22. bölüm · Kan bağı
Yağmur'un gerçeği
🖤 KAN BAĞI
22. Bölüm — Yağmur'un Gerçeği
“Bazı tarihler doğumları hatırlatır, bazıları ise hayatın yönünü değiştirir.”
Arabanın içindeki sessizlik ağırdı.
Bilgisayar ekranında tek bir dosya duruyordu:
YAĞMUR'UN GERÇEĞİ
Yağmur gözlerini ekrandan ayırmadı.
“Bunu açacağım.”
Kerem hemen:
“Yağmur, biraz bekle.”
Yağmur ona döndü.
“Ne kadar daha bekleyeceğim, Kerem?”
Kerem sustu.
"Beş yıl bekledim. Herkes bir şey biliyor ama kimse bana söylemiyor. Artık yeter.”
Poyraz ve Ada sessizce onları izliyordu.
Yağmur devam etti:
“Bu benim hayatım. Gerçeği bilmeye hakkım var.”
Kerem sonunda başını eğdi.
“Tamam.”
Ada bilgisayarı Yağmur'a çevirdi.
Yağmur dosyaya tıkladı.
İlk Kayıt
Ekranda eski bir video açıldı.
Görüntü Beş yıl öncesine aitti.
Bir odada Mustafa ve Kerem vardı.
Mustafa'nın yüzü oldukça ciddiydi.
“Bunu ona anlatamayız.”
Genç Kerem:
“Bir gün öğrenecek.”
Mustafa:
“Evet.”
“Peki o gün ne olacak?”
Mustafa uzun süre sustu.
Sonra:
“Bütün aile birbirine düşecek.”
Video kesildi.
Yağmur ekrana bakakaldı.
“Bunu neden kaydetmişler?”
Ada:
“Belki de birileri onların konuşmasını gizlice kaydetmiş.”
Yağmur Kerem'e döndü.
“Sen o zaman ne biliyordun?”
Kerem:
“Her şeyi değil.”
“Ne kadarını?”
Kerem cevap vermedi.
Yağmur'un sesi sertleşti.
“Kerem.”
“Yağmur…”
“Bana ne sakladığını söyle.”
Kerem gözlerini kaçırdı.
“Henüz değil.”
Yağmur başını iki yana salladı.
“Yine aynı şey…”
12 Ekim
Ada bilgisayardaki klasörleri incelerken başka bir dosya buldu.
12 EKİM — KARAR
Dosya açıldı.
İçerisinde dört isim vardı:
KEREM
POYRAZ
ADA
YAĞMUR
Fakat Yağmur'un isminin yanında farklı bir kelime yazıyordu:
ANAHTAR
Yağmur kaşlarını çattı.
“Bu ne demek?”
Poyraz:
“Bilmiyorum.”
Ada:
“Belki mecazi bir şeydir.”
Yağmur yine Kerem'e baktı.
“Sen biliyorsun.”
Kerem sessiz kaldı.
Yağmur:
“Biliyorsun, değil mi?”
Kerem sonunda:
“12 Ekim gecesi önemli bir şey oldu.”
Yağmur:
“Ne oldu?”
Kerem:
“Henüz anlatamam.”
Yağmur sinirlenerek:
“Ne zaman anlatacaksın?”
Kerem cevap vermedi.
Mustafa Arıyor
Tam o sırada Kerem'in telefonu çaldı.
Ekranda:
Mustafa
Kerem telefonu açtı.
“Mustafa?”
Karşıdan gergin bir ses geldi.
“Yağmur sizinle mi?”
“Evet.”
Kısa bir sessizlik.
“O dosyayı açmayın.”
Kerem gözlerini kapattı.
“Çok geç.”
Mustafa'nın sesi bir anda değişti.
“O zaman beni iyi dinle.”
“Ne oldu?”
“Yağmur'un öğrendiği şey sandığınızdan çok daha büyük.”
