14. bölüm / 17
Karanlığın Peşinde : Zodiac KatiliBölüm 12: Gölgedeki Yankılar
Bölümler 17Şu an: Bölüm 12: Gölgedeki Yankılar
- 1 Bölüm 1: Sisler Ardındaki Karanlık1.055 kelime
- 2 Bölüm 2: Gölde Sessizlik1.150 kelime
- 3 Bölüm 3: Taksimetrede Durmuş Zaman732 kelime
- 4 Bölüm 4: Gölgelerle Oyun717 kelime
- 5 Bölüm 5: Harflerin Ardına Saklanan Canavar674 kelime
- 6 Bölüm 6: Gölgedeki Yalnız Adam639 kelime
- 7 Bölüm 7: Geçmişin Aynasında629 kelime
- 8 Bölüm 8: Sembolün Gölgesinde491 kelime
- 9 Bölüm 9: Sessiz Tanıklar546 kelime
- 10 Bölüm 10: Kandırak’ın Gölgesinde535 kelime
- 11 Bölüm 11: Kadının Gölgesi963 kelime
- 12 Bölüm 12: Gölgedeki Yankılar888 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Bölüm 13: Karanlıkta Kalan İsimler831 kelime
- 14 Bölüm 14: Sessizlikte Yankılanan Çığlıklar775 kelime
- 15 Bölüm 15: Sessizlikten Gelen Çığlık831 kelime
- 16 Bölüm 16: Gölgeyi Takip Etmek675 kelime
- 17 Bölüm 17: Gölgenin Ardındaki Nefes848 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah San Francisco’ya ağır bir sisle uyandı. Şehir hâlâ Zodiac’ın son mektubunun etkisi altındaydı. Gazeteler, televizyonlar ve radyolar yeni mesajı tartışıyordu. “Doğunun ışığı, batının gölgesi…” Herkes bir anlam yüklemeye çalışıyordu ama henüz kimse tam olarak çözememişti.
Jack Dann, gözlerini ovalayarak uykusuz geçen gecenin ardından polis merkezine girdi. Evelyn çoktan oradaydı. Elinde bir harita ve eski vakalara ait kırpılmış kupürlerle dolu bir dosya vardı.
"Jack, düşündüm de… Eğer Zodiac geçmişte de aktifse, M. Lane cinayeti sadece bir başlangıç olabilir. Bu adamın bilmediğimiz daha fazla suçu olabilir."
Jack başını salladı.
"Bunu düşünmek bile ürkütücü. Yani bu sadece bir seri katilin hikâyesi değil, onlarca yıl süren bir gölgenin izleri olabilir."
Evelyn, haritayı masaya serdi.
"Bak… 1949’daki cinayet San Leandro’da işlenmişti. Eğer doğuya gidersek, Oakland ve daha sonra Stockton var. Zodiac’ın mektubundaki ‘Doğunun ışığı’ ifadesi belki de yeni hedefin doğuda olduğunu ima ediyor."
Jack’in gözleri parladı.
"Ve belki de ‘batının gölgesi’ ile bizi yanıltmaya çalışıyor. Gölgeyi doğuya taşıyor olabilir."
İkili tam da bu analizle meşgulken merkezdeki telsizden anons yapıldı:
"Tüm birimlere: Stockton bölgesinde 911’e gelen bir çağrı — parkta bulunan genç bir çift bıçaklanmış. Olay yerinde hayatta kalan bir kişi var. Cinayet masası olay yerine yönlendiriliyor."
Jack ve Evelyn, dosyaları toparladıkları gibi arabaya atladılar. Yolda sessizlik hakimdi. Bu sessizlik, Jack’in zihninde Zodiac’ın kahkahalarıyla doluydu. Yine mi? Aynı yöntem mi? Ve yine korku dolu bir oyun mu?
Stockton’daki park, sabah güneşiyle aydınlanmıştı ama etrafa polis şeritleri çekilmişti. Etrafta medya, meraklılar ve ağlayan insanlar vardı. Jack arabadan indiğinde olay yeri görevlisi yanına yaklaştı.
"Kurallar aynı. Kurbanlar arkadan bıçaklanmış. Hayatta kalan genç kız konuşabiliyor. Üzerinde tuhaf bir sembol olan siyah kukuletalı biri olduğunu söylüyor."
Jack ve Evelyn hemen hastaneye yöneldi. Genç kız —Emma— ifadesini verirken ağlıyordu.
"Biz… sadece yürüyorduk… Sessizdi. Sonra birden… siyah giysili biri belirdi. Başında garip bir maske vardı… konuşmadı bile… sadece saldırdı…"
Jack yutkundu.
"Üzerinde bir sembol var mıydı?"
Emma gözlerini kocaman açtı.
"Evet… Beyaz bir daire ve içinde haç gibi bir şey vardı…"
Jack bir sandalyeye oturdu. Evelyn ise genç kıza su uzattı. Göz göze geldiklerinde aynı şeyi düşündüler: Zodiac geri dönmüştü. Ve bu kez geçmişine dair ipuçlarıyla birlikte.
Evelyn fısıldadı:
"Belki de artık geçmişle yüzleşmenin zamanı geldi."
O akşam, Jack ofisine döndüğünde zihni hâlâ olayın ağırlığı altındaydı. Dosyaların içinde gezinirken, dikkatini çeken bir şey oldu. 1949’daki M. Lane cinayetinin soruşturmasını yürüten dedektifin adı: Daniel Dann. Babasıydı.
