19. bölüm / 34
Kolyedeki AnahtarBölüm 19:İlan
Bölümler 34Şu an: Bölüm 19:İlan
- 1 Bölüm 1: Mektuplar165 kelime
- 2 Bölüm 2: Davetiyeler316 kelime
- 3 Bölüm 3: Doğum Günü Sabahı303 kelime
- 4 Bölüm 4: Misafirler330 kelime
- 5 Bölüm 5: Hediye410 kelime
- 6 Bölüm 6: Sır510 kelime
- 7 Bölüm 7: Burası Neresi?389 kelime
- 8 Bölüm 8: Kaçış542 kelime
- 9 Bölüm 9: Eve Dönüş200 kelime
- 10 Bölüm 10: Haftanın İlk Günü650 kelime
- 11 Bölüm 11: Şeker Evreni279 kelime
- 12 Bölüm 12: Proje Ödevi586 kelime
- 13 Bölüm 13: Eksik166 kelime
- 14 Bölüm 14: Çare Arayışı282 kelime
- 15 Bölüm 15: Çare415 kelime
- 16 Bölüm 16: Eksik Parça270 kelime
- 17 Bölüm 17:Düşünceler115 kelime
- 18 Bölüm 18: İlahi Bakış Açısı372 kelime
- 19 Bölüm 19:İlan407 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 Bölüm 20:Gece Düşünceleri287 kelime
- 21 Bölüm 21: Denemeler173 kelime
- 22 Bölüm 22: Sonunda384 kelime
- 23 Bölüm 23: O418 kelime
- 24 Bölüm 24:O197 kelime
- 25 Bölüm 25: Bazı İtiraflar191 kelime
- 26 Bölüm 26:Utanç173 kelime
- 27 Bölüm 27: Karşılıklı119 kelime
- 28 Bölüm 28: Kader218 kelime
- 29 Bölüm 29: Nasılsın?223 kelime
- 30 Bölüm 30: Onu Buldum432 kelime
- 31 Bölüm 31: Ne?270 kelime
- 32 Bölüm 32: Sohbet467 kelime
- 33 Bölüm 33: Lunapark599 kelime
- 34 Bölüm 34: Artık Gitmem Gerek490 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fotokopi dükkanının önüne geldim. Gerçekten aşırı sıra vardı. Saat öğlen 12 olmasına rağmen sanki sıra bana gelene kadar akşam 7-8 olacakmış gibiydi. Ama çok iddialı bir sloganı vardı. İlanı yapılan herkesin gün içerisinde bulunacağını iddia ediyordu.
Aslında pek inandırıcı değildi ama, başka şansım mı vardı? Sıraya geçtim. Sanki bana gelecekmiş gibi.
Düşündüğümden hızlı geçti. Hızlı geçti demedim. Beklediğimden. 3 saat civarı bekledim ve SONUNDA. Adam fotoğraf istedi. Telefonum yanımdaydı. Evrenler arasında yanımızdaki her şey yanımızda kalıyormuş. Tamamdır. Galerimi açtım. Annemin bir sürü fotoğrafı vardı. Fakat bir sorun vardı. Pınar'ın bende hiç fotoğrafı yoktu.
Geri dönemezdim. 3 saat sıra beklemiştim. Annemin bir resmini seçip bastırdım. 50 tane annemin fotoğrafının basılı olduğu kağıdı aldım ve ciddi ciddi ağaçlara, duvarlara yapıştırmaya başladım. Bu bana baya garip gelmişti. Bu tarz şeyler 20 yıl falan geride kalmamış mıydı? Ama düşününce, bu evrenin kaç yılında olduğunu da bilmiyorduk. Onların teknolojisinin hâlâ o kadar gelişmemiş olma ihtimali vardı. Demek ki insanlar kullanıyordu. Ki sıranın yoğunluğundan da gerçekten kullanıldığı belli oluyordu.
Tüm ilanları asmıştım. Bir banka oturdum. Bakkal tarzı bir yerden yiyecek bir şeyler aldım. Ne olduğunu tam olarak ben de bilmiyorum aslında. Ama tadı fena değildi. Ayrıca, buranın bizim dünyamızdan tam olarak farkı ne onu da tam çözememiştim. Bizim dünyamızdan farklıydı ama bu farkı bulamıyordum. Pek de sorgulamadım. Ne fark eder ki?
Bunları düşünürken bir parmak şıklatması duydum. Bir adam geldi ve annenizi buldum dedi. Ne?! Daha yarım saat olmamıştı. Demek ki ilan bastırmamı sağlayan adam haklıydı. Kaybolan herkes gün içinde bulunuyordu. Ve bir daha parmağını şıklattı. Annem karşımdaydı?? Ayrıca Pınar da. İki şok yaşadım: birincisi, bu adam parmağı ile nasıl bir şeyleri ışınlayabiliyordu? İkincisi de Pınar'a da ihtiyacım olduğunu nereden biliyordu?
Sonradan açıkladığı üzere, bu dünyanın oluşma amacı zaten insanların parmak şıklatarak bir şeyleri ışınlayabilme gücüymüş. Parmak şıklatarak ışınlanma evreni. Şeker evreni gibi. Farklı bir versiyonu. Şeker evreni... Çok güzeldi... İnsanları, şekerleri, insanları... Bazı sinir bozucu insanları.
Her neyse.
Annemleri bulmuştum. Kolye zaten bendeydi. Gidebilirdik! Gidecektik de. Ama o sırada Pınar:
-Ben burada kalacağım! Dedi.
Ne?! Sözüne devam etti:
-Zaten beni sevmiyorsun. Benim de seni sevdiğim pek söylenemez. Aynı okulda okuyoruz. Yani sürekli görüşmek zorunda kalacağız. Maalesef. Benim dünyada sevdiğim kimse yok. Ama burada oldu. Şu iki saat içerisinde birkaç dostum oldu. Gerçekten. Ben burada kalmak istiyorum. Anneme de öldüğümü falan söyleyin işte. Umrumda değil.
Pınar neler diyordu? Annesini, babasını nasıl bırakabilirdi ki? Aklım almamıştı. Ama onu zorlayamazdım. Annemin elinden tuttum. Giderken ona baktım. Bana gülümsedi. İlk defa.
Muhtemelen onu son görüşüm oldu.
Bölüm etkileşimi
