4. bölüm · Kırılan Gard
Bölüm 3 — Aynı Ringde
Salonda birkaç kişi dönüp Alev ve Tugay'a baktı.
Alev kaşlarını çatmıştı.
"Olmaz."
Tugay da şaşkın görünüyordu.
"Ben de biraz korktum şu an."
Alev kollarını bağladı.
"Korktun mu?"
Tugay omuz silkti.
"Yani... bana bakışın biraz tehlikeli."
Güneş yan taraftan gülmeye başladı.
"Alev, çocuğu ilk günden dövme bari."
Alev ona sert bir bakış attı.
Güneş anında sustu.
Antrenör düdüğü çaldı.
"Konuşmayı bırakın. Geçin karşılıklı."
Alev istemeyerek ringe çıktı.
Tugay da karşısına geçti.
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
"Bak..." dedi Tugay, eldivenlerini düzeltirken. "Eğer yanlışlıkla yere düşersem çok üzülme."
Alev kaşını kaldırdı.
"Yanlışlıkla mı?"
Tugay sırıttı.
"Evet, çünkü çok havalı düşebilirim."
Alev gözlerini devirdi.
"Bu çocuk neden bu kadar konuşuyor?"
Antrenör düdüğü çaldı.
Başlar başlamaz Alev hızlı bir hareket yaptı.
Tugay şaşkınlıkla geri çekildi.
"Bir dakika! Bir dakika! Daha hazır değildim!"
Alev gülümsememeye çalıştı.
İlk kez.
İlk kez Tugay'ın komik hâli biraz hoşuna gitmişti.
Tam o sırada Tugay ayağını yanlış bastı.
"DUR—"
"PAT!"
Dengesini kaybedip yere düştü.
Salon birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Güneş'in kahkahası duyuldu.
Alev de dayanamadı.
Küçük bir kahkaha attı.
Tugay yerde yatarken gözlerini büyüttü.
"Sen..."
Alev hâlâ gülüyordu.
"...Az önce güldün mü?"
Alev bir anda ciddileşti.
"Hayır."
"Yalan söylüyorsun!"
Ve ilk kez...
Tugay, Alev'in gülüşünü görmüştü.
