2. Bölüm: ✨Bizim Grup İşte✨

Vaveyla Yazarı: zehra wawes

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 2. Bölüm: ✨Bizim Grup İşte✨

Okuldan döndükten sonra annemle birlikte akşam yemeği yedim.

Şimdiyse odamda telefonla oynuyordum.

Yine de canım sıkılmaya başlamıştı.

Saate baktım.

Arın, okulda saat sekizde telefonlara bakın demişti.

Nedenini gerçekten çok merak ediyordum.

Şu an saat yedi elli beşti.

Büyük ihtimalle birazdan Arın'ın neler karıştırdığını anlardık.

Selin🍯: Sıkıldım beklemekten yaa! Ne zaman gelecek bu saat?

Üstten gelen bildirimi okuduğumda gülümsedim.

Selin her zamanki gibi sabırsızlığını ortaya koyuyordu.

Ben: Az kaldı merak etme. Birazdan Arın da belli eder her şeyi. O da senin gibi sabırsız sonuçta.

Selin🍯: Çevrimiçi.

Selin🍯: yazıyor...

Bir kez daha saate baktım.

Son üç dakika.

Selin🍯: Arın'la benzemek mi? Kendine gel, Duru! Aramızda dağlar kadar fark var bizim.

Kıkırdadım.

Ben: Tabii ki canım. O cümle ağzımdan yanlışlıkla çıkmıştı zaten.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Ben de öyle olduğunu düşünüyorum. :) Neyse sen onu bunu bırak da ben bu Arın'ı dövücem bir gün. Bir şey yapacaksın neden önceden söyleyip insanları merak içinde bırakıyorsun? Hayır, ben onun yüzünden meraktan çatlamak zorunda mıyım?

Başımı iki yana salladım.

Bir gün Arın Selin'den dayak yiyecek diye çok korkuyordum.

Ben: Sakin ol! Sadece azıcık sabret, lütfen. Sana her zaman diyorum sabırlı olmak iyidir.

Bunu Selin'e neredeyse her gün söylememe rağmen o gene kendi bildiğini yapıyordu.

Olsun, en azından ben şansımı deniyordum.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Şu an bu tavsiyelerin bana hiçbir faydası olmuyor yalnız.
Gözlerimi istemsizce devirdim.

Tam ona cevap vermek için yeltenmiştim ki yukarıdan başka bir bildirim geldi.

Arın🐝 kişisi sizi "✨Bizim Grup İşte✨" grubuna ekledi.

Gözlerim kocaman açılırken sohbetin içine girdim.

İşte bunu gerçekten de beklemiyordum.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Lan bizi saatlerce bunun için mi beklettin, aptal!

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Ben şimdi boşuna mı meraktan çatlamış oldum?

Küçük çaplı bir kahkaha attığımda

Arın'ın da gruba yazdığını fark ettim.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Niye öyle deyip de benim hevesimi kursağımda bırakıyorsunuz? İlk defa tek başıma bir şey yaptım onu da burnumdan mı getireceksiniz şimdi?

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Mümkünse sen bir daha tek başına bir şey yapma, kardeşim.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Senin yüzünden asıl benim merakım kursağında kaldı, Arın! Ben de önemli bir şey bekliyordum!

Güldüm.

Aslında Arın'ın bunu yapması biraz da iyi olmuştu.

Şu an durduk yere eğleniyordum.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Bu olayı neden bu kadar büyütüyorsunuz anlamıyorum. Alt tarafı bir grup kurdum! Bundan önemli bir şey varda ben mi bilmiyorum? Anlamıyorum ki.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Bu işi dramatize etmeden de yapabilirdin, Arın.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Bu nasıl grup ismi lan? Başka bir şey mi bulamadın, oğlum?

Grubun ismine bakıp bir kez daha güldüm.

"✨Bizim grup işte.✨"

Gerçekten de harika arkadaşlarım vardı.

Onların yanındayken ne can sıkıntım kalıyordu ne de derdim.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Birincisi, dramatize etmek benim işim, Selin. İkincisi de, sana ne lan benim fikirlerimden?! Senin üç yıldır akıl edemediğini yapıp grup kurdum ben. Bir de bunun üzerine laf mı ediyorsun?

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Ayy ben dayanamıyorum ve çıkıyorum gruptan! Çok afedersiniz ama sizi okulda yeterince çekiyorum bir de burada uğraşamam!

