7. bölüm / 23
KayıpBölüm 2 Altı aylık sesizlik
Bölümler 23Şu an: Bölüm 2 Altı aylık sesizlik
- 1 Bölüm 1 Kaybolan Hayatlar659 kelime
- 2 Bölüm 2 Altı aylık sesizlik460 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3 — Beni Bul596 kelime
- 4 Bölüm4 Geriye Kalan596 kelime
- 5 Bölüm 5 Yeni Hayat843 kelime
- 6 Bölüm 6 Yabancı Kapılar1.726 kelime
- 7 Bölüm 7 Yeni Düzen1.328 kelime
- 8 ODA 12’Yİ TANIYALIM245 kelime
- 9 Bölüm 8 Saklı Yaralar1.285 kelime
- 10 Bölüm 9: Geçmişin İzleri1.357 kelime
- 11 Bölüm 10 Eski Dosya1.126 kelime
- 12 Bölüm 11 CevapsızSorular4.098 kelime
- 13 BÖLÜM 12: Sırların Gölgesinde1.699 kelime
- 14 BÖLÜM 13 Kesişen Yollar2.357 kelime
- 15 BÖLÜM 14 Karanlık İz913 kelime
- 16 BÖLÜM 15 Büyük Gün.1.001 kelime
- 17 Bölüm 16 iki Hayat1.159 kelime
- 18 BÖLÜM 17 – İKİ HAYAT ARASINDA4.923 kelime
- 19 Bölüm 18 — Düşmanlar1.382 kelime
- 20 Bölüm 19 — Gülüşün Ardındaki Çocuk798 kelime
- 21 Bölüm 20 — Geçmişten Gelen Ses1.983 kelime
- 22 Bölüm 21 — Sakladığı Şey1.049 kelime
- 23 Bölüm 22 — Fırlama’ nın Gerçeği1.152 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastanenin koridorlarında gece boyunca ışıklar hiç sönmedi.
Acil servisin önünde insanlar gelip gidiyor, doktorlar bir odadan diğerine koşuyor, hemşirelerin hızlı adımları sessizliği sürekli bölüyordu.
Fakat ameliyathanenin kapısının ardında zaman durmuş gibiydi.
Emre hâlâ ameliyattaydı.
Saatler geçti.
Dışarıda yağmur dinmişti.
Ama Aydın ailesinin hayatında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
---
Ameliyathanenin kapısı sonunda açıldı.
Doktor maskesini çıkarırken derin bir nefes aldı.
Koridorda bekleyen sağlık görevlileri ona döndü.
"Durumu nasıl?"
Doktor birkaç saniye sustu.
"Ameliyatı tamamladık."
"İyi mi?"
"Şimdilik hayati bulguları kontrol altında."
Koridorda kısa bir sessizlik oldu.
Doktor devam etti.
"Ama kafa travması çok ağır. Önümüzdeki saatler önemli."
Emre yoğun bakıma götürüldü.
Küçük bedeni, kablolar ve cihazların arasında neredeyse kayboluyordu.
Bir cihaz düzenli aralıklarla ses çıkarıyordu.
Bip...
Bip...
Bip...
Emre gözlerini açmadı.
---
Günler geçti.
Sonra haftalar.
Emre hâlâ uyuyordu.
Yoğun bakım odasının kapısı her açıldığında hemşireler içeri giriyor, değerlerini kontrol ediyor, ilaçlarını düzenliyor ve çıkıyordu.
Bazen doktorlar başında uzun uzun konuşuyordu.
"Tepkileri çok zayıf."
"Beyin aktivitesini takip edelim."
"Beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok."
Beklemek...
Ailesinin yapabileceği tek şey de buydu.
Fakat Emre'nin ailesinden geriye kimse kalmamıştı.
Anne ve babasının ölüm haberi çoktan kesinleşmişti.
Karan içinse arama çalışmaları devam ediyordu.
Günlerce...
Haftalarca...
Kaza yerinin çevresi tekrar tekrar aranmıştı.
Hastaneler kontrol edilmişti.
Yakındaki yollar, ormanlık alanlar, dereler...
Her ihtimal değerlendirilmişti.
Ama beş yaşındaki Karan Aydın'dan hiçbir iz bulunamamıştı.
Dosyanın üzerine bir süre sonra tek bir ifade yazıldı:
KAYIP.
---
Birinci ay...
Emre hâlâ uyuyordu.
İkinci ay...
Yine hiçbir değişiklik olmadı.
Üçüncü ay...
Doktorlar umutlarını tamamen kaybetmediler ama kimse kesin bir şey söyleyemiyordu.
Dördüncü ay...
Yoğun bakım odasının penceresinden içeri giren güneş ışığı, Emre'nin yüzüne vuruyordu.
Küçük çocuk yine hareketsizdi.
Beşinci ay...
Hastane çalışanları artık onun odasına girerken birbirlerine fazla konuşmadan bakıyordu.
Herkes aynı soruyu düşünüyordu.
Ne zaman uyanacaktı?
Altıncı ay...
Takvimler değişmişti.
Mevsim bile değişmeye başlamıştı.
Ama Emre'nin dünyasında zaman hâlâ kaza gecesinde durmuştu.
---
Bir sabah doktor Emre'nin odasına girdi.
Cihazların değerlerini kontrol etti.
Hemşire dosyayı uzattı.
"Gece boyunca herhangi bir değişiklik olmadı."
Doktor başını salladı.
Emre'nin yanına yaklaşıp gözlerine baktı.
Sonra elindeki ışığı göz bebeklerine tuttu.
"Emre?"
Elbette cevap gelmedi.
Doktor birkaç saniye daha bekledi.
"Bizi duyabiliyor musun?"
Yine sessizlik.
Doktor dosyaya bir şeyler not etti.
Tam odadan çıkacağı sırada monitördeki değerlerden biri küçük bir değişiklik gösterdi.
Doktor durdu.
Tekrar ekrana baktı.
"Bir dakika..."
Hemşire hemen yanına geldi.
"Ne oldu?"
Doktor monitörü işaret etti.
"Değerlerde küçük bir değişiklik var."
Hemşire Emre'ye baktı.
"Uyandı mı?"
Doktor başını iki yana salladı.
"Hayır."
Bir süre daha izledi.
Sonra sakin bir sesle konuştu.
"Ama vücudu tepki veriyor."
Emre'nin parmaklarından biri hafifçe kıpırdadı.
Çok küçük bir hareketti.
Neredeyse fark edilmeyecek kadar.
Ama oradaydı.
Doktor gözlerini Emre'den ayırmadı.
"Devam edin."
Hemşire başını salladı.
"Tamam doktor bey."
Kapı yeniden kapandı.
Emre yine sessizliğin içinde kaldı.
Ama altı aydır ilk kez...
O sessizlik eskisi kadar derin değildi.
Bölüm etkileşimi
