Kan bağı kitap kapağı

27. bölüm / 36

Kan bağı

Sahte dualar

Yazar: Yağmur Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Sahte dualar

Bölüm — Sahte Dualar
Gece, konağın üzerine ağır bir sessizlik bırakmıştı.
Saatler önce herkes odalarına çekilmişti ama kimsenin gerçekten uyuduğu söylenemezdi.
Kerem, çalışma odasında tek başına oturuyordu.
Masasının üzerindeki dosya açıktı.
Aynı isimler.
Aynı tarihler.
Aynı imzalar.
Ve her şeyin ortasında Yağmur'un adı vardı.
Kerem parmaklarını dosyanın üzerinde gezdirdi.
Artık inkâr edemeyeceği kadar çok şey biliyordu.
Yağmur'un onlardan bir şey saklamasının sebebi ihanet değildi.
Tam tersine…
Onları korumaya çalışmıştı.
Kerem sandalyesine yaslandı ve gözlerini kapattı.
— Ben sana hiç inanmadım...
Bu cümle ağzından istemeden çıkmıştı.
Kapının açıldığını duyunca başını kaldırdı.
Yağmur kapının önünde duruyordu.
— Hâlâ burada mısın?
Kerem cevap vermedi.
Yağmur içeri girdi.
— Bir şey mi oldu?
Kerem dosyayı kapattı.
— Otur.
Yağmur onun sesindeki farklılığı hemen fark etti.
— Kerem?
— Sana bir soru soracağım.
— Sor.
Kerem birkaç saniye sustu.
— Bunca zamandır neden sustun?
Yağmur'un yüzündeki ifade değişti.
— Ne hakkında?
Kerem dosyayı önüne doğru itti.
— Bunun hakkında.
Yağmur dosyaya baktı.
Sonra yavaşça başını kaldırdı.
— Nereden buldun?
— Önemli olan nereden bulduğum değil.
Kerem'in sesi bu kez kırgındı.
— Önemli olan, neden bana anlatmadığın.
Yağmur derin bir nefes aldı.
— Çünkü anlatırsam yine bana inanmayacağını biliyordum.
Kerem'in bakışları yere indi.
Bu cümle beklediğinden daha ağır gelmişti.
— Haklıydın.
Yağmur şaşırdı.
— Ne?
Kerem gözlerini ona çevirdi.
— Haklıydın. Sana inanmadım.
Odanın sessizliği daha da ağırlaştı.
— Ama artık biliyorum.
Yağmur'un gözleri doldu ama ağlamamak için kendini tuttu.
— Neyi biliyorsun?
Kerem ayağa kalktı.
— Sen bizi satmadın.
Yağmur sustu.
— Senin adına yapılanları gördüm. Bütün bu zaman boyunca seni suçladığımız şeylerin çoğunun arkasında başka biri varmış.
Kerem bir adım yaklaştı.
— Ve sen tek başına uğraşmışsın.
Yağmur başını eğdi.
— Geç kaldın.
Kerem'in yüzü düştü.
— Biliyorum.
— Çok geç kaldın Kerem.
Yağmur'un sesi titriyordu.
— Ben senden gerçeği bulmanı beklemedim. Bana inanmanı bekledim.
Kerem cevap veremedi.
Yağmur kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken Kerem arkasından seslendi.
— Yağmur.
Durdu ama dönmedi.
— Bundan sonra yalnız değilsin.
Yağmur birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra başını hafifçe çevirip ona baktı.
— Bunu daha önce söylemeliydin.
Ve çıktı.
Koridorun diğer ucunda Poyraz onları duymuştu.
Yağmur yanından geçerken Poyraz hiçbir şey söylemedi.
Sadece onun yüzüne baktı.
Yağmur da durdu.
— Ne oldu?
Poyraz başını iki yana salladı.
— Hiç.
— Poyraz.
Poyraz gözlerini kaçırdı.
— Sadece... bazı şeyleri geç anlıyoruz.
Yağmur acı bir tebessüm etti.
— Bazı şeyler geç anlaşıldığında, eskisi gibi olmuyor.
Poyraz bu kez ona baktı.
— Yine de düzeltilebilir.
Yağmur cevap vermedi.
Çalışma odasında Kerem hâlâ ayaktaydı.
Masadaki dosyayı yeniden açtı.
En son sayfaya geldiğinde gözleri bir anda durdu.
Bir not.
Tek bir cümle.
Kerem'in yüzündeki ifade değişti.
Notun altında bir tarih vardı.
Ve tarih, Yağmur'un kendilerine ilk kez yalan söylediğini düşündükleri günle aynıydı.
Kerem birkaç saniye hareketsiz kaldı.
Sonra telefonu eline aldı.
Poyraz'ı aradı.
— Alo?
— Poyraz, hemen çalışma odasına gel.
— Ne oldu?
Kerem dosyaya bakmayı sürdürdü.
— Bence ihaneti yanlış yerde arıyoruz.
Karşı tarafta sessizlik oldu.
— Ne demek istiyorsun?
Kerem gözlerini nottan ayırmadı.
— Bizi kandıran kişi Yağmur değil.
Bir an durdu.
— Bizi kandıran kişi hâlâ bizim yanımızda.
Telefonun diğer ucunda Poyraz'ın sesi kesildi.
Kerem dosyayı kapattı.
İlk defa, düşmanın dışarıda değil…
içeride olduğundan emindi.
Ve bu kez kimseye körü körüne güvenmeyecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 6beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…