1. bölüm / 25
Huzur Apartmanı1~Bismillah
Bölümler 25Şu an: 1~Bismillah
- 1 1~Bismillah1.176 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2~Komşuda İftar2.262 kelime
- 3 3~Anonimo549 kelime
- 4 4~ Sürpriz Kutu901 kelime
- 5 5~ Kulüp1.222 kelime
- 6 6~ Kırıklar1.042 kelime
- 7 7~ Engel857 kelime
- 8 8.1~ İlkokul1.155 kelime
- 9 8.2~ Yeni Komşular1.687 kelime
- 10 9~ Kulüp İftarı1.171 kelime
- 11 10~ Çözdüm Seni Anonimo...1.581 kelime
- 12 11~ Hisler798 kelime
- 13 12~ Karmaşa1.100 kelime
- 14 13~ Asayiş Berkamal531 kelime
- 15 14~ Dışarıda İftar1.601 kelime
- 16 15.1~ Veterinerdeki Teklif1.207 kelime
- 17 15.2~ Güllaç1.306 kelime
- 18 16~Karakol1.117 kelime
- 19 17.1~Komşuluk1.330 kelime
- 20 17.2~Büyük Buluşma888 kelime
- 21 17.3~Görüşme718 kelime
- 22 18~ Gülten...1.425 kelime
- 23 19~ Hayırlı İşler Müdürlüğü879 kelime
- 24 20~ Anne...1.011 kelime
- 25 21~ Ayağını Yere Vur1.075 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bismillahirrahmanirrahim.
Hoşgeldinizz🌸 Yorumlarınızla kitabı süslerseniz çok sevinirimm(birini normalde mutlu etmek sevapken, sevapların katlandığı bu ayda bence beni mutlu etmelisiniz :D)
(Bu arada sahurda atmayı planlıyordum ama çok heyecanlandım şimdi atıyorum bölümüü)
Allah'ın ibadetlerimize ihtiyacı yok, bizim ibadetlere ihtiyacımız var.
______________________________________
"Aysun!" diye bağırdı canım arkadaşım. "Hadi geç kalacağız teravihe!"
Daha da stres oldum ve iğneyi tenime batırdım. Küçük bir çığlık attım. "Yine ne oldu!?"
Hemen iğnenin battığı yere baktım. Eğer ki kanar da bir daha abdest almam gerekirse Gülten beni keser. Hemen aynaya yakınlaşıp baktım. Çok şükür ki kanamıyordu. Bu sefer hızlı ama dikkatlice iğneyi taktım. Örtümü düzeltip telefonumu cebime attım ve canım arkadaşımın yanına koştum.
"Fizan'dan mı geliyorsun be kızım?!"
Sitemine göz devirip baktım. Bir yandan da ayakkabılarımı giydim.
"Yürü şu kadına yakalanmadan çıkalım." Diğer ayakkabımın tekini giyerken Gülten kapıyı çekti. Ben de ayakkabımı giydiğin gibi merdivenlerden fırladım.
"Asansör?"
Apartmanda bağırmak istemediğim için cevap vermedim. Çünkü hem komşulara rahatsızlık verebilirdik hem de o kadın sesimi duyarsa yine çıldırabilirdi.
Giriş katına indiğimde asansörün önünde beklemeye başladım. Sonunda asansör geldiğinde kapıyı açtım ve Gülten'in koluna girdim. Hızlı adımlarla apartmandan çıktık.
"Sen bilmiyor musun? Ben asansöre binmiyorum."
Kafasını onaylamazca salladı. "Niye binmiyorsun canım?"
"Geçenlerde olay çıkardı ya kadın."
Hatırlamış gibi gözleri açtı. "Tamam tamam hatırladım."
"Neyse ben sana sormayı unuttum. Sen faturayı ödedin mi?"
Gözlerini üzgünce suçlu gibi kaçırdı. "Ya ben onu bir gün unuttum sonraki gün de kardeşime para atmam gerekti. Ama yarın işten aldığım parayla direkt ödeyeceğim. Özür dilerim..."
Kıyamam ben buna... Annesi geçenlerde kalp krizi sonucu vefat etmişti. Babası da geçen sene suçsuz yere hapse girmişti.
Babası yolda normal bir şekilde kurallara uyarak arabasını sürerken kadın yola atlamış. Babasının dediğine göre kadın sinirli olduğu için yola bakmamış. Babası durmaya çalışsa da mâlesef çarpmış ve kadın hastanede ölmüş. Kocası da zengin bir iş adamıymış. En pahalı avukatları tutmuş haliyle. Sonuç; babası suçsuz yere hapis yatıyor ve 4 yıl daha yatacakmış.
"Bana bak sakın üzülme. Ve bir daha paraya sıkışırsan bana haber ediyorsun yoksa o T.C.'ni banka şifrelerini ele geçirir ben kontrol ederim." Gözleri yuvalarından fırlarken devam ettim. "Kuzum ben diyorum şu faturaları ben ödeyeyim hayrım dokunsun diye kabul etmiyorsun. Bak senin yüzünden sevap kazanamıyorum."
"Ama sen de öğrencisin, olmaz."
"Ailesi zengin öğrenciyim." İkna kabiliyetim iyidir. Birazdan kesinlikle ikna olacak.
"Abartma. Sadece geliriniz biraz iyi."
"Zenginden kasıt o zaten. Ama sonuç olarak o para bana yetiyor da artıyor mu? Evet." Ciddi ve kesin ifademe büründüm. "İtiraz istemiyorum faturalar artık ben de. Zaten tüm gün okulda olduğumuz için az bir şey geliyor."
Üzülmüş gibiydi ama belli etmemeye çalışıyordu.
"Bunun için de sakın üzülmüyorsun. Eğer illa bir mahçupluk hissedeceksen senden bir şey rica edeceğim."
Gözleri parlayarak bana