5. bölüm · Kan bağı
İçlerindeki köstebek
Fotoğrafı görünce dördüde karanlığa gömüldü.
Fotoğrafı çeken kişi holdingdin içindeydi
Yağmur fotoğrafı eline aldı
"Bu fotoğrafı dışardan çekmek imkansız"
Ada dikkatlice inceledi
"Hayır şuraya bakın"
Fotoğrafın camdaki yansımasında siyah giyinmiş bir adamın silueti belli belirsiz görünüyordu.
Kerem hemen güvenlik müdürünü çağırdı
"Bana son 24 saatte binaya giren herkesin listesini getir."
Dakikalar sonra liste geldi.
Hiçbir yabancı görünmüyordu
Binaya giren herkes holding çalışanıydı
Poyraz kaşlarını çattı
"O zaman biri içerden yardım ediyor"
Yağmur dosyayı kapattı
"Artık buna şüphe yok"
Tam o sırada kerem'in telefonu tekrar çaldı.
Bu kez ekranda tek bir kelime yazıyordu:
Bodrum
Kerem aramayı açtı
Boğuk ses yeniden konuştu
"Köstebeği bulmak istiyorsan bodruma in"
Telefon kapandı
Dördüde vakit kaybetmeden bodruma indi
Depoları tek tek aramaya başladılar
En son kullanılmayan eski arşiv odasına girdiklerinde ada yerde sürüklenme izleri fark etti
İzleri takip ettiler
Duvarın arkasında gizli bir bölme vardı
Kerem bölmeyi açtı
İçerde eski bir masa...
Masanın üzerinde siyah bir satranç taşı...
Ve altında bir not
Yağmur notu yüksek sesle okudu:
"Gerçek düşmanınız dışarda değil ...
Tam yanınızda."
O anda odanın ışıkları söndü
Kapı sert bir sesle kilitlendi
Koridordan ayak sesleri gelmeye başladı
Birisi yavaş yavaş kapıya yaklaşıyorlardı
Kapının altından bir zarf uzatıldı
Zarfın üzerinde tek bir isim yazıyordu:
Kerem
Kerem zarfı açtı
İçinde tek satırlık bir mesaj vardı:
"Sırada ki hamleyi ben değil ...sana en çok güvendiğin kişi yapacak."
Kerem başını kaldırdı
İlk kez kuzenlerine şüpheyle baktı
O anda herkesin aklında aynı soru vardı:
İçlerinden biri gerçekten düşman için mi çalışıyordu?
Devam edicek
