34. bölüm · Kavuşan gözler

Kavuşan gözler 34 Bölüm

Ferkan İlbay

Mustafa, birkaç saniye başını öne eğdi. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Sonra babası Hasan Dedeye baktı. Hasan dede, hafifçe başını sallayarak oğluna tebessüm etti.
Mustafa yüzünü Mehmet Bey'e çevirdi.
Mehmet Bey... Öncelikle evimize hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Mehmet Bey saygıyla başını eğdi.
Hoş bulduk. Allah razı olsun.
Mustafa sözlerine devam etti.
Biz, Erkan'ı tanımaya çalıştık. Hakkında duyduklarımız da, gördüklerimiz de bize hep güzel şeyler anlattı. Çalışkanlığı, dürüstlüğü, ailesine olan saygısı Geçen gün gazetede okuduğumuz o haber de gönlümüzü daha da rahatlattı.
Erkan mahcup bir şekilde gözlerini yere indirdi.
Mustafa gülümseyerek devam etti.
Rabbim nasip etmişse kul buna engel olamaz. Biz de Allah'ın yazdığı bu güzel nasibe "hayır" demek istemeyiz.
Salondaki herkesin yüzü aydınlandı.
Mustafa ayağa kalktı.
Allah'ın emri, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) kavliyle istediğiniz kızımız Hilal'i, Allah'ın izniyle oğlunuz Erkan'a vermeyi uygun görüyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun.
Bir anda salondaki gerginlik yerini tebessümlere bıraktı.
Mehmet Bey'in gözleri doldu.
Elhamdülillah Rabbime binlerce şükür.
Zehra Hanım gözyaşlarını mendiliyle silerken Emine Hanım da duygulanmıştı.
Erkan, sessizce başını kaldırdı. Tam karşısında oturan Hilal'in gözleriyle buluştu.
Yıllarca sadece uzaktan bakışan iki genç...
Şimdi ailelerinin huzurunda aynı mutluluğu paylaşıyordu.
Hilal'in gözlerinden süzülen bir damla yaş, utangaç tebessümüne karıştı.
Erkan da hafifçe gülümsedi.
Sanki ikisi de konuşmadan aynı cümleyi söylüyordu:
"Elhamdülillah. Beklediğimize değdi."
Bir süre sonra Mustafa küçük kadife kutuyu masaya bıraktı.
Bismillah diyelim.
Kutunun kapağı açıldı.
İçindeki iki sade altın yüzük, salondaki ışığın altında parlıyordu.
Emine Hanım kırmızı kurdeleyi hazırlarken Hasan Bey tebessüm etti.
Allah bu yüzükleri ömür boyu çıkarmamayı nasip etsin.
Salondan hep bir ağızdan "Âmin." sesi yükseldi.
Yüzükler Erkan ve Hilal'in parmaklarına takıldı.
Mustafa, elindeki makası kaldırmadan önce gülümsedi.
Bu kurdeleyi kesiyoruz ama inşallah aranızdaki sevgi ve muhabbet ömür boyu hiç kesilmez.
Kurdele tekbirler ve dualar eşliğinde kesildi.
Alkışlar yükseldi.
Tam o sırada Erkan ile Hilal bir anlığına yine göz göze geldi.
Bu kez bakışlarında sadece sevgi değil...
Artık aynı geleceğe yürüyen iki sözlünün huzuru vardı.