39. bölüm · MASUMİYETİN BEDELİ
39. Bölüm – Söylenmeyenler
Görüş odasının kapısı kapandı.
Kaan her zamanki yerine oturdu.
Nehir de karşısındaki sandalyeye geçti.
İkisi de birkaç saniye boyunca konuşmadı.
Sessizliği Kaan bozdu.
"Hoş geldin... sevgili avukat."
Nehir gülümsedi.
"Hoş buldum."
Kaan derin bir nefes aldı.
"Bugün dosyaları konuşmak istemiyorum."
"Neyi konuşmak istiyorsun?"
Kaan bir süre gözlerini masadan ayırmadı.
Sonra cesaretini toplayıp Nehir'e baktı.
"Şunu fark ettim..."
"Bu davanın en zor tarafı mahkeme değil."
"Nedir?"
"Sana alışmak."
Nehir şaşkınlıkla gülümsedi.
"Ne demek o?"
"Sen hayatıma girmeden önce kimseye güvenmiyordum."
"Şimdi ise seni görmediğim gün eksik hissediyorum."
Odadaki sessizlik yeniden ağırlaştı.
Nehir'in kalbi hızlanmıştı.
"Kaan..."
Kaan sözünü tamamladı.
"Belki zamanı değil."
"Belki de bu cezaevinde bunu söylemem hiç doğru değil."
"Ama kendime daha fazla yalan söyleyemiyorum."
"Ben sana karşı hisler beslemeye başladım, sevgili avukat."
Nehir uzun süre sustu.
Sonra gözleri dolarak hafifçe gülümsedi.
"Ben de uzun zamandır bunu kendime itiraf etmekten korkuyordum."
Kaan dikkatle ona baktı.
"Neyi?"
"Sana karşı boş değilim, Kaan."
"İlk gün seni sadece dosyadaki bir isim sanıyordum."
"Şimdi ise gerçeği görmek istiyorum."
"Ve..."
"...sana değer verdiğimi inkâr edemiyorum."
Kaan'ın yüzünde, uzun zamandır görülmeyen içten bir gülümseme belirdi.
"Demek yalnız değilmişim."
Nehir başını hafifçe salladı.
"Yalnız değilsin."
Tam o sırada görüş süresini bitiren zil çaldı.
İkisi de istemeden ayağa kalktı.
Kapıya yönelen Kaan son kez dönüp gülümsedi.
"Görüşürüz... sevgili avukat."
Nehir de aynı sıcaklıkla karşılık verdi.
"Görüşürüz, Kaan."
İkisi de biliyordu...
Önlerinde hâlâ mahkemeler, sırlar ve tehlikeler vardı.
Ama artık mücadeleye tek başlarına çıkmayacaklardı.
