38. bölüm · MASUMİYETİN BEDELİ
38. Bölüm – Cevapsız Sorular
Ertesi gün...
Nehir yine cezaevindeydi.
Görüş odasının kapısı açıldı.
Kaan içeri girdi.
Her zamanki gibi sakin görünüyordu.
Sandalyeye otururken hafifçe gülümsedi.
"Hoş geldin... sevgili avukat."
Nehir de gülümsedi.
"Bugün yüzün biraz daha iyi görünüyor."
Kaan omuz silkti.
"Belki de kardeşimi gördüğüm içindir."
Nehir dosyasını açtı.
"Emir benden haber bekliyor."
"Yeni bir delil bulup bulamadığımızı sordu."
Kaan'ın bakışları değişti.
"Demek benim peşimi bırakmıyor."
"Bırakmayacak."
"Neden?"
"Çünkü seni kaybetmek istemiyor."
Kaan derin bir nefes aldı.
"Nehir..."
"Dün buraya geldi."
"Biliyorum."
"Neler konuştunuz?"
Kaan birkaç saniye sustu.
"Çok az şey."
"Yılların özlemi, birkaç dakikaya sığmaz."
"Ona tek bir şey söyledim."
"Neydi?"
"'Bir daha kaybolma.'"
Nehir'in gözleri yumuşadı.
"Sanırım o da aynı şeyi istiyor."
Kaan, Nehir'e uzun uzun baktı.
"Sevgili avukat..."
"Evet?"
"Bu dosya için herkese karşı duruyorsun."
"Pişman değil misin?"
Nehir hiç düşünmeden cevap verdi.
"Hayır."
"Çünkü artık dosyadaki ismi değil..."
"...karşımdaki insanı görüyorum."
Kaan'ın yüzünde hafif bir tebessüm belirdi.
"İyi ki benim avukatımsın."
Nehir de gülümsedi.
"Ve ben de bu davayı sonuna kadar bırakmayacağım."
İkisi de bir süre sessiz kaldı.
Konuşmadan birbirlerine baktılar.
O sessizlikte, ikisinin de söyleyemediği pek çok duygu vardı.
Tam o sırada görüş süresini bitiren zil çaldı.
Kaan ayağa kalktı.
Kapıya yönelmeden önce son kez dönüp gülümsedi.
"Görüşürüz... sevgili avukat."
Nehir de aynı gülümsemeyle karşılık verdi.
"Görüşürüz, Kaan."
