18. bölüm · Kan bağı

En büyük hata

Yağmur Yılmaz

🖤 KAN BAĞI
18. Bölüm — En Büyük Hata
Bölüm şarkısı en altta nalan
“Bazen birini korumak için sakladığın gerçek, onu gerçeğin kendisinden daha çok incitir.”
Odadaki sessizlik ağırlaşmıştı.
Yağmur'un elindeki belge titriyordu.
Gözlerini Kerem'den ayırmıyordu.
“Beş yıl önce ne yaptın?”
Kerem cevap vermedi.
Poyraz bir adım öne çıktı.
“Kerem…”
Kerem elini kaldırdı.
“Hayır. Bu kez ben anlatacağım.”
Yağmur sessizce bekledi.
Kerem derin bir nefes aldı.
“Beş yıl önce Kara Kartal'ın adamları ailemizi izliyordu. Ama onların asıl istediği şey holding değildi.”
“Ne istiyorlardı?”
“Bizim elimizdeki bir dosyayı.”
Yağmur kaşlarını çattı.
“Hangi dosyayı?”
Kerem gözlerini ona çevirdi.
“Seninle ilgili olanı.”
Yedi Yıl Önce
Kerem o zamanlar henüz holdingin bütün sorumluluğunu almamıştı.
Mustafa onu bir gece gizlice çağırmıştı.
“Yağmur'u uzak tutmamız gerekiyor.”
Kerem şaşırmıştı.
“Neden?”
“Çünkü onun hakkında bir şey biliyorlar.”
“Kim?”
“Kara Kartal.”
Kerem'in aklına hemen Yağmur gelmişti.
“Onu koruyacağım.”
Mustafa başını sallamıştı.
“Bunu yaparsan hayatın boyunca pişman olabilirsin.”
Kerem'in cevabı netti:
“Onu yalnız bırakmayacağım.”
Günümüz
Yağmur gözlerini Kerem'den ayırmadı.
“Peki sonra?”
Kerem:
“Sonra bir karar verdim.”
“Ne kararı?”
“Yağmur'un hayatından tamamen uzaklaşmam gerektiğine inandım.”
Yağmur'un yüzü değişti.
“Bunu sen mi yaptın?”
Kerem başını eğdi.
“Evet.”
“Beni neden kendinden uzaklaştırdığını yıllarca anlamaya çalıştım.”
Kerem'in sesi kısıldı.
“Biliyorum.”
“Ve sen hiçbir şey söylemedin.”
“Çünkü konuşursam seni daha büyük bir tehlikeye atacağımdan korktum.”
Yağmur birkaç saniye sustu.
Sonra:
“Beni korumadın Kerem.”
Kerem başını kaldırdı.
“Beni yalnız bıraktın.”
Poyraz'ın Sırrı
Poyraz sessizce odadan çıkmak üzereyken Yağmur ona döndü.
“Sen biliyor muydun?”
Poyraz durdu.
“Her şeyi değil.”
“Ne kadarını?”
Poyraz cevap vermekte zorlandı.
“Kerem'in senden uzak durmasının sebebini biliyordum.”
Yağmur gözlerini kapattı.
“Demek sen de sustun.”
“Yağmur…”
“Sen de.”
Poyraz'ın yüzü düştü.
Ada ise hiçbir şey söylemeden Yağmur'un yanına geldi.
Yağmur'a bakıp:
“Ben bilmiyordum.”
Yağmur ilk kez ona baktı.
Ada'nın gözlerinde gerçekten şaşkınlık vardı.
Mustafa'nın Getirdiği Dosya
Mustafa masaya başka bir dosya koydu.
“Bunları bilmeniz gerekiyor.”
Kerem dosyaya baktı.
“Bunu nereden buldun?”
“Aras'ın eski arşivinden.”
Yağmur dosyayı açtı.
İçinde Kara Kartal'ın yaptığı eski planlar vardı.
Bir sayfanın üzerinde dört isim yazıyordu.
Kerem — Poyraz — Ada — Yağmur
Altında ise:
“Ailenin zayıf noktası: Yağmur.”
Yağmur'un yüzü gerildi.
“Beni neden bu kadar önemsiyorlar?”
Mustafa:
“Çünkü onların planını bozabilecek tek kişi sensin.”
“Ben mi?”
“Evet.”
Yeni Bir İz
Ada dosyadaki bir haritayı açtı.
“Burada bir şey var.”
Haritada şehrin dışında küçük bir bina işaretlenmişti.
Poyraz yaklaştı.
“Burası ne?”
Mustafa cevap verdi:
“Eski Su deposu.”
Kerem şaşırdı.
“Orası yıllardır kullanılmıyor.”
Ada:
“Belki de tam olarak bu yüzden kullanılıyor.”
Yağmur haritaya baktı.
“Oraya gitmeliyiz.”
Kerem hemen:
“Hayır.”
Yağmur ona döndü.
“Yine mi beni koruyacaksın?”
Kerem sustu.
Yağmur:
“Bu kez benim de karar hakkım var.”
Final
Gece yarısı.
Dördü eski depoya doğru ilerliyordu.
Mustafa ise geride kalmıştı.
Telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Açtı.
Karşıdaki kişi yalnızca:
“Onları depoya götürdün.”
dedi.
Mustafa'nın yüzü gerildi.
“Sen kimsin?”
“Bunu gerçekten unuttun mu?”
Telefon kapandı.
Mustafa birkaç saniye ekrana baktı.
Sonra fark etti.
Telefonun ekranında yeni bir fotoğraf vardı.
Dört kuzen depoya girerken çekilmişti.
Fotoğrafın altında:
“Oyun başladı.”
Mustafa'nın yüzü değişti.
Çünkü fotoğrafın çekildiği açıdan...
fotoğrafı çeken kişinin deponun içinde olduğu belliydi.
Devam edecek...
🎵 Bölüm Şarkısı
Emir Can İğrek – Nalan 🖤