48. bölüm · MASUMİYETİN BEDELİ

48. Bölüm – Kardeş

Yaren Özcanlı

Bölümler
1 1. Bölüm - İlk Dosya 2 2. Bölüm – İlk Karşılaşma 3 3. Bölüm – Dosyanın İlk Sayfaları 4 4. Bölüm – İlk Günün Yükü 5 5. Bölüm – İlk Duruşma Hazırlığı 6 6. Bölüm – Reddedilen Avukatlar 7 7. Bölüm – Mecburiyet 8 8. Bölüm – İmzasız Karar 9 9. Bölüm – Kararın Eşiğinde 10 10. Bölüm – Dosyanın Arasındaki Sessizlik 11 11. Bölüm – İmzalanmayan Vekâlet 12 12. Bölüm – İlk Sorular 13 13. Bölüm – Boyun Eğmeyen 14 14. Bölüm – Sessiz Tanık 15 15. Bölüm – Teklif 16 16. Bölüm – İlk İmza 17 17. Bölüm – Geçmişin İzleri 18 18. Bölüm – Açılmayan Kapı 19 19. Bölüm – İlk Kez 20 20. Bölüm – İsimsiz Mektup 21 21. Bölüm – Kayıp İzler 22 22. Bölüm – Gölgedeki Gerçekler 23 23. Bölüm – Eski Defterler 24 24. Bölüm – Güven 25 25. Bölüm – Şüphe 26 26. Bölüm – İlk Duruşma 27 27. Bölüm – İlk Tehdit 28 28. Bölüm – Bilinmeyen Ses 29 29. Bölüm – Tek Kişilik Sessizlik 30 30. Bölüm – Kardeşim... 31 31. Bölüm – Yarım Kalan Yıllar 32 32. Bölüm – Kırılan Duvarlar 33 33. Bölüm – Kayıt 34 34. Bölüm – Hafta Sonu Sessizliği 35 35. Bölüm – Tozlu Dosyalar 36 36. Bölüm – Kayıt ve Kaçış 37 37. Bölüm – Beklenmedik Buluşma 38 38. Bölüm – Cevapsız Sorular 39 39. Bölüm – Söylenmeyenler 40 40. Bölüm – Son Şans 41 41. Bölüm – Bir Fincan Kahve 42 42. Bölüm – Açığa Çıkan Gerçekler 43 43. Bölüm – İki İtiraf 44 44. Bölüm – Son Tanık 45 45. Bölüm – Eksik Parça 46 46. Bölüm – Düğün Günü 47 47. Bölüm – Kayıp 48 48. Bölüm – Kardeş 49 49. Bölüm – Sessiz Dönüş 50 50. Bölüm – Özgürlüğün İlk Adımı

Gece...
Nehir ve Ela, düğün salonundan ayrılırken hâlâ yaşananların etkisindeydi.
Nehir'in gözleri doluydu.
"Onu bulacağız."
Emir, sakin görünmeye çalışarak başını salladı.
"Bulacağız."
Arabasını çalıştırdı.
Önce Ela'yı evine bıraktı.
Ela arabadan inerken Emir'in elini tuttu.
"Dikkatli ol."
Emir hafifçe gülümsedi.
"Merak etme."
Ardından Nehir'i de evine bıraktı.
Nehir arabadan inmeden önce durdu.
"Emir..."
"Kaan'ı bana geri getir."
Emir, gözlerinin içine baktı.
"Söz veriyorum."
Nehir eve girene kadar arabanın başında bekledi.
Kapının kapandığını görünce derin bir nefes aldı.
Sonra direksiyonu çevirdi.
Bu kez şehirden uzaklaştı.
Asıl gideceği yer bambaşkaydı.
Yaklaşık iki saat sonra...
Dağların arasında, eski ahşap bir evin önünde durdu.
Evin ışıkları yanıyordu.
Emir kapıyı açıp içeri girdi.
İçeride soba yanıyordu.
Kaan pencerenin önünde durmuş, dışarıdaki karanlığı izliyordu.
Kapının açıldığını duyunca arkasını döndü.
Emir'i görünce kaşlarını çattı.
"Demek..."
"...sensin."
Emir sessizce başını eğdi.
"Evet."
Kaan birkaç adım yaklaştı.
"Beni neden buraya getirdin?"
"Mahkeme birkaç gün sonra."
"Ne yaptığının farkında mısın?"
Emir'in gözleri doldu.
"Farkındayım."
"Belki bana kızacaksın."
"Belki bir daha yüzüme bile bakmayacaksın."
"Ama seni kaybetmekten korktum."
Kaan sessizce onu dinliyordu.
Emir'in sesi titredi.
"Dosyadaki bazı isimler hâlâ dışarıda."
"Son mahkemeden önce sana zarar vereceklerini öğrendim."
"Sana bunu anlatacak zamanım yoktu."
"Bu yüzden..."
"...seni buraya getirdim."
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonra Emir bir adım attı.
"Affet beni, abi."
Kaan'ın gözleri doldu.
Hiçbir şey söylemeden kardeşine yaklaştı.
İkisi yıllar sonra ilk kez uzun uzun birbirine sarıldı.
Emir'in omuzları titriyordu.
"Çok özledim seni."
Kaan da gözlerini kapattı.
"Ben de seni özledim."
"Bir daha beni habersiz bırakma."
"Hiç bırakmayacağım."
İki kardeş sobanın başında sessizce oturdu.
Dışarıda rüzgâr uğulduyordu.
İçeride ise yılların hasreti yavaş yavaş yerini yeniden kurulan kardeşliğe bırakıyordu.
Ama Kaan'ın aklında tek bir kişi vardı.
"Sevgili avukat..."
"Nehir şimdi çok endişeleniyordur."
Emir başını salladı.
"Biliyorum."
"Yarın ona gerçeği anlatmanın bir yolunu bulacağız."
Ancak ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Onları uzaktan izleyen biri, dağ evinin yerini çoktan öğrenmişti.