7. bölüm / 34
Kolyedeki AnahtarBölüm 7: Burası Neresi?
Bölümler 34Şu an: Bölüm 7: Burası Neresi?
- 1 Bölüm 1: Mektuplar165 kelime
- 2 Bölüm 2: Davetiyeler316 kelime
- 3 Bölüm 3: Doğum Günü Sabahı303 kelime
- 4 Bölüm 4: Misafirler330 kelime
- 5 Bölüm 5: Hediye410 kelime
- 6 Bölüm 6: Sır510 kelime
- 7 Bölüm 7: Burası Neresi?389 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Bölüm 8: Kaçış542 kelime
- 9 Bölüm 9: Eve Dönüş200 kelime
- 10 Bölüm 10: Haftanın İlk Günü650 kelime
- 11 Bölüm 11: Şeker Evreni279 kelime
- 12 Bölüm 12: Proje Ödevi586 kelime
- 13 Bölüm 13: Eksik166 kelime
- 14 Bölüm 14: Çare Arayışı282 kelime
- 15 Bölüm 15: Çare415 kelime
- 16 Bölüm 16: Eksik Parça270 kelime
- 17 Bölüm 17:Düşünceler115 kelime
- 18 Bölüm 18: İlahi Bakış Açısı372 kelime
- 19 Bölüm 19:İlan407 kelime
- 20 Bölüm 20:Gece Düşünceleri287 kelime
- 21 Bölüm 21: Denemeler173 kelime
- 22 Bölüm 22: Sonunda384 kelime
- 23 Bölüm 23: O418 kelime
- 24 Bölüm 24:O197 kelime
- 25 Bölüm 25: Bazı İtiraflar191 kelime
- 26 Bölüm 26:Utanç173 kelime
- 27 Bölüm 27: Karşılıklı119 kelime
- 28 Bölüm 28: Kader218 kelime
- 29 Bölüm 29: Nasılsın?223 kelime
- 30 Bölüm 30: Onu Buldum432 kelime
- 31 Bölüm 31: Ne?270 kelime
- 32 Bölüm 32: Sohbet467 kelime
- 33 Bölüm 33: Lunapark599 kelime
- 34 Bölüm 34: Artık Gitmem Gerek490 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-Kızım, kızım uyan!
Kim bu ya? Kesin babam. Sanki bilmiyor geç uyanmayı sevdiğimi. Hem bir sonraki gün okul var zaten, biraz daha uyusam ne olur ki? Bu yatak neden bu kadar rahatsız ya! Okul sabahı olsa yumuşacık olurdu, şimdi taş gibi.
Anlaşılacağı üzere baya sınırlı uyandım. Sonra yatağıma baktım. Yatağım? Yatağım yoktu. Yattığım yer taş gibi değildi, taştı!
Bana seslenen adam gözlerimi açtığımı görünce bana seslendi:
-Şükür be! Öldün sandım. Gerçi bana neyse! Tanımıyorum etmiyorum seni. Olsun ama, yaşıyorsun ya!
Telaşlı görünüyordu. Hayatımda ilk defa görmüş olmama rağmen, çok samimi olduğu yüzünden belliydi. Fakat burası neresiydi? Odam değildi, o kesin. Evimizden herhangi bir yer de değildi. Sokağın ortasıydı! Ama normal bir sokak değil. Dünyada hiç görülemeyecek türden bir sokak. Resmen şekerdendi! Evet, farkındayım. Aşırı imkansız görünüyor. Şekerden? Ama öyleydi işte! Beni uyandıran adama sordum:
-Neredeyim ben ya?!
-Buradasın işte!
-Abi ne diyorsun? Neresi burası?
-Aman sen de soru sormayı ne seviyormuşsun be!
-Söyleyecek misiniz artık ne olduğunu!
Sinirlenmiştim. Sanki oyun oynuyordu. Ben, nerede olduğumu, buraya nasıl geldiğimi bilmiyordum. Etrafımdaki herkes yabancıydı. E korkuyordum da. Ne sanıyordu bu adam kendini ya! O sırada bir kadın geldi. Güleryüzle:
-Burası Şeker Ülkesi. Yani ülke diyorlar ama burası ayrı bir evren gibi. Bak, bu jelibon mesela şu ağaçtan!
Sağımdaki ağacı gösterdi. Ağaçtan jelibon mu çıkıyordu? Şimdi anlamıştım. Burası annemin dediği diğer evrenlerden biriydi. Ama buraya nasıl gelmiştim ki? Sordum:
-Peki nasıl geldim buraya? Bir şey biliyor musunuz?
-Hayır. Hiçbir şey bilmiyorum. Tek bildiğim, uyanmadan önce boynundaki kolyeyi sımsıkı tutuyordun. Sanırım kolyeni çok seviyorsun. Gerçekten güzelmiş.
Şimdi anlamıştım. Büyük ihtimal gece uyurken kolyeyi sıkıca tutmuştum. Uyurken halihazırda gözlerim kapalı olduğu için de buraya ışınlanmıştım. Yani bir evrene işınlanmak için gerekli her şey olmuştu; gözlerim kapalıydı ve kolyeyi tutuyordum.
Peki buradan nasıl çıkacaktım? Yani aslında bana kalsa gitmek istemezdim. Ama sonuçta kendi evime gitmem gerekiyordu.
Sonra akışına bırakmaya karar verdim. Nasıl olsa eve gidecektim, öyle değil mi? Ama önce şu jelibonlardan yemeliydim. Belki de biraz şu bonibonlardan! Ayrıca, kadın bana sadece şeker ülkesi demişti ama burada çikolatalar da vardı. Çifte mutluluk! Ama nasıl müthiş görünümlü bir elmanın içinden bile kurt çıkabiliyor, buradan da şu sinir bozucu adam çıkmıştı. Ayrıca, bana bakmaktan gözlerini alamıyordu. Neye bakıyorsa! Fakat en sonunda ona da kafayı bakmamaya karar verdim. Ve kendimi bir marsmellow tarlasının ortasında buldum. Şu marsmellowlar hayatımda yediğim en kötü şey falan. Ama burda onlar bile lezzetli.
Peki
Bölüm etkileşimi
