasına doğru yürümeye başladı.