Selin🍯 kişisi gruptan ayrıldı.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Hayda! Neden çıktı şimdi bu gruptan?

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Dedi ya oğlum sizinle uğraşmak istemiyorum diye, nerenle okuyorsun şu yazıları çok merak ediyorum.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Çok konuşma da Selin'i gruba geri al, Arın.

Başımı iki yana salladım.

Gülmekten yanaklarım ağrıyordu.

Arın🐝 kişisi Selin🍯 kişisini ekledi.

Selin🍯 kişisi gruptan ayrıldı.

Arın🐝 kişisi Selin🍯 kişisini ekledi.

Selin🍯 kişisi gruptan ayrıldı.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Lan, ne inat bir insan bu yaa! Aldığım gibi geri çıkıyor gruptan.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Duru, bir de sen yaz şuna geri dönsün gruba. Biz deyince pek bir faydası olmuyor en azından seninle inatlaşmaz.

Bora haklıydı.

Benden başka kimse Selin'le kolay kolay baş edemezdi.

Ben: Tamam, bekleyin hemen geri getiriyorum.

Gruptan çıkıp Selin'le olan sohbetimize girdim.

Ben: Neden sürekli gruptan çıkıyorsun? Bizimkiler seni çağırıyor, geri gelsin diyorlar.

Selin🍯 çevrimiçi.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Beni daha çok deli etmek için mi geri çağırıyorlar?

Dudak büzdüm.

Bu muhteşem ikiliden her şey beklenirdi.

Ben: Bence hep bir arada olalım istiyorlar.

Bu ihtimali de es geçmemek lazımdı.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Öyle mi dersin? Umarım öyledir yoksa yarın okula geldiğimizde Arın'ı sağ bırakmam.

Selin kendisiyle uğraşılmasını sevmediği için böyle davranıyordu.

Ben de onun gibi çok sevmiyordum. Fakat alttan almayı tercih ediyordum.

Bence artık bu işi sonlandırmanın zamanı gelmişti.

Ben: O zaman diyorum Arın'a seni gruba geri alsın.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Alsın. Alsın da biraz daha kavga edelim. Yemin ederim onların elinde delirmem çok sürmez haberin olsun.

Gruba tekrar girdim.

Ben: Selin'i gruba geri alabilirsin, Arın. Hallettim.

İşte bu kadar kolaydı.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: İşte benim Duru'm! Yapabileceğini biliyordum.

Bora'nın yazdığı yazıya bakıp sırıttım.

Bu aralar biraz fazla mı şımarıyordum ben?

Arın🐝 kişisi Selin🍯 kişisini ekledi.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Kimse gruptan çıkmasın bir daha, bu ney böyle gir, çık, gir, çık. Başka işimiz mi kalmadı da bir de bununla uğraşıyoruz?

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Bence şu an sesini kesmen gereken yerdesin, Arın.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Peki sesimi kesmezsem başıma ne gelecek? Sadece merakımdan soruyorum. Neden bilmiyorum ama bunu acayip derecede merak ettim.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: Okulda gördüğüm ilk an boğazına yapışırım. Sonra da o yetmezmiş gibi bütün ayak işlerini de sana yaptırırım. Bu senin için yeterli bir cevap oldu mu yoksa başka şeyler de duymak ister misin?

Gözlerim kocaman açıldı.

Gerçekten de yapardı.

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Eğer sen yapamazsan bana söyle ben zevkle yaparım.

Güldüm.

Bora her zamanki gibi Arın'la uğraşmayı da ihmal etmiyordu.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Siz benim dostum musunuz yoksa düşmanım mı lan! Selin, onlar nasıl cümleler öyle? Hiç mi acıma yok kızım sen de? (Not: Sen sadece yarını bekle Bora beyefendi. Bak ben sana ne yapıyorum.)

Bora💬 yazıyor...

Bora💬: Bak bir de aklı sıra beni tehdit ediyor! Geliyorum lan. Söz, yarın sırf seni gebertmek için geleceğim okula.

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Büyük bir zevkle seni bekliyor olacağım.

Selin🍯 yazıyor...

