7. bölüm · Kırılan Gard
Bölüm 6 — Sessiz Yumruklar
Ertesi gün salonda alışılmadık bir sessizlik vardı.
Güneş normalde çoktan konuşmaya başlamış olurdu ama bugün sessizdi.
Tugay içeri girince etrafa baktı.
"Alev gelmedi mi?"
Güneş yüzünü kaldırdı.
"Hayır."
"İlk kez mi gelmiyor?"
Güneş birkaç saniye sustu.
"Bugün..." dedi yavaşça, "Alev'in annesinin ölüm yıl dönümü."
Tugay'ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.
"...Ne?"
Bir anda önceki günkü şakaları aklına geldi.
Alev'in bazen sebepsiz yere sessizleşmesi...
Bir şeyler söylemek isteyip vazgeçmesi...
Tugay başını eğdi.
"Ben... bilmiyordum."
Akşam olmuştu.
Alev salonun arkasındaki küçük tribünde tek başına oturuyordu.
Kulaklığı vardı ama müzik bile açmamıştı.
Sadece boş boş karşıya bakıyordu.
Ayak sesleri duyuldu.
Yanına biri oturdu.
Tugay.
Alev dönüp bakmadı.
"Beni yalnız bırak."
Tugay birkaç saniye sustu.
Normalde hemen konuşurdu.
Ama bu kez konuşmadı.
Bir süre sessizce yan yana oturdular.
Sonra Tugay cebinden bir meyve suyu çıkarıp Alev'e uzattı.
Alev kaşlarını çattı.
"Bu ne?"
"Bilmiyorum."
"Nasıl bilmiyorsun?"
"İnsan üzülünce ne yapılır bilmiyorum."
Alev ilk defa ona döndü.
Tugay yere bakıyordu.
"Ama..." dedi sessizce, "tek başına üzülmek zorunda da değilsin."
Alev birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra gözlerini kaçırdı.
Çünkü ilk kez...
Kalbindeki sert duvara küçük bir çatlak oluşmuştu.
