Kayıp Edebiyat kitap kapağı

6. bölüm / 10

Kayıp Edebiyat

Bölüm 6

Vaveyla Yazarı: Berceste 💜

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: Bölüm 6

“Bir kitap inerken raftan,kalbin içinden geçer bazen;
Sessizce konuşur harfler, bilmeden düşer söz dilden.”
— Behçet Necatigil

Ruşân
Okulun en aydınlık sınıfıydı 10/B. Büyük pencerelerden süzülen ışık, kitapların üzerine dökülüyordu. Panolar renkliydi, masalar çiçeklerle süslenmişti. Ellerinde kitap taşıyan öğrenciler birer karınca gibi koşturuyor, herkes bir şey yetiştirme telaşındaydı. Ruşân, sınıfın ortasında durmuş, bir süredir sadece onları izliyordu.
“Haydi çocuklar, posteri biraz daha yukarı alın. Ve kitapları düzgün dizin. Unutmayın, bu bizim kitap şölenimiz. Misafirlerimiz olacak.”
Bu etkinliği planlarken yalnızca öğrencilerine bir şey katmak istememişti. Aslında kendi içindeki sessizliğe de bir yol arıyordu. Kitapların arasında konuşan eski sesleri duymak istemişti belki de.
Masaların birinde çocuklar fuar için gelen kitapları tanıtmak üzere hazırlık yapıyordu. Her öğrenci bir kitabı seçmişti. İçlerinden biri, Ecrin, ona yaklaştı.
“Hocam, abim de bugün gelecek. Sürpriz yaptı. Kitapları çok sever o da.”
Ruşân gülümsedi. “Ne güzel. Demek sizin evde kitaplar konuşuyor.”
Günün ilerleyen saatlerinde konuklar sınıfa dolmaya başladı. Kitap meraklıları, öğretmenler ve öğrenciler yavaş yavaş yerlerini aldı. Ruşân, tüm detayları kontrol etmek için sınıfı bir kez daha turlarken kapı aralandı. İçeri giren adam gözlüklerini çıkardı, gözleri sınıfı taradı. Ecrin hemen koştu.
“Abiii!”
Adamın adı neydi? Sami. Birkaç kez geçmişti bu isim. Fakat Ruşân’ın zihni, sesler ve kelimelerle o kadar doluydu ki, yüzünü dikkatlice ilk kez görüyordu.
Göz göze geldiler. Ruşân, bir an duraksadı. Sami ise hafifçe başını eğdi.
“Kitaplar arasında tanışmak... en güzel tesadüflerden,” dedi adam, ince bir tebessümle.
Ruşân ise sadece başını sallayabildi. Çünkü o an, yıllardır zihninde dönüp duran bazı kelimeler anlamını bulmuş gibi oldu.
📜📜📜📜📜
Sami
Sınıfa ilk adımını attığında eski bir kitap kokusu doldu içine. Rafların arasında gezinen çocuklar, panoya asılmış yazılar, titizlikle dizilmiş kitaplar... Hepsi bir araya gelince, sanki eski bir arşivin canlanmış haliydi burası.
Kardeşi Ecrin’in heyecanı bulaşıcıydı ama Sami’nin gözü, bir kişide takılı kaldı. Küt kahverengi saçları omzuna dökülmüş, gözleri kitaplardan daha sessizdi. O, oydu işte. Ruşân. Kütüphaneye geldiğinde fazla incelememiş ancak sessizliği de dikkatini çekmişti. Kitapçıda gördüğünde de onda garip bir şeyler hissetmişti. Ancak yüzünü ilk defa bu kadar net görüyordu.
Göz göze geldiklerinde, Sami için zaman kısa bir duraklama yaşadı. Ne bir el sıkışma ne bir uzun sohbet. Sadece kısa bir cümle yeterliydi.
“Kitaplar arasında tanışmak... en güzel tesadüflerden.”
Bu cümleyi bir gün eski bir deftere not etmişti. Ve şimdi, ilk kez o defterde yazdığı kelimeler kadar gerçek bir karşılaşma yaşıyordu. Elinde tuttuğu not defterini cebine yerleştirdi. Bu tanışmanın kendine ait bir başlığı olmalıydı: “Gerçek ve kurgu arasındaki ince çizgi.”
Fuar devam ederken Sami bir köşede bekledi. Ruşân çocuklarla ilgileniyor, her birine sevgiyle yaklaşıyordu. Sami ise gözlemliyordu sadece. Çünkü bazı hikâyeler önce izlenmeli, sonra yazılmalıydı.
📜📜📜📜📜
Kelimeler arasında geçen bir tanışmaydı bu. Ne büyük laflar edildi ne de dramatik sahneler yaşandı. Ama gözlerin içinden geçen o ince anlam, yıllardır yazılmayı bekleyen bir hikâyenin ilk cümlesiydi belki de.
İki yalnızlık, kitapların gölgesinde karşılaştı. Belki aynı kitabın iki ayrı sayfasıydılar. Şimdi aynı cildin içinde, aynı hikâyenin peşine düşeceklerdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.