Jack’in kalbi sıkıştı.
"Hayır… bu tesadüf olamaz…"
Evelyn’i aradı.
"Evelyn… Babam, M. Lane vakasının baş dedektifiymiş. O yıllarda bana bu olaydan hiç söz etmemişti. Belki de… daha fazla şey biliyordu."
Evelyn sessiz kaldı.
"Jack… belki de Zodiac sadece seni değil, aileni de içine alacak bir oyunun parçasıydı. Bu artık sadece cinayet çözme meselesi değil. Bu… kişisel."
Jack, elindeki telefonun titreşimini fark etti. Bir mesaj gelmişti. Bilinmeyen bir numaradan:
"Geçmişini kaz, cevabı orada bulacaksın. -Z"
Jack titredi. Ellerinde tuttuğu telefon bile soğuk geliyordu artık.
Gölgedeki yankılar yükseliyordu. Ve artık Zodiac, sadece sokaklarda değil, Jack’in damarlarında dolaşıyordu.
---
Jack telefonu yavaşça masaya bıraktı. O kadar sessizdi ki, odadaki saat tik takları bile çığlık gibi geliyordu. O mesaj… sadece bir tehdit değil, bir davetti. Zodiac, oyunu daha derin bir seviyeye taşımıştı. Şimdi artık Jack’in geçmişine giriyor, onu kişisel olarak sarsmaya çalışıyordu.
Zodiac sadece korku salmıyordu. Onun amacı zihinsel hâkimiyetti. Kafanda yaşamasıydı. Ve bunu başarıyordu.
Jack babasının eski dosyalarının bulunduğu arşive indi. Yıllardır dokunmadığı bir dolabı açtı. Eski kağıtların kokusu, yılların tozunu ciğerlerine çekerken gözleri bir dosyaya takıldı:
“M. Lane - 1949 Cinayeti”
Altında babasının el yazısıyla not düşülmüştü:
"Katil konuşmuyor, ama bir gün biz konuşacağız. Çünkü her karanlık, sonunda bir sesi yankılar."
Bu cümle Jack’in içinde bir şeyleri kıpırdattı. Babası Zodiac hakkında daha fazlasını biliyor olabilir miydi? Peki neden hiçbir zaman konuşmamıştı?
Evelyn’le tekrar buluştuğunda dosyayı masaya koydu.
"Bu vakada Zodiac’ın ilk cinayetlerinden biri olabilir. Ve babam bu cinayetle yıllarca uğraşmış."
Evelyn dosyaya göz gezdirdi.
"Jack… Zodiac’ın sadece bugünü değil, geçmişi de kontrol ettiğini düşünmeye başladım. Onun zihin yapısı, bir labirent gibi. Sadece ileri gitmiyor. Bazen geri dönüyor. Sanki her şey başından beri planlıydı."
Jack başını salladı.
"Evet, ve planın merkezinde biz olabiliriz."
***
O sırada polis merkezine bir zarf ulaştı. El yazısı tanıdıktı. İçinden çıkan mektup kısa ama ürkütücüydü:
“Siz geçmişi kurcalarsınız, ben geleceği yazarım.
Jack… adını biliyorum. Hikâyenin nereye varacağını da.
Bir sonraki kurban, babanın bıraktığı yerden devam edecek.”
–Z”
Evelyn mektubu okurken elleri titredi.
"Jack… seni hedef aldı. Artık sadece Zodiac’ı aramıyoruz. O da seni izliyor."
Jack pencereye yöneldi. Dışarıda sokak lambalarının solgun ışığı altında karanlık dans ediyordu. Gölgenin ardında bir figür mü vardı? Gerçekten izleniyor muydu?
Korkudan çok öfke duydu.
"Hayır… bunu kazanmasına izin vermeyeceğim. Bu defa sadece izlemeyecek. Onu kendi oyunuyla tuzağa çekeceğim."
***
Gece ilerledikçe Jack, babasının notlarını detaylı inceledi. Bir cümle dikkatini çekti:
“Katil kurbanlarını sadece rastgele seçmiyor… Onları bir yapbozun parçaları gibi yerleştiriyor. Her kurban, bir sonraki mesaja açılan kapıdır.”
Jack gözlerini kapadı, kurbanları tek tek zihninde canlandırdı. Konumlar, tarih aralıkları, cinayet yöntemleri… ve mesajlar. Hepsi sanki birer satranç hamlesiydi.
Evelyn içeri girdiğinde Jack’in duvarı dosyalarla, notlarla ve haritalarla kapladığını gördü.
"Bunu yapıyoruz Evelyn. Zodiac’ın desenini çözüyoruz."
Evelyn gülümsedi.
"Ve seni yalnız bırakmayacağım Jack. Artık bu sadece bir dava değil. Bu, karanlığa karşı birlikte verdiğimiz bir savaş."
Jack, bir pin iğnesini alıp haritada yeni bir nokta işaretledi.
"Bir sonraki saldırının yerini tahmin etmeye çalışacağım. Onu orada bekleyeceğim."
Evelyn sessiz kaldı ama gözlerinde bir parıltı vardı:
Umudu.
Zodiac henüz kaybetmemişti ama ilk kez Jack'in de oyunu yazmaya başladığı bir gerçekti.
Bölüm etkileşimi
