48. bölüm · MASUMİYETİN BEDELİ
48. Bölüm – Kardeş
Gece...
Nehir ve Ela, düğün salonundan ayrılırken hâlâ yaşananların etkisindeydi.
Nehir'in gözleri doluydu.
"Onu bulacağız."
Emir, sakin görünmeye çalışarak başını salladı.
"Bulacağız."
Arabasını çalıştırdı.
Önce Ela'yı evine bıraktı.
Ela arabadan inerken Emir'in elini tuttu.
"Dikkatli ol."
Emir hafifçe gülümsedi.
"Merak etme."
Ardından Nehir'i de evine bıraktı.
Nehir arabadan inmeden önce durdu.
"Emir..."
"Kaan'ı bana geri getir."
Emir, gözlerinin içine baktı.
"Söz veriyorum."
Nehir eve girene kadar arabanın başında bekledi.
Kapının kapandığını görünce derin bir nefes aldı.
Sonra direksiyonu çevirdi.
Bu kez şehirden uzaklaştı.
Asıl gideceği yer bambaşkaydı.
Yaklaşık iki saat sonra...
Dağların arasında, eski ahşap bir evin önünde durdu.
Evin ışıkları yanıyordu.
Emir kapıyı açıp içeri girdi.
İçeride soba yanıyordu.
Kaan pencerenin önünde durmuş, dışarıdaki karanlığı izliyordu.
Kapının açıldığını duyunca arkasını döndü.
Emir'i görünce kaşlarını çattı.
"Demek..."
"...sensin."
Emir sessizce başını eğdi.
"Evet."
Kaan birkaç adım yaklaştı.
"Beni neden buraya getirdin?"
"Mahkeme birkaç gün sonra."
"Ne yaptığının farkında mısın?"
Emir'in gözleri doldu.
"Farkındayım."
"Belki bana kızacaksın."
"Belki bir daha yüzüme bile bakmayacaksın."
"Ama seni kaybetmekten korktum."
Kaan sessizce onu dinliyordu.
Emir'in sesi titredi.
"Dosyadaki bazı isimler hâlâ dışarıda."
"Son mahkemeden önce sana zarar vereceklerini öğrendim."
"Sana bunu anlatacak zamanım yoktu."
"Bu yüzden..."
"...seni buraya getirdim."
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonra Emir bir adım attı.
"Affet beni, abi."
Kaan'ın gözleri doldu.
Hiçbir şey söylemeden kardeşine yaklaştı.
İkisi yıllar sonra ilk kez uzun uzun birbirine sarıldı.
Emir'in omuzları titriyordu.
"Çok özledim seni."
Kaan da gözlerini kapattı.
"Ben de seni özledim."
"Bir daha beni habersiz bırakma."
"Hiç bırakmayacağım."
İki kardeş sobanın başında sessizce oturdu.
Dışarıda rüzgâr uğulduyordu.
İçeride ise yılların hasreti yavaş yavaş yerini yeniden kurulan kardeşliğe bırakıyordu.
Ama Kaan'ın aklında tek bir kişi vardı.
"Sevgili avukat..."
"Nehir şimdi çok endişeleniyordur."
Emir başını salladı.
"Biliyorum."
"Yarın ona gerçeği anlatmanın bir yolunu bulacağız."
Ancak ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Onları uzaktan izleyen biri, dağ evinin yerini çoktan öğrenmişti.