Yağmur telefonu Kerem'in elinden aldı.
“Mustafa.”
Karşı taraf sustu.
“Bana gerçeği söyle.”
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonunda Mustafa:
“Yağmur... mesele sadece 12 Ekim değil.”
Yağmur'un yüzü değişti.
“Peki ne?”
Mustafa'nın sesi titredi.
“28 Nisan gecesi olanları da öğrenmen gerekiyor.”
Yağmur dondu.
28 Nisan...
Doğduğu gün.
Telefon kapandı.
28 Nisan
Yağmur yavaşça koltuğa oturdu.
“Benim doğduğum gece ne oldu?”
Kerem:
“Bilmiyorum.”
Yağmur ona baktı.
“Yalan söyleme.”
“Her şeyi bilmiyorum.”
“Peki ne biliyorsun?”
Kerem derin bir nefes aldı.
“28 Nisan gecesi aile büyükleri arasında büyük bir tartışma çıktı.”
“Ben doğduğum için mi?”
“Hayır.”
Kerem hemen cevap verdi.
“Kesinlikle senin yüzünden değildi.”
“Öyleyse neden?”
Kerem sustu.
Poyraz araya girdi.
“Belki de bunun cevabı konağın arşivindedir.”
Yağmur başını kaldırdı.
“Eski konak…”
Ada:
“Evet.”
Son Kayıt
Ada bilgisayarda başka bir dosya buldu.
Dosyanın adı:
28 NİSAN
Yağmur:
“Aç.”
Video başladı.
Eski bir hastane koridoru görünüyordu.
Görüntünün başında genç Mustafa vardı.
Mustafa kameraya bakarak konuşuyordu:
“Bu kayıt bulunursa, Yağmur'un doğduğu geceyi araştıracaklar.”
Görüntü değişti.
Bir hastane odası.
Saat ekranında:
28 Nisan — 23.47
Yağmur'un nefesi kesildi.
“Bu benim doğduğum gece.”
Ekranda Mustafa'nın sesi devam etti:
“Onu korumamız gerekiyor.”
Başka bir ses duyuldu.
Rauf.
“Onu değil, gerçeği korumamız gerekiyor.”
Mustafa:
“O daha bir çocuk.”
Rauf:
“Ve bir gün büyüyecek.”
Video aniden kesildi.
Son Parça
Ekranda yeni bir belge açıldı.
Üzerinde yalnızca:
12 EKİM
yazıyordu.
Yağmur:
“Bu ne?”
Kerem:
“Bilmiyorum.”
Belgenin altında bir cümle belirdi:
“28 Nisan'da başlayan şey, 12 Ekim'de değişti.”
Herkes sustu.
Ada:
“Demek iki tarih birbirine bağlı.”
Poyraz:
“28 Nisan onun doğduğu gece.”
Yağmur:
“12 Ekim ise…”
Kerem cümleyi tamamladı:
“Her şeyin değiştiği gece.”
Yağmur'un telefonu titredi.
Bilinmeyen numara.
“Gerçeğin ilk parçasını gördün.”
İkinci mesaj geldi:
“İkinci parçayı istiyorsan eski aile konağına git.”
Yağmur ekrana baktı.
Son mesaj:
“Bu kez kuzenlerini de yanında getir.”
Yağmur telefonu kapattı.
Kerem:
“Bu bir tuzak olabilir.”
Yağmur ayağa kalktı.
“Olabilir.”
“Yine de gidecek misin?”
Yağmur başını salladı.
“28 Nisan'da doğduğum gece ne olduğunu öğreneceğim.”
Bir an durdu.
“Ve 12 Ekim'de neyin değiştiğini de.”
Dört kuzen birbirine baktı.
Artık iki tarih vardı.
28 Nisan.
12 Ekim.
Ve ikisinin arasında saklanan bir gerçek...
Devam edecek.
🎵 Bölüm Şarkısı
Madrigal – Seni Dert Etmeler 🖤
