4. bölüm / 27
Manolyam,manolyam deniz kızım (teoden)Kader hep aynı mı ilerlemeli peki?
Bölümler 27Şu an: Kader hep aynı mı ilerlemeli peki?
- 1 Manolya, fırtınaya rağmen dalları bükülmez141 kelime
- 2 bazı sevdalar, yarım kaldığı için sonsuzdur.129 kelime
- 3 aynı göğe bakarak ayrı düşünenlerin hikayesi228 kelime
- 4 Kader hep aynı mı ilerlemeli peki?349 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Küçük bir dağınıklık575 kelime
- 6 Doğru hisler, ama yanlış kişiye683 kelime
- 7 Belki birazda olsa olabilir489 kelime
- 8 Dürüst olmak gerekirse çılgıncaydı1.141 kelime
- 9 Keşke eski anılardaki gibi olsak621 kelime
- 10 Ateş kırmızısı1.894 kelime
- 11 Soğuk duş gibi aydınlanma788 kelime
- 12 Sert bir bakış açısı1.027 kelime
- 13 Belki olabilir, bilmiyorum797 kelime
- 14 Gene mi yaa488 kelime
- 15 Yine hata yapıyoruz1.200 kelime
- 16 Pizza606 kelime
- 17 Seninle mahsur kalmaya evet904 kelime
- 18 Tüm anılar2.188 kelime
- 19 O kapalı kapılar914 kelime
- 20 Spoiler21 kelime
- 21 Şeffaf duvar2.319 kelime
- 22 Rüya165 kelime
- 23 Bıktım yeminlen toxiclikten604 kelime
- 24 Aras478 kelime
- 25 First kiss mevsusu415 kelime
- 26 Pandoranın kutusu661 kelime
- 27 Utanç379 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Leyla bizi o halde görünce önce birkaç saniye sessiz kaldı, sonra kahkaha atmaya başladı.
L: Vallahi dışarıdan gören ikinizi sevgili sanacak.
Ben elimdeki yarısı yenmiş sandviçle bir anda öksürmeye başladım.
D: Saçmalama ya!
Teoman ise her zamanki gibi pişkin pişkin sırıtıyordu.
T: O kadar da kötü fikir değilmiş aslında.
Gözlerimi devirip koluna hafifçe vurdum.
D: Rüyanda görürsün.
Tam o sırada zil çaldı. Üçümüz de koşarak sınıfa doğru ilerledik. Koridorun köşesinde Aras'la karşılaştık. Bana gülümseyerek yaklaştı.
A: Deniz, az önce seni sınıfta göremedim. İyi misin?
D: İyiyim, sadece biraz acıkmıştım.
Aras gülerek başını salladı.
A: Anlaşıldı. Bu arada bugün çıkışta kütüphaneye gideceğim. İstersen sen de gelebilirsin.
Daha cevap veremeden Leyla araya girdi.
L: Maalesef gelemez.
Şaşkınlıkla ona döndüm.
D: Neden gelemeyeyim?
Leyla sanki çok önemli bir şeyi hatırlamış gibi ellerini çırptı.
L: Çünkü bana söz verdin. Eve gidince odamdaki dolabı taşıyacaktık. Tek başıma yapamam.
Ben böyle bir söz verdiğimi hiç hatırlamıyordum ama Aras anlayışla gülümsedi.
A: O zaman başka zaman.
Arkasını dönüp giderken içimden Leyla'ya söylenecektim ki koluma girdi.
D: Bana ne zaman söz verdim ben?
Leyla sinsice gülümsedi.
L: Vermedin.
D: O zaman neden öyle dedin?
L: Çünkü senin biraz Teoman'la vakit geçirmen lazım.
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
D: Sen kafayı mı yedin?
L: Hayır. Siz eskiden ayrılmazdınız. Sonra büyüdünüz, birbirinize inat etmeye başladınız. Ama birbirinizi hâlâ herkesten iyi tanıyorsunuz.
O sırada Teoman yanımıza geldi.
T: Fısıldaşıp durmayın. Benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?
Leyla hemen koluma girip beni onun yanına itti.
L: Aynen. Bugün Deniz sana yardım edecek.
İkimiz de aynı anda konuştuk.
D: Etmeyecek!
T: Gerek yok!
Leyla kollarını bağlayıp gülümsedi.
L: Karar verildi bile. Annem sizden market alışverişi yapmanızı istedi. Benim ödevim var, gelemem.
Bunun tamamen uydurma olduğunu anlamıştım ama Teoman da fark etmiş olmasına rağmen ses çıkarmadı.
T: Hadi o zaman, huysuz. Bir saatliğine kavga etmeyelim.
Elini uzattı. İstemeyerek de olsa elini tuttum. Çocukluğumuzdan beri ilk kez el ele yürüyorduk. Kalbim sebepsiz yere biraz daha hızlı atmaya başlamıştı. Teoman da elimi hemen bırakmadı. Sanki o da bu anın bitmesini istemiyordu.
Leyla ise arkamızdan bizi izleyip kısık sesle kendi kendine gülümsedi.
L: İkiniz de çok inatçısınız... Ama sonunda olacak.
Bölüm etkileşimi
