3. bölüm · Kalbimin Baş Belası
3.Bölüm: Kurtlar sofrası
Yeni bölüm geldii sanırım bu bölümden sonra yavaş yavaş buzlar eriyecek gibi ,benim kararsızlık seviyesi:(😭
-
-
-
-
Okul çıkış zili çaldığında çantamı omzuma takıp kendimi hemen dışarı attım.
Bahçedeki çam ağaçlarının altından ana kapıya doğru yürürken arkamdan gelen o sinir bozucu ses adımlarımı durdurdu."bu kadar acele etme deniz kaçmıyor okul "
Arkamı hızla döndüm. O ukala çocuk, elleri ceplerinde bana doğru geliyordu. Yanımda durup hafifçe öne eğildi. "İlk günden benden bu kadar bıkmış olamazsın Daha yeni tanıştık ama .
"Şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak kollarımı göğsümde bağladım. "Sen benim adımı nerden biliyorsun ? Ajan mısın sen adi herif? Peşinde adam falan mı gezdiyorsun ?"
Yandan bir gülüş attı, bakışlarını pervasızca yüzümde gezdirdi. "Zor bir şey değil Deniz , burası benim okulum ama benim adımı öğrenmen için biraz daha çabalaman gerekecek ."Arkasını dönüp lüks arabasına doğru yürürken arkasından sabır çektim ve"bir insan nasıl bu kadar vurdumduymaz ve gıcık olabilir ki "diye söylendim
Otobüs durağına ilerledim.Kırk dakikalık bir yolculuğun ardından eve ulaştığımda içimdeki o öfkeli gerilim yerini boğucu bir yorgunluğa bırakmıştı. Anahtarla kapıyı açıp sessiz koridora adım attım.
Annem salonda, elindeki faturalarla koltukta oturuyordu. Beni gördüğü an yüzü gölgelendi."Geldin mi?"
dedi buz gibi bir sesle. "Yeni okul masrafları şimdiden belimi büktü Deniz. Eski okulunun batması yetmiyormuş gibi bir de senin bu masrafların çıktı.""Ben istemedim anne," dedim
sesimi sakin tutmaya çalışarak. "Okul kapandı, nakil olmak zorundaydım."Annem elindeki kağıtları masaya sertçe fırlatarak ayağa kalktı.
Tam karşımda durduğunda söylediği kelimeler kalbime bıçak gibi saplandı."Zorundaydın tabii! Her zaman bir yük olmanın yolunu buluyorsun zaten. Bazen düşünüyorum da, sen niye varsın Deniz? Hayatıma ayak bağı olmaktan, beni sürekli çıkmaza sokmaktan başka ne işe yarıyorsun? Doğduğun günden beri bana sadece şanssızlık getirdin."
Nefesim boğazımda tıkandı. Karşısında yıkılmamak için tırnaklarımı avuç içlerime geçirdim.
"Haklısın," dedim
sesimin titremesini gizleyen buz gibi bir tonla. "Benim varlığım senin en büyük hatan."Hızla odama geçip kapıyı kapattım ve sırtımı ahşap zemine yaslayarak yere çöktüm. Gözlerim tavana dikildi.
Dışarıda adını bile bilmediğim o ukala çocukla, evde ise varlığımdan nefret eden öz annemle savaşıyordum. Kurtlar sofrasındaydım evet, ama asıl hançer sırtıma evimde saplanmıştı.
Ertesi sabah sınıfa girip dün oturduğum sıraya doğru yürüdüm. Ama sırada bir kızın oturduğunu görünce duraksadım.
"A... Şey, pardon," dedim, yerimi tam söyleyemeyerek.Kız beni görünce hemen gülümsedi ve defterlerini kenara çekti. "Aaa, sorun değil! Ben dün hastaydım, gelemedim. Gel yanıma otur, ben Kumsal,"dedi neşeyle.
"Sen Deniz'sin değil mi?"Çantamı bırakıp şaşırarak yanına oturdum.
"Ha, evet... Benim."
Kumsal merakla bana doğru eğildi. "Kızım sen dün okul çıkışında o çocukla ne yaşadın öyle? Bütün okul dünden beri bahçedeki o kapışmanızı konuşuyor.
"Dün okul çıkışında yaşananlar aklıma gelince sinirlerim bozuldu. Kumsal'a doğru döndüm. "O kim ya? Beni nereden bulmuş? Adımı bile söylemedi adi herif ama dün çıkışta bana adımla seslendi. Kim bu çocuk, adımı nereden biliyor?"Kumsal şok içinde elini ağzına götürdü.
"Şaka yapıyorsun! Sana adınla mı seslendi? O hayatta kimsenin adını ezberlemez!" Sesini iyice kısıp devam etti:
"Onun adı Teoman. Teoman Akkaya. Bu okulun sahibinin oğlu. Dün sen okuldan çıkmadan önce, sırf senin kim olduğunu bulmak için müdür yardımcısının odasına gidip nakil listelerini incelemiş.
Herkes Teoman'ın senin adını aradığını konuşuyor.
"Duyduklarımla kalakaldım. Demek adı Teoman’dı ve okulun sahibinin oğluydu. Sırf bana gıcıklık yapmak için müdürlüğe kadar gidip adımı aramıştı."Demek Teoman ." diye mırıldandım nefretle. "Okulun sahibinin oğlu olunca kendini kral sanıyor herhalde."Kumsal tam ağzını açıp bir şey söyleyecekti ki sınıfın kapısı açıldı.
Kafamı çevirmedim ama Teoman'ın o rahat adımlarla içeri girdiğini hissettim. Sıramın tam yanından geçerken masamın üzerine parmak uçlarıyla hafifçe vurdu ve o sinir bozucu sesiyle fısıldadı
"Günaydın Deniz. Bakıyorum bugün de çok neşelisin."Cevap vermedim, yüzüne bile bakmadım. Ama arkasından ellerimi yumruk yaptım. Teoman Akkaya.. Adını öğrenmiştim ve bu saatten sonra onun o şımarık krallığına boyun eğmeye hiç niyetim yoktu...
-bitttiiiii diğer bölümde görüşürüzz💕💕
