44. bölüm · MASUMİYETİN BEDELİ
44. Bölüm – Son Tanık
"Gerçek, bazen yıllarca susar... Ama konuştuğu gün herkes susmak zorunda kalır."
Mahkeme salonu yeniden dolmuştu.
Hâkim yerine oturdu.
"Son duruşmaya devam ediliyor."
Savcı ayağa kalktı.
"Sayın Hâkim, yeni bir tanığın dinlenmesini talep ediyoruz."
Salonda uğultular yükseldi.
Kaan şaşkınlıkla Nehir'e baktı.
Nehir de bu gelişmeyi ilk kez duyuyordu.
Arka kapı açıldı.
Orta yaşlı bir adam salona girdi.
Üzerinde sade bir takım elbise vardı.
Yüzünde yılların yorgunluğu okunuyordu.
Tanık kürsüsüne geçti.
Hâkim sordu.
"Adınız?"
"Mustafa Karaca."
"Anlatacaklarınızın doğru olduğunu beyan ediyor musunuz?"
"Evet, Sayın Hâkim."
Salonda derin bir sessizlik oluştu.
Mustafa konuşmaya başladı.
"Yıllar önce Kaan Soylu'nun adının karıştığı olaylarda ben de vardım."
Savcı dikkatle dinliyordu.
"Sanık hakkında ne biliyorsunuz?"
Adam gözlerini Kaan'a çevirdi.
"Şunu biliyorum..."
"Bu adamın işlediği söylenen suçlardan bazılarını kendi gözlerimle gördüm."
Kaan'ın yüzü gerildi.
Nehir'in kalbi hızlandı.
Mustafa sözlerine devam etti.
"...Ve şunu da gördüm."
"Kaan Soylu, o suçların emrini veren kişi değildi."
Salondaki herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.
Adam derin bir nefes aldı.
"Gerçek örgüt lideri farklı biriydi."
"Kaan ise birçok kez insanları korumaya çalıştı."
Savcı hemen araya girdi.
"Elinizde bunu destekleyen bir delil var mı?"
Mustafa ceketinin iç cebinden küçük bir zarf çıkardı.
"Yıllardır bunu saklıyordum."
"Çünkü konuşursam beni de öldüreceklerini düşündüm."
Görevli zarfı alıp hâkime teslim etti.
İçinden eski tarihli fotoğraflar, banka kayıtları ve örgütün gerçek lideriyle ilgili bazı belgeler çıktı.
Hâkim uzun süre evrakları inceledi.
Nehir heyecanla bekliyordu.
Savcı bile ilk kez sessiz kalmıştı.
Hâkim sonunda başını kaldırdı.
"Sunulan belgeler..."
"...dosyanın seyrini değiştirebilecek niteliktedir."
Salonda fısıltılar yükseldi.
Kaan derin bir nefes aldı.
Yıllardır ilk kez umut hissediyordu.
Nehir'in gözleri doldu.
Ela, arka sırada oturan Emir'in koluna hafifçe dokundu.
"Belki de..."
"...her şey değişecek."
Emir başını salladı.
"Hayır."
"Artık değişmek zorunda."
Tam o sırada mahkeme salonunun kapısı sertçe açıldı.
Bir polis memuru içeri girdi.
"Sayın Hâkim!"
"Hemen bilmeniz gereken yeni bir gelişme var!"
Salondaki herkes ayağa kalktı.
Mahkeme bir anda yeniden sessizliğe gömüldü.
