7. bölüm · Kül Saatindeki Gölge
BÖLÜM 7 “Onu İlk Kez Gerçekten Gördüm”
İnsan bazen korkudan bağırmaz.
Bazı korkular vardır… sesini bile çalar.
Ben o gece ilk kez gerçekten korktum.
Çünkü Atlas’ın yüzünün altında gördüğüm şey bir canavar değildi.
Daha kötüydü.
Tanıdıktı.
Sanki onu yıllardır görüyormuşum gibi hissettim. Rüyalarımda… kâbuslarımda… çocukken karanlıkta gözlerimi kapattığım anlarda.
Onu daha önce görmüştüm.
Ve bu imkânsızdı.
Bina sallanıyordu. Duvarlardan parçalar düşüyordu ama ben sadece Atlas’a bakıyordum.
O ise bana bakmıyordu.
Başını eğmişti.
Sanki yüzünü görmemi istemiyordu.
“Atlas…” dedim.
Sesim titriyordu.
Yavaşça bana döndü.
Yüzündeki çatlaklar büyüyordu. Siyah çizgiler boynundan çenesine kadar yayılmıştı.
Ve gözleri…
Artık insana ait değildi.
“Benden korkuyorsun,” dedi sessizce.
Yalan söylemek istedim.
Ama yapamadım.
Çünkü korkuyordum.
Hem de çok.
Tam o sırada yerdeki yaratık tekrar hareket etti.
Babamın yüzünü taşıyan şey.
Kırılmış boynunu düzelterek ayağa kalktı. Kemiklerinden gelen ses midemi bulandırdı.
Ama en kötü kısmı…
Hâlâ babam gibi konuşmasıydı.
“Bak işte,” dedi bana.
“Gerçek yüzünü gördün.”
Atlas bir anda yaratığa döndü.
“Sus.”
O tek kelimeyle oda buz gibi oldu.
Yaratık gülümsedi.
“Ona anlatmadın mı?”
“Neden bütün ölülerin senden korktuğunu?”
Kalbim hızlandı.
“Ne anlatacak?”
Atlas sustu.
Bana bakmıyordu.
Ve o an içimde kötü bir his doğdu.
Sanki herkes bana yalan söylüyordu.
Yaratık bana doğru bir adım attı.
Atlas hemen önümü kapattı ama gözlerimi ondan ayıramıyordum.
Çünkü yaratık konuşurken sesi bazen gerçekten babam gibi oluyordu.
“Mira… annen öldüğünde oradaydın.”
Nefesim kesildi.
“Kes şunu,” dedi Atlas.
Ama yaratık durmadı.
“Hatırlamıyor çünkü sen sildin.”
Başım dönmeye başladı.
Sanki beynimin içinde bir şey kırılıyordu.
Bir görüntü gördüm.
Hastane ışıkları.
Kan.
Annemin eli.
Ve bir erkek sesi:
“Kalbi duruyor!”
Kulaklarımı kapattım.
“Yeter!”
Ama görüntüler devam etti.
Ben ağlıyordum.
Birisi bana sarılıyordu.
Ve o kişi…
Atlas’tı.
Ama daha genç görünüyordu.
İnsan gibiydi.
Gözleri normaldi.
Ve bana şunu söylüyordu:
“Seni kurtaracağım.”
Bir anda gerçekliğe geri döndüm.
Nefes nefeseydim.
Atlas bana yaklaşmaya çalıştı.
Ama geri çekildim.
Çünkü kafamın içinde tek bir soru vardı:
“Sen kimsin?”
Atlas birkaç saniye sustu.
Sonra hayatım boyunca unutamayacağım cümleyi söyledi:
“Ben… sen öldüğünde doğdum.”
O an zaman durmuş gibi hissettim.
Yaratık kahkaha attı.
Duvarlar çatladı.
Ve ben ilk kez şunu düşündüm:
Ya ben gerçekten yaşamıyorsam?