Selin🍯: İsterseniz bu küçük çaplı tehditler yetmediyse çıkışa da çağırın birbirinizi. (Eğer şu çocukça hareketleriniz devam ederse şimdi gruptan bir kez daha çıkarım sonra da hepinizi engellerim. O yüzden sinir etmeyin beni!)

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Bu da buldu bizi tehdit etmenin yolunu aklına estikçe sallıyor. Sanırsın ki az önce ben ona (senin boğazına yapışırım) dedim.

Kaşlarım çatıldı.

Eğer bu konuşmaya ben el atmazsam sabaha kadar böyle devam edecekti.

En iyisi aralarına girmekti.

Ben: Lütfen... azıcık herkes sakin olabilir mi? Bakın, gerçekten Arın güzel bir şey akıl etmiş ve bizi okul dışında da bir araya getirmek için grup kurmuş. Sizce de güzel vakit geçirmek için bir fırsat değil mi bu? Ne güzel (kavga etmeden) vakit geçirelim işte!

Arın🐝 yazıyor...

Arın🐝: Valla kız haklı. Ağzına sağlık, Duru. Kimse anlamadı beni. Anca suçlayıp durdular. Beni en iyi tanıyan senmişsin ben bunu anlamış oldum bugün.

Bora💬: Lan, aptal seni! Hani bu hayatta seni en çok anlayan da tanıyan da bendim? İki dalga geçtik diye satıyor musun beni? Bundan sonra ben de sana aynı şeyi yapacağım. Bak gör!

Kaşlarım çatıldı.

Şu an Bora Arın'ı benden kıskanıyor olamazdı, değil mi?

Selin🍯: Az önce birbirini tehdit eden iki salak şimdi de birebirlerini kıskanıyor... Allah'ım sen bana sabır bunlara da sağlıklı düşünebilecekleri bir beyin ver. AMİN.

İstemsizce güldüm.

Ben ne dersem diyim bunlar hiç değişmeyecekti.

Daha fazla mesajlara bakmak yerine telefonu kapatıp yatağımın yanındaki komidine koydum.

Benim için eğlence bitmiş ve ders çalışma vakti gelmişti.

Bu sene YKS'ye girecek olmam beni oldukça geriyor ve bir o kadar da rahatsız ediyordu.

Çalışmaya ne kadar geçen seneden başlamış olsam da yapabilir miyim emin olamıyordum.

En önemlisi de ailemin benden bir beklentisi olmasıydı.

Annem de babam gibi doktor olmamı çok istiyordu. Babama gelecek olursak o beni her türlü kabul edeceğini söylemişti.

'Seni her türlü meslekle görmeye razı ve hazırım güzel kızım. Çünkü senin her mesleği yapabilecek kapasiten ve gücün var.'

Babamdan duyduğum bu sözler her zaman benim için yeterdi. Fakat ben gerçekten de YKS'yi ilk senemde kazanmak istiyordum.

Annem ve babama yapabileceğimi göstermek, onları gururlandırmak en büyük hayalimdi.

İlk önce biraz matematik sonraysa en nefret ettiğim ders olan kimyaya çalıştım.

Fizik'i sevdiğim için onu en sona bıraktım. Hep yaptığım gibi.

Bir ara çalışırken annem bana kahve getirip geri çıkmıştı. O kahvenin son yudumunu da içtim.

Doğrulmaya çalıştım. Fakat belimin ağrısından yapamadım. Sanırım biraz fazla zorlamıştım kendimi.

Komidinin üzerinden telefonumu aldım. Arın'ın kurduğu gruptan bir sürü mesaj gelmişti.

Kim bilir ben yokken neler konuşmuşlardı.

Bildirimleri silip saate baktım. Saat on bir buçuktu.

Babamın gelmesine yarım saat kaldığının göstergesiydi bu.

Çalışma masamı toplamadan telefonu da elime alıp odamdan dışarıya çıktım.

Annemin ne yaptığını merak ediyordum. Büyük ihtimalle her zamanki gibi babamı oturma odasında koltukta uyuklayarak bekliyordu.

Koridoru bitirip sola döndüm ve oturma odasına girdim.

Tam da tahmin ettiğim o görüntüyle karşılaştığımda gülümsedim.

"Ah anne," diye yakındım sessiz bir şekilde. Yine üstüne örtecek hiçbir şey almamıştı.

Annem ve babamın yatak odasına gidip annemin üstüne örtmek için küçük bir örtü aldım.

