12. bölüm / 23
KayıpBölüm4 Geriye Kalan
Bölümler 23Şu an: Bölüm4 Geriye Kalan
- 1 Bölüm 1 Kaybolan Hayatlar659 kelime
- 2 Bölüm 2 Altı aylık sesizlik460 kelime
- 3 Bölüm 3 — Beni Bul596 kelime
- 4 Bölüm4 Geriye Kalan596 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 5 Yeni Hayat843 kelime
- 6 Bölüm 6 Yabancı Kapılar1.726 kelime
- 7 Bölüm 7 Yeni Düzen1.328 kelime
- 8 ODA 12’Yİ TANIYALIM245 kelime
- 9 Bölüm 8 Saklı Yaralar1.285 kelime
- 10 Bölüm 9: Geçmişin İzleri1.357 kelime
- 11 Bölüm 10 Eski Dosya1.126 kelime
- 12 Bölüm 11 CevapsızSorular4.098 kelime
- 13 BÖLÜM 12: Sırların Gölgesinde1.699 kelime
- 14 BÖLÜM 13 Kesişen Yollar2.357 kelime
- 15 BÖLÜM 14 Karanlık İz913 kelime
- 16 BÖLÜM 15 Büyük Gün.1.001 kelime
- 17 Bölüm 16 iki Hayat1.159 kelime
- 18 BÖLÜM 17 – İKİ HAYAT ARASINDA4.923 kelime
- 19 Bölüm 18 — Düşmanlar1.382 kelime
- 20 Bölüm 19 — Gülüşün Ardındaki Çocuk798 kelime
- 21 Bölüm 20 — Geçmişten Gelen Ses1.983 kelime
- 22 Bölüm 21 — Sakladığı Şey1.049 kelime
- 23 Bölüm 22 — Fırlama’ nın Gerçeği1.152 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İlk fark ettiği şey sesti.
Düzenli aralıklarla gelen, ince ve mekanik bir sesti.
Bip...
Bip...
Bip...
Emre gözlerini açmaya çalıştı.
Başaramadı.
Göz kapakları ağırdı.
Sanki onları açmak için bütün gücünü kullanması gerekiyordu.
Bir süre sonra tekrar denedi.
Bu kez gözleri çok az aralandı.
Beyaz bir ışık gördü.
Tavan.
Sonra bulanık bir şekil.
Emre gözlerini yeniden kapattı.
Nerede olduğunu bilmiyordu.
Ne kadar zamandır burada olduğunu da.
Sadece başının ağrıdığını hissediyordu.
Bir süre sonra bir ses duydu.
"Emre?"
Ses yakından geliyordu.
Emre gözlerini yeniden açtı.
Bu kez yanında beyaz önlüklü bir kadın vardı.
Kadın ona dikkatle bakıyordu.
"Beni duyabiliyor musun?"
Emre cevap vermek istedi.
Boğazından yalnızca çok hafif bir ses çıktı.
Kadın hemen hemşireye döndü.
"Doktora haber verin. Emre uyandı."
Emre'nin gözleri odada dolaştı.
Beyaz duvarlar...
Cihazlar...
Serum...
Yatak...
Sonra tekrar kadına baktı.
Dudakları güçlükle hareket etti.
"Ben..."
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
Kadın biraz daha yaklaştı.
"Yavaş. Konuşmaya çalışma."
Emre gözlerini kapatıp birkaç saniye dinlendi.
Sonra aklına ilk gelen şeyi sordu.
"Annem..."
Hemşire cevap vermedi.
Emre bu kez biraz daha ısrar etti.
"Annem nerede?"
Odanın kapısı açıldı.
Doktor içeri girdi.
Emre'nin yanına yaklaşarak gözlerini kontrol etti.
"Emre, beni duyuyor musun?"
Emre hafifçe başını oynattı.
"Evet..."
Doktor küçük bir gülümsemeyle hemşireye baktı.
"Tamam. Çok zorlamayalım."
Emre tekrar konuşmaya çalıştı.
"Babam?"
Doktorun yüzündeki ifade değişti.
Bir anlığına sessiz kaldı.
Emre bunu fark etti.
"Babam nerede?"
Doktor yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
"Emre, çok uzun zamandır uyuyorsun."
