15. bölüm / 36
Kan bağıGüven çizgisi
Bölümler 36Şu an: Güven çizgisi
- 1 Kan bağı208 kelime
- 2 İlk şüphe241 kelime
- 3 İlk tehdit231 kelime
- 4 Kara kartal236 kelime
- 5 İçlerindeki köstebek244 kelime
- 6 Şüphe298 kelime
- 7 İhanetin anahtarı309 kelime
- 8 Sessiz fırtına284 kelime
- 9 Kapan369 kelime
- 10 Gölgenin sesi417 kelime
- 11 Geçmişin izleri412 kelime
- 12 Kapının ardında784 kelime
- 13 Hedef550 kelime
- 14 İçimizden biri585 kelime
- 15 Güven çizgisi511 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 Eski istasyon510 kelime
- 17 12 EKİM535 kelime
- 18 En büyük hata508 kelime
- 19 Deponun içindeki gölge576 kelime
- 20 Gölgedeki adam570 kelime
- 21 Kara kartal542 kelime
- 22 Yağmur'un gerçeği680 kelime
- 23 Eski konağın sırrı636 kelime
- 24 Kırılan sessizlik465 kelime
- 25 Geri dönen gölge547 kelime
- 26 Gerçeğin kıyısında434 kelime
- 27 Sahte dualar532 kelime
- 28 Bölüm 26-Gerçeğin Gölgesi503 kelime
- 29 Bölüm 27-Artık saklayamazsın657 kelime
- 30 Bölüm 28-Annemin sırrı489 kelime
- 31 Gölgedeki isim879 kelime
- 32 Eski bir dosya709 kelime
- 33 DOSYA 01459 kelime
- 34 Yanlış Kişiye Güven339 kelime
- 35 BÖLÜM — GÜVENİN BEDELİ1.148 kelime
- 36 KARANLIĞIN ARDINDAKİ1.248 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bir aileyi ayakta tutan şey kan bağıysa,onu yıkan şey de bazen güvensizliktir."
Yağmur,mustafanın karşısında sessizce duruyordu.
"Beni buraya kimin getirdiğini biliyorsun."
Mustafa cevap vermedi.
Yağmur bir adım yaklaştı.
"Öyleyse söyle."
Mustafa gözlerini Kerem'e çevirdi.
Kerem başını hafifçe eğdi.
"Mustafa..."
"Artık saklayamam."
Odada ki herkes sustu.
Mustafa sonunda konuştu.
" Yağmur 'u buraya getiren kişi Kara kartalın adamı değil."
Yağmur'un kaşları çatıldı.
"Kim?"
Mustafa'nın cevabı beklenmedikti
"Bilmiyorum."
Poyraz şaşkınlıkla:
"Nasıl bilmiyorsun?"
" Çünkü kim olduğunu öğrenmek için yıllardır uğraşıyorum."
Eski dosya
Mustafa masanın üzerine kalın bir dosya bıraktı.
Dosyanın kapağında:
12 Ekim–Gizli
Yazıyordu.
Yağmur dosyaya uzandı.
İçinden eski bir belge çıkardı.
Belgenin altında dört imza vardı.
Kerem.
Poyraz.
Mustafa .
Ve...
Yağmur.
Yağmur donup kaldı.
"Ben bunu hiç imzalamadım."
Mustafa başını salladı.
"Biliyorum."
"Öyleyse bu imza nasıl burda?"
Kimse cevap veremedi.
Ada belgeyi eline aldı.
Bir süre inceledikten sonra:
"Bu gerçek imza değil."
Yağmur ona baktı.
"Ne?"
Ada parmağıyla imzanın üzerine işaret etti.
"Taklit edilmiş."
Kerem'in yüzü değişti.
"Bunu kim yaptı?"
Ada başını kaldırdı.
"Bilmiyorum.Ama bunu yapan kişi Yağmur'un imzasını çok iyi biliyor."
Şüphe
Poyraz odadan çıktı.
Kerem arkasından baktı.
"Poyraz."
Poyraz durmadı .
Kerem peşinden gitti.
"Benden ne saklıyorsun?"
Poyraz döndü.
"Ben mi?"
"Evet."
Poyraz birkaç saniye sustu.
Sonra cebinden küçük bir anahtar çıkardı.
"Bunu beş yıl önce buldum."
Kerem anahtara baktı.
Üzerinde aynı sembol vardı:
Kara kartal.
"Bunu neden sakladın?"
"Çünkü kime ait olduğunu bilmiyordum."
Kerem anahtarı aldı.
"Peki şimdi?"
Poyraz'ın cevabı kısa oldu:
"Artık biliyorum."
Ada'nın keşfi
Ada bilgisiyarın başında eski kayıtları inceliyordu.
Bir dosya buldu.
Dosyanın oluşturulma tarihi:
12 Ekim–23.47
Fakat dosyanın sahibi...
Ada'nın kendi kullanıcı hesabıydı.
Adanın yüzü bembeyaz oldu.
"Ben bunu oluşturmadım."
Yağmur yanına geldi.
"Ne buldun?"
Ada ekranı gösterdi.
"Biri benim hesabımı kullanmış."
Yağmur:
"Ne zaman?"
"Beş yıl önce."
İkisi birbirine baktı.
Ada'nın sesi kısıldı.
" Ben daha holdingde bile çalışmıyordum."
Bu kez yağmur gerçekten korktu.
Demek ki biri onları yıllardır izliyordu.
Kerem'in sırrı
Gece...
Kerem gece tek başına odasında eski bir fotoğrafa bakıyordu.
Fotoğrafta dört kuzen çocukluk yıllarında yan yana duruyordu.
Kerem fotoğrafın arkasını çevirdi.
Arkasında bir not vardı.
" Bir gün birbirinizden şüphe edeceksiniz."
Kerem notu yıllardır saklamıştı.
Tam o sırada kapı açıldı.
Yağmur içeri girdi.
" Bunu daha önce neden hiç göstermedin."
Kerem dondu.
Yağmur elindeki fotoğrafı masaya bıraktı.
" Bunu biliyordun."
Kerem sessiz kaldı.
"Beş yıl önce biri bize bunu söyledi, değil mi?"
Kerem sonunda başını kaldırdı.
"Evet."
"Kim?"
Kerem cevap vermedi.
Yağmur'un gözleri doldu.
" Bana güvenmediğin için değil... beni korumak için sustuğunu söyle."
Kerem uzun süre sustu.
Sonunda:
"İkisi de."
Herkes geceyi farklı bir yerde geçirirken Ada'nın telefonu titredi.
Bilinmeyen numara.
tek bir mesaj:
" Yarın 18:00'da Eski Tren İstasyonu."
Altında bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta:
Mustafa görünmüyordu.
Ada'nın kalbi hızlandı.
Tam mesajı silecekken ikinci mesaj geldi:
"Mustafa'ya güveniyorsan gel."
Ada telefonu kapattı.
Ama farkında olmadığı bir şey vardı.
Mesajın gönderildiği anda...
Mustafa'nın telefonuna da aynı mesaj gelmişti.
Ve onun mesajında yalnızca üç kelime vardı:
"Sıra sana geldi."
Mustafa ekranı kapattı.
Pencerenin önüne geçti.
Yıllardır uzak durduğu ailesine geri dönmek zorunda olduğunu anlamıştı.
Çünkü bu kez hedef yalnızca Yağmur değildi.
Devam edecek...
Yorumlarınızı desteklerinizi ve ilerleyen bölümler için tahminlerinizi bekliyorum.
Bölüm etkileşimi
