Kayıp Edebiyat kitap kapağı

1. bölüm / 10

Kayıp Edebiyat

Bölüm 1

Vaveyla Yazarı: Berceste 💜

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: Bölüm 1

Merhaba
İlk kitabım, ilk heyecanım ve ilk yazarlık deneyimim olan Kayıp Edebiyat ile karşınızdayım 📜
Bu benim çıktığım ilk yolculuk olduğu için kelimelerimde, kurgumda ufak tefek acemilikler veya hatalar olabilir. Şimdiden anlayışınıza ve hoşgörünüze sığınıyorum. Her bir yorumunuz, eleştiriniz ve desteğiniz benim için çok kıymetli. Gidişatı nasıl bulduğunuzu ve düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan lütfen çekinmeyin.
Umarım Ruşân ve Sami’nin bu gizemli hikâyesi sizin de kalbinize dokunur.
Keyifli okumalar! ❤️
~~~~~~
Bir Kelime Yeter Bazen
"Bir kelime yeter bazen... Tüm hayatı sessizce yerinden oynatmaya." — Ahmet Telli

[ Ruşân ]
Sabahlar hep aynıydı. Ama bugün biraz daha griydi Ankara. Sınıfın camını araladığında ince bir sis, okulu boğar gibiydi. Kahvesinden bir yudum aldı. Gözleri tahtadaki silik cümleye takıldı: "Beni bir kelimeyle hatırla." Geçen haftadan kalmıştı.
Öğrenciler ağır adımlarla içeri girerken, Ruşân gözlüğünü düzeltti ve seslendi:
— "Bugün size bir metin getirdim. Yazarı bilinmiyor. Dönemi de net değil. Ama sizin yorumlarınızı duymak istiyorum."
Çıt çıkmadı önce. Sonra Murat el kaldırdı:
— "Bu... gizemli bir şey mi hocam?"
— "Gizemli kelimeleri çözmek, edebiyatın en eski oyunudur, Murat," dedi gülerek.
Kâğıtlar dağıtıldı. İçinde sadece bu cümle yazıyordu: "Zaman unutur, kelimeler değil." Bir sessizlik daha oldu sınıfta. Ama bu, alışılmış türden değildi. Sanki herkes, o cümlede bir şey duymuştu. Ya da hissetmişti.

[ Sami ]
Masanın üzerindeki toz, zamanın ağır elleriydi sanki. Sami, eski evraklara bakarken parmak uçlarıyla geçmişi hissederdi. O gün, randevusuz biri gelecekti. Edebiyat öğretmeniymiş. İçten içe önemsemezdi böyle ziyaretçileri. Çoğu meraklı ama yüzeysel olurdu.
Ama Ruşân içeri girdiğinde, elindeki zarfa değil, bakışlarına takıldı gözü. Kadın, sessizdi. Ama bu sessizlik konuşuyordu. Zarfı uzattı. Konuşmadan.
Sami dikkatlice açtı mektubu. Gözü, eski bir yazıya takıldı: Osmanlıca. Ve hemen altında, tuhaf bir not: "Söz'ü kurtar, Sır açılmadan evvel." Birden hatırladı. Bu cümleyi bir yerde daha görmüştü. Yıllar önce, katalog dışı bırakılmış eski bir divan nüshasında. Ama o metin... yok edilmişti. Ya da yok edilmiş olduğu söylenmişti.
İki yabancı. İki farklı zaman tutkunu. Biri kelimelerle yaşayan, diğeri belgelerle. Ama aynı şeyin peşindeler: Unutulmuş bir iz. Ne Ruşân ne de Sami o gün, ellerine tutuşturulan bu cümlenin sadece bir başlangıç olduğunu bilmiyordu. Bir kelimeyle başlayan her şey, bir sessizliğe dönüşecek. Ve bazı sessizlikler, ömür boyu yankılanacak.

~~~~~~
Bu bölümü nasıl buldunuz? İlk kitabım olduğu için görüşleriniz ve düşünceleriniz benim için çok önemli, yorumlarda paylaşmayı unutmayın
Yeni bölümde görüşmek üzere, sevgiyle kalın ❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.