Emre kaşlarını çattı.
"Ne kadar?"
Doktor birkaç saniye düşündü.
"Yaklaşık altı ay."
Emre'nin gözleri büyüdü.
Altı ay...
Bu onun için hiçbir anlam ifade etmiyordu.
Sanki bir gece önce arabada oturmuştu.
Yağmuru izliyordu.
Karan yanında oyuncak arabasıyla oynuyordu.
Emre fısıldadı:
"Karan..."
Doktorun yüzündeki ifade yeniden değişti.
Emre bunu görür görmez huzursuzlandı.
"Karan nerede?"
Kimse cevap vermedi.
"Kardeşim nerede?"
Doktor derin bir nefes aldı.
"Emre..."
"Karan nerede?"
Bu kez sesi daha yüksek çıkmıştı.
Doktor sakin kalmaya çalıştı.
"Kaza sırasında kardeşin araçta bulunamadı."
Emre birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sanki duyduğu cümleyi anlamaya çalışıyordu.
"Bulunamadı mı?"
"Evet."
"Ama..."
Emre'nin nefesi hızlandı.
"O... arabada benim yanımdaydı."
Doktor sessizce başını salladı.
"Biliyoruz."
"O zaman nerede?"
Doktor cevap vermeden önce dikkatle Emre'ye baktı.
"Arama çalışmaları yapıldı."
Emre'nin gözleri dolmaya başladı.
"Bulamadınız mı?"
Doktorun sessizliği cevap oldu.
Emre başını yana çevirdi.
Gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü.
"Annem?"
Bu kez doktorun cevap vermesi daha da zor oldu.
"Emre..."
Çocuk gözlerini doktora çevirdi.
"Annem nerede?"
Doktor yavaşça konuştu.
"Annen ve baban... kazada hayatlarını kaybetti."
Emre'nin yüzündeki ifade dondu.
Bir süre hiçbir tepki vermedi.
Sanki kelimeler odanın içinde asılı kalmıştı.
Hayatlarını kaybetti.
Emre bu cümlenin ne anlama geldiğini biliyordu.
Ama kabul etmek istemiyordu.
"Hayır..."
Sesi titredi.
"Hayır, ben daha dün..."
Cümlesini tamamlayamadı.
Dün müydü?
Altı ay önce miydi?
Zaman birbirine karışmıştı.
Gözlerini kapattı.
Karan'ın sesi zihninde yankılandı.
"Benimki daha hızlı."
Emre'nin parmakları çarşafa sıkıca tutundu.
"Karan beni bekliyordur."
Doktor hiçbir şey söylemedi.
"Beni bekliyordur."
Bu kez Emre'nin sesi daha kararlıydı.
"Karan beni bekliyordur."
---
O gece Emre uzun süre uyuyamadı.
Hastane odası karanlıktı.
Koridordan gelen ışık kapının altından ince bir çizgi hâlinde içeri süzülüyordu.
Emre gözlerini kapattı.
Karan'ı düşündü.
Küçük ellerini...
Oyuncak arabasını...
Gülüşünü...
Sonra kaza gecesi geldi aklına.
Yağmur.
Telefon.
Babası.
Silah sesi.
Ve karanlık.
Emre bir anda gözlerini açtı.
Kalbi hızlı çarpıyordu.
Odanın içinde yalnızdı.
Karan'ın sesini duyduğunu sandı.
Çok uzaktan geliyormuş gibiydi.
"Abi..."
Emre doğrulmaya çalıştı.
"Karan?"
Cevap gelmedi.
Gözleri odanın içinde dolaştı.
Kimse yoktu.
Ama o ses...
Gerçek miydi?
Yoksa sadece özleminin sesi miydi?
Emre yavaşça yatağa geri yaslandı.
Gözlerinden yaşlar süzüldü.
Dudaklarından tek bir cümle çıktı:
"Seni bulacağım, Karan."
Ve o anda Emre'nin içinde bir şey değişti.
Altı ay sonra gözlerini açmıştı.
Ailesini kaybetmişti.
Kardeşi kayıptı.
Ama artık beklemeyecekti.
Karan'ı bulacaktı.
Bölüm etkileşimi
