2. bölüm · Kalbimin Baş Belası

2.Bölüm: Aynı sınıfta

Nehirr .

Selam, bence karakterler hemen 2-3 bölümde aşık olmasın. Benim planım biraz daha nefret etmeleri ve didişmeleri yönünde. Sizce nasıl olsun? yorumlarınızı beklerimmm💛🫠

Eğer beğendiyseniz arkadaşlarınıza önerir misinizz
-
-
-
-
Kantindeki o büyük patlamanın ardından, etrafımdaki şaşkın bakışlardan kaçmak ve biraz olsun sessizlik bulabilmek için okulun kütüphanesine sığındım. Burası, Akkaya Koleji’nin o gösterişli ve gürültülü koridorlarından sonra adeta bir vah gibiydi.

Büyük, ahşap masalardan birine geçip çantamı bıraktım. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalışırken, tam karşımdaki sandalyenin gürültüyle çekilmesiyle irkildim.Başımı kaldırdığımda gözlerime inanamadım.
O çocuk.

Kantinde herkesin önünde meydan okuduğum, o sarsılmaz krallığın ukala sahibi tam karşımda oturuyordu. Yüzünde yine o çileden çıkaran, sinir bozucu ama bir o kadar da etkileyici gülümsemesi vardı.
Gıcıklığına buraya geldiği o kadar belliydi ki."beni mı takip ediyorsun sen??"dedim
Ufaktan öne doğru eğildi, kollarını masaya yasladı ve gözlerini gözlerime dikti. Ses tonunda insanı altüst eden flörtöz bir tını vardı. "Kütüphanede herkesi kullanıma açık yeni kiz. Ayrıca buranın sessizliğini ve .. bazı dik başlı misafirleri severim"dedi.Tavrındaki bu rahatlık beni daha da sinirlendirdi.
Gözlerimi devirdim. " Gıcıklık yapmak,flörtöz takılmak icin yer ariyorsan başka masaya ikile Görüş alanımı kirletiyorsun"Dudakları daha da kıvrıldı, bakışları yüzümde gezindi. "Seni bu okulda kimse uyarmadı mı?Benim alanımda bana emir falan veremezsin sen."Gördüğün gibi veriyorum"dedim

çantamı hızla omzuma takarak. Onunla aynı havayı solumak bile sinirlerimi zıplatıyordu. Masadan kalkıp kütüphanenin çıkışına doğru hızlı adımlarla yürümeye başladım.

Arkamdan gelmeyeceğini düşünmüştüm ama koridora çıktığımda adımlarının arkamdan yankılandığını duydum. Merdivenleri çıktım, o da arkamdaydı. Sola döndüm, yine oradaydı.

En sonunda yeni sınıfımın kapısına geldiğimde sabrım taştı. Hızla arkamı dönüp göğsüne doğru dik bir bakış fırlattım.

Aramızdaki o ufak mesafe, kalbimin garip bir ritimle çarpmasına neden oldu ama bu histen nefret etmiştim."Ya sen sapık falan mısın? Niye peşimden geliyorsun??!" diye çıkıştım, koridordaki birkaç kişinin bakışlarını üzerimize çekerek.Çocuk durdu
.
Şaşırmak yerine kahkaha atmamak için kendini zor tutuyor gibi bir hali vardı. Elini cebine atıp kapının üzerindeki sınıf tabelasını işaret etti: 12A Ardından yüzüme doğru hafifçe eğilip o ukala, can yakıcı tınısıyla fısıldadı:"Aynı sınıftayız görmedin mi beni ? Yoksa kantindeki o büyük şovundan sonra gözlerin yanlızca beni görür mü oldu?"
Yüzündeki o hadsiz, kendinden emin
gülümsemeye sinirle baktım. Kim olduğunu, adının ne olduğunu bile bilmiyordum ama şimdiden ondan feci şekilde gıcık kapmıştım. "Sana alışmak mı? kendini fazla önemsiyorsun ukala seni," diye mırıldandım arkasından. "Benim gözümde kütüphanenin sessizliğini bozan bir görgüsüzsün "O önden içeri girdiğinde, sınıftaki gürültü bir anda bıçak gibi kesildi.

Birkaç saniye kapı eşiğinde bekleyip fısıldaşmaları ve bana dikilen meraklı bakışları umursamamaya çalışarak gözlerimle boş bir yer aradım.

Onun peşinden gidip aynı sırada oturmak gibi bir hataya düşmeyecektim. O yüzden gözümü sınıfın en arka ,pencere kenarındaki tek boş sırasına diktim.

O ise hiçbir şeyi umursamayan, rahat adımlarla sınıfın en arkasındaki arkadaş grubunun yanına doğru yürüdü. Ben de çantamı en öndeki sıraya sertçe bırakarak cam kenarına kuruldum. Kafamı hemen dışarıya, bahçedeki çam ağaçlarına doğru çevirdim.

Kim olduğunu bilmediğim bu çocuktan olabildiğince uzak duracaktım.Ancak bir süre sonra üzerimde hissettiğim o ağır baskıyla arkama dönmek zorunda kaldım.
Sınıftaki diğer kızlar fısır fısır bana bakarken, o en arkada, sırasına yayılmış bir şekilde doğrudan bana bakıyordu.
Gözlerini bir saniye bile üzerimden çekmiyordu. Dudaklarının kenarındaki o alaycı, meydan okuyan gülümseme hala oradaydı.Fiziksel olarak sınıfın iki ayrı ucundaydık ama bakışları en öndeki sıramda bile beni rahat bırakmıyordu. Gözlerimi pervasızca devirip önüme döndüm.
Benim adım Deniz'di; kim olduğunu bilmediğim bu çocuğun bakışları altında ezilecek biri değildim. Aramızda zoraki bir yakınlık yoktu belki ama en ön sıradan en arka sıraya kadar uzanan görünmez, gerilimli bir savaş çoktan başlamıştı.

Ya hiç emin degilim biraz daha böyle didişip yavaşla aşk erasına girmeyi planlıyorum
Çok erken attım birde 🥲💛
- iyi günler