16. bölüm / 36
Kan bağıEski istasyon
Bölümler 36Şu an: Eski istasyon
- 1 Kan bağı208 kelime
- 2 İlk şüphe241 kelime
- 3 İlk tehdit231 kelime
- 4 Kara kartal236 kelime
- 5 İçlerindeki köstebek244 kelime
- 6 Şüphe298 kelime
- 7 İhanetin anahtarı309 kelime
- 8 Sessiz fırtına284 kelime
- 9 Kapan369 kelime
- 10 Gölgenin sesi417 kelime
- 11 Geçmişin izleri412 kelime
- 12 Kapının ardında784 kelime
- 13 Hedef550 kelime
- 14 İçimizden biri585 kelime
- 15 Güven çizgisi511 kelime
- 16 Eski istasyon510 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 12 EKİM535 kelime
- 18 En büyük hata508 kelime
- 19 Deponun içindeki gölge576 kelime
- 20 Gölgedeki adam570 kelime
- 21 Kara kartal542 kelime
- 22 Yağmur'un gerçeği680 kelime
- 23 Eski konağın sırrı636 kelime
- 24 Kırılan sessizlik465 kelime
- 25 Geri dönen gölge547 kelime
- 26 Gerçeğin kıyısında434 kelime
- 27 Sahte dualar532 kelime
- 28 Bölüm 26-Gerçeğin Gölgesi503 kelime
- 29 Bölüm 27-Artık saklayamazsın657 kelime
- 30 Bölüm 28-Annemin sırrı489 kelime
- 31 Gölgedeki isim879 kelime
- 32 Eski bir dosya709 kelime
- 33 DOSYA 01459 kelime
- 34 Yanlış Kişiye Güven339 kelime
- 35 BÖLÜM — GÜVENİN BEDELİ1.148 kelime
- 36 KARANLIĞIN ARDINDAKİ1.248 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bazı buluşmalar geçmişi anlatmaz;geleceği değiştirir."
Gece boyunca kimse doğru düzgün uyuyamamıştı.
Ada'nın telefonuna gelen mesaj hala ekranındaydı:
"Yarın 18.00 Eski tren istasyonu."
Altında mustafa'nın fotoğrafı vardı.
Ada sabah ilk iş kerem'i aradı.
"Bunu gördün mü?"
Kerem fotoğrafa baktığında yüzünde ki ifade değişti.
Bunu kim gönderdi?"
"Bilmiyorum."
Poyraz telefonu ada'nın elinden aldı.
"Gitmeyeceğiz."
Ada kaşlarını çattı.
"Belki de cevapları orada bulacağız."
Kerem bir süre düşündü .
"Gideceğiz."
Poyraz şaşırdı.
"Kerem!"
"Çünkü bizi oraya çağıran kişi ne bildiğimiz sanıyorsa,bunu öğrenmemiz gerekiyor."
18.00
Eski tren istasyonu yıllardır kullanılmıyordu.
Dört kuzen peronda bekliyordu .
Yağmur etrafına bakındı.
"Mustafa nerede?"
Kimse cevap veremedi.
Saat tam 18.05 olduğunda eski istasyonun hopörlerinden cızırtılı bir ses geldi.
"Geç kaldınız."
Poyraz etrafına baktı.
"Kim var?"
"Aradığınız kişi burada değil."
Kerem öne çıktı.
"Mustafa nerede?"
Kısa bir sessizlik .
Sonra:
"Mustafa kendi isteğiyle gelmedi."
Ada'nın yüzü gerildi.
"Ne demek bu?"
Hopörlerden bir ses kaydı başladı.
Mustafa'nın sesi...
"Kerem,eğer bu kaydı dinliyorsanız beni aramayın."
Kerem'in yüzü değişti.
Kayıt devam etti:
"Çünkü artık sizi korumam mümkün değil."
Kayıt aniden kesildi.
Eski vagon
Poyraz yerde bir iz fark etti.
"Buraya bakın."
Eski vagonlardan birinin kapısı açıktı.
Dördü içeri girdi.
İçeride eski bir masa ve üzerinde dört zarf vardı.
Her zarfın üzerinde bir isim:
Kerem.
Poyraz.
Ada.
Yağmur.
Yağmur kendi zarfını eline aldı.
"Bunlar ne?"
Kerem:
"Açmadan önce düşün."
Yağmur ona baktı.
"Yeter artık kerem."
Zarfı açtı.
İçinden tek bir fotoğraf çıktı.
Beş yıl önce çekilmişti.
Fotoğrafta yine dört kuzen vardı.
Ama bu kez fotoğrafın arkasında bir kişi daha vardı.
Aras
Yağmur fotoğrafı çevirdi.
Arkasında:
"Onu tanıdığınızdan çok daha önce tanıyordunuz."
Yazıyordu.
Ada şaşkınlıkla:
"Aras'ı mı?"
Kerem sessiz kaldı.
Poyraz ona döndü.
"Sen bu adamı daha önce gördün."
Kerem cevap vermedi.
"Kerem!"
Sonunda kerem :
"Evet."
Yağmur'un gözleri büyüdü.
"Ne zaman?"
Kerem yavaşça:
"Beş yıl önce."
Kerem'in itirafı
Kerem vagondaki koltuğa oturdu.
"Aras,o zamanlar bir aracıydı sadece."
Yağmur:
"Kimin aracısı?"
Kerem sustu.
Poyraz:
"Bunu da mı saklayacaktın?"
Kerem başını kaldırdı.
"Çünkü o ismi duyduğunuz anda bu işin içine tamamen girecektiniz."
Ada:
"Zaten içindeyiz."
Kerem derin bir nefes aldı.
"Aras'ın bağlı olduğu kişi ...kara kartal değildi."
Yağmur:
"Peki kimdi?"
Tam o sırada vagonun kapısı sertçe kapandı.
Herkes irkildi.
Işıklar söndü.
Karanlığın içinden bir ses geldi:
"Sonunda doğru soruyu sordunuz."
Bir mesaj
Telefonların hepsi aynı anda titredi.
Ekranlarda aynı fotoğraf vardı.
Mustafa.
Fotoğrafın altında:
"Onu bulmak istiyorsanız 12 ekim gecesini hatırlayın."
Yağmur fotoğrafa baktı.
"12 Ekim..."
Bir anda yüzündeki ifade değişti.
"Ben o gece nereye gittiğimi hatırlıyorum ."
Poyraz:
"Nereye?"
Yağmur cevap vermeden önce kerem'e baktı.
"Eski adliyeye."
Kerem'in yüzü gerildi.
"Hayır."
"Ne?"
"Oraya gitmiyeceksin."
Yağmur:
"Yıllardır benden bir şey saklıyorsunuz.Artık kararları siz vermeyeceksiniz."
Herkes istasyondan ayrılırken Yağmur biraz geride kaldı.
Peronda tek başına durup eski raylara baktı.
Telefonuna yeni bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara
"Geçmişi öğrenmek istiyorsan, yarın yalnız gel."
Yağmur mesajı okudu.
Sonra ekranın altında ikinci bir cümle belirdi:
"Bu kez seni uyaran kerem olmayacak."
Yağmur başını kaldırdı.
İstasyonun karşısında binanın penceresinde bir silüet vardı.
Bir saniye sonra ışık söndü.
Yağmur gözlerini kıstı.
"Kim var orada?"
Cevap yoktu.
Sadece uzaktan tren düdüğünü andıran bir ses duyuldu.
Oysa bu istasyondan yıllardır tren geçmiyordu.
Devam edecek...
Bölüm etkileşimi
