9. bölüm · Kan bağı
Kapan
Holdingin bütün kapıları aynı anda kilitlendi.
Kırmızı acil durum lambaları yanıp sönüyor,binanın her köşesinde alarm sesi yankılanıyordu
Yağmur hızla telefonunu çıkardı.
"Sinyal yok..."
Poyraz kendi telefonuna baktı
"Benimkinde de yok"
Kerem çevresine bakındı
"Bu tesadüf değil.Bizi buraya bilerek getirdiler."
Tam o sırada binanın hoparlöründen aynı boğuk ses yeniden duyuldu
"Tebrikler"
"İlk sınavı geçtiniz."
"Şimdi ikinci oyuna hoşgeldiniz."
Dört kuzen sessizce birbirlerine baktı
Yağmur öfkeyle bağırdı
"Sen kimsin?ne istiyorsun?"
Hoparlörden kısa bir kahkaha yükseldi.
"Gerçeği"
Ses kesildi.
Güvenlik odası
Kerem güvenlik odasının kapısını açtı.
Bütün monitörler açıktı.
Ancak kameralarda hiçbir görüntü yoktu.
Sadece siyah ekranlar...
Bu monitör bir anda açıldı
Ekranda siyah takım elbiseli,yüzü görünmeyen bir adam vardı.
Arkasında büyük bir kartal amblemi bulunuyordu.
Adam konuşmaya başladı
"Kerem..."
"Beş yıl önce verdiğin sözün zamanı geldi."
Poyraz öne çıktı.
"Biz kimseye söz vermedik."
Adam hafifçe güldü.
"Sen vermedin."
"Ama kerem verdi."
Yağmur şaşkınlıkla kerem'e döndü.
"Bu ne demek?"
Kerem sessiz kaldı.
Bir anda binanın altından büyük bir patlama sesi geldi.
Ada irkilerek geri çekildi.
"Bu ses..."
Kerem'in yüzü gerildi.
"Jeneratör odası!"
Dördü beraber jeneratör odasına doğru koştu.
Koridor yoğun bir dumanla kaplanmıştı.
Nefes almak zorlaşıyordu
Ada duvara tutunarak ilerledi.
Tam o sırada tavandan büyük bir metal parçası düştü.
Kerem son anda kuzeni ada'yı kolundan çekerek kurtardı.
"İyi misin?"
Ada başını salladı.
"Evet..."
Yağmur kısa bir an duraksadı
"Burdan hemen çıkmamız lazım."
Gizli oda
Dumanın arasından ilerlerken Ada,duvardaki ince bir çatlağı fark etti
"Durun."
Elini duvara koydu.
Duvar hafifçe içeri doğru hareket etti.
Arkasında dar bir geçit vardı.
Kerem şaşkınlıkla baktı.
"Bu geçit eski planlarda bile yoktu."
Geçidin sonunda küçük bir oda vardı.
Odanın ortasında siyah bir masa...
Masanın üzerinde ise eski bir kasetçalar.
Kasetin yanında tek bir not duruyordu.
"Gerçeği duymaya hazır mısınız?"
Kerem kaseti çalıştırdı.
Cızırtılı bir ses duyuldu
Sonra yaşlı bir adam konuşmaya başladı.
"Bu kaydı dinliyorsanız kara kartal geri dönmüştür."
"O yalnız çalışmaz."
"İçinizden birine yıllar önce ulaştı."
Kaset aniden durdu.
Odanın ışıkları söndü.
Kapı sert bir sesle kapandı.
Karanlığın içinden yavaşca ayak sesleri gelmeye başladı.
Bir gölge kapının önünde durdu.
Yüzü görünmüyordu.
Sadece elindeki siyah kartal yüzüğü seçiliyordu.
Gölge konuştu.
"Beş yıl bekledim..."
"Artık hiçbiriniz kaçamayacaksınız."
Yağmur silüetin sesini dikkatle dinledi
Yüzünü göremiyordu...
Ama o sesi daha önce bir yerde duymuştu.
Yağmur şaşkın şaşkın bakakaldı
Devam edecek...