Oturma odasına geri dönüp onu annemin üzerine örttüm.

Annem uyanmasın diye parmak uçlarımla yürüyordum. Mutfağa gidip kendime bir kahve daha yaptım.

Kahvemi hep babamın bana hediye ettiği o kupayla içerdim ve bu beni çok mutlu ederdi.

Kupa, en sevdiğim renk olan mavi ve turuncu renklerindeydi. Üzerindeyse el yazısıyla 'Never give up' (asla pes etme) yazıyordu.

Babam benim güven kaynağımdı. O beni ayakta tutan en güzel şeydi.

Onu özlediğimi fark ettim. Bir an önce eve gelsin istiyordum.

Mutfaktaki masaya oturup hem kahvemi içtim hem de babamın eve gelmesini bekledim.

Sabah erken kalktığım için çok uykum geliyordu. Fakat kapanan gözlerime inat dik durdum ve babamın gelmesini bekledim.

En sonunda daha fazla dayanamayıp kendimi uykunun ellerine teslim edecekken kapı açılma sesiyle oturduğum yerden kalktım.

Sonunda babam gelmişti!

Hızlı adımlarla dış kapının önüne yürüdüm. Babam iş çantasını koridorun yanındaki beyaz masanın üzerine bıraktıktan sonra beni fark etti ve gülümsedi.

"Uyumadın mı sen daha?" diye sordu azarlar gibi.

Başımı iki yana salladım. "Sen evde yokken nasıl uyuyabilirim ki baba?

Kollarını ona sarılmam için iki yandan açtığında küçük bir çocuk gibi sevinçle kendimi babamın kollarına bıraktım.

"Anlaşılan birileri babasını çok özlemiş," dedi bana sımsıkı sarılırken. "Haberi olsun babası da kızını çok özledi."

Güldüm. Ondan yavaşça yarılıp birkaç adım geriledim.

"Annen yine uyuya kaldı, değil mi?"

Başımı olumlu anlamda salladım.

Cıkladı. Sonra da oturma odasına gidip koltukta uyuyan annemi kucağına alıp yatak odasına götürdü.

Annemi özenle yatağa yatırıp üstünü güzelce örttü. Saçlarını okşayıp, öpmeyi de ihmal etmedi.

Bense sadece onları gülümseyerek izledim.

Çok güzellerdi. Benim anne ve babam resmen birbirleri için yaratılmıştı.

Odadan çıkıp yavaşça kapıyı örttü. "Hadi bakalım," dedi sessizce. "Şimdi yatma sırası sen de."

"Beni çocukluğumdaki gibi yine sen yatırır mısın, baba?" diye sordum sevimli bir şekilde.

Birkaç saniye öylece yüzüme baktı. "Yatırırım," dedi içtenlikle. Saçlarımı okşadı. "Benim küçük prensesim bir şey ister de babası onu nasıl yapmaz?"

"O zaman bu küçük prenses bundan sonra onu hep babasının yatırmasını istiyor."

Babam güldü. "Emrin olur prenses."

İkimiz de odama geçtik. Ben yatağa yattığımda babam aynı anneme yaptığı gibi üstümü örttü. Sonra da yanağımı sevdi ve çıkmadan önce de masamın üzerindeki dağınık eşyaları topladı.

Kapıya yöneldi. Işığı kapatmadan önce, "İyi geceler kızım." dedi.

"Seni seviyorum, baba." dedim.

"Babası da küçük kızını çok seviyor." diyerek karşılık verdi.

Gülümsedim.

"Güzel kızım," dedi babam bir anda.

"Canım babam." dedim hemen.

"Annen de sen de..." dedi. "Bir şeyi bilmenizi isterim, ben sadece sizinle nefes alıp sizinle hayatı güzel bir şekilde yaşıyorum, kızım. İkiniz de benim en değerli varlığımsınız. Bunu sakın unutmayın."

Babam gülümseyerek yüzüme baktı ve ışığı kapatıp odamdan çıktı. Benim de yüzümde hâlâ aynı gülümseme vardı.

Neden bunu aniden söylediğini bilmesem de şu an hiç olmadığım kadar mutluydum.

Yüzümdeki gülümsemeyle gözlerimi kapattım. Bugün çok güzel bir uyku çekeceğimi bilerek kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.