4. bölüm · Karanlığın Ardındaki Sen
Erdeniz medya
Taksi ağır ağır şehrin kalabalığına karışırken başımı cama yasladım.
Yıllar önce terk ettiğim sokaklar artık bana yabancıydı.
Bir zamanlar ezbere bildiğim yolların yerini yükselen binalar almıştı.
Eski apartmanlar yıkılmış, yerlerine gökyüzüne uzanan cam kuleler dikilmişti.
Şehir değişmişti.
Ama ben...
Ben hâlâ on iki yıl önceki gecede kalmıştım.
Şoför dikiz aynasından bana kısa bir bakış attı.
"İlk gelişiniz mi?"
Başımı hafifçe iki yana salladım.
"Hayır."
Tek kelimelik cevabımın ardından sessizlik yeniden aramıza yerleşti. Şoför daha fazla soru sormadı. Sanırım bazı insanların konuşmak istemediğini anlamak için uzun cümlelere ihtiyaç yoktu.
Yaklaşık yirmi dakika sonra taksi büyük, siyah camlarla kaplı gösterişli bir binanın önünde durdu.
Başımı kaldırıp binaya baktım.
Parlak çelik harflerle yazılmış isim, güneş ışığını yansıtıyordu.
ERDENİZ MEDYA
Bir an olduğum yerde kaldım.
Yıllardır kurduğum planın ilk gerçek adımı tam karşımdaydı.
Derin bir nefes aldım.
"Başlıyoruz..."
Fısıltım sadece bana aitti.
Şoföre ücretini ödedikten sonra çantamı omzuma taktım ve döner kapılardan içeri girdim.
Daha ilk adımımı atar atmaz yoğun bir hareketlilik karşıladı beni.
Telefon sesleri...
Klavyelerin hiç durmadan çıkardığı tıkırtılar...
Koşuşturan insanlar...
Bir köşede canlı yayın hazırlığında olan ekip...
Diğer tarafta hararetle tartışan editörler...
Duvar boyunca uzanan dev ekranlarda farklı haber kanalları açıktı.
Alt yazılar sürekli değişiyor, son dakika haberleri peş peşe akıyordu.
Kimsenin başını kaldırıp etrafına bakacak vakti bile yok gibiydi.
Burası nefes alan bir binadan çok, hiç durmadan çalışan dev bir makineyi andırıyordu.
Resepsiyona doğru ilerledim.
Masanın arkasındaki genç kadın bilgisayar ekranından başını kaldırıp bana baktı.
Bakışları birkaç saniye yüzümde dolaştı.
Sonra önündeki ekrana indi.
Tekrar bana baktı.
Dudaklarındaki profesyonel tebessüm hiç bozulmamıştı ama gözlerindeki kısa şaşkınlığı yakalamıştım.
"Hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?"
"Gülşah Hanım'la görüşmek için randevum vardı."
"Adınızı alabilir miyim?"
Bir an bile duraksamadım.
"Derin Aras."
Bu ismi söylemeye alışmıştım.
Yıllardır herkes beni bu isimle tanıyordu.
Ama ne zaman kendi ağzımdan duysam, içimde tarif edemediğim bir boşluk oluşuyordu.
Resepsiyon görevlisi birkaç tuşa bastı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"Buyurun Derin Hanım. Gülşah Hanım sizi bekliyor."
Masanın üzerindeki ziyaretçi kartlarından birini uzattı.
"Onuncu kat. Asansörden çıktıktan sonra sekreterimiz sizi karşılayacaktır."
"Teşekkür ederim."
Kartı alıp asansöre yöneldim.
Her adımım beni yıllardır beklediğim sona biraz daha yaklaştırıyordu.
Asansörün kapısı açıldığında içeride dört kişi vardı.
Sessizce en arka köşeye geçtim.
Kapılar kapanırken iki genç muhabirin konuşmaları dikkatimi çekti.
"Dün yine bütün röportaj tekliflerini reddetmiş."
"Kim?"
"Demir Karaca."
İsmini duyar duymaz nefesim istemsizce yavaşladı.
Başımı kaldırmadım.
Sadece dinledim.
"Bence bu adam hiçbir gazeteciyle konuşmayacak."
"Konuşsa bile bizimle konuşmaz."
Diğeri hafifçe güldü.
"Erdeniz Medya dışında kimseye güvenmuyor zaten."
Asansör o sırada durdu.
Kapılar açıldı.
İki muhabir konuşmaya devam ederek dışarı çıktı.
Ben olduğum yerde birkaç saniye kaldım.
Demek...
Hâlâ ulaşılması en zor adamdı.
Asansör yeniden hareket etti.
Onuncu katta durduğunda koridorun sessizliği dikkatimi çekti.
Aşağıdaki koşuşturmanın aksine burada her şey düzenliydi.
Duvarlarda uluslararası gazetecilik ödülleri, çerçevelenmiş gazete manşetleri ve sektör başarı belgeleri asılıydı.
Her biri tek bir şeyi anlatıyordu.
Burada haber yazılmıyordu.
Burada...
Gündem oluşturuluyordu.
Koridorun sonunda siyah kalem etek ve beyaz gömlek giymiş genç bir kadın ayağa kalktı.
Elindeki tableti kapatıp bana doğru yürüdü.
"Derin Hanım?"
Başımı salladım.
"Gülşah Hanım sizi bekliyor."
Kadın büyük ceviz ağacından yapılmış kapının önünde durdu.
İki kez hafifçe kapıyı çaldı.
İçeriden sakin ama otoriter bir kadın sesi duyuldu.
"Gelsin."
Sekreter kapıyı benim için araladı.
"Buyurun."
Derin bir nefes aldım.
Yıllardır zihnimde kurduğum oyunun ilk perdesi şimdi başlıyordu.
Ve ben...
Bu oyunu kaybetmeye hiç niyetli değildim.
Bu fırsat deren için dönüm noktası olacak mı ?????
Sizce Gülşah Erdenizi etkilemeyi başarabilecek mi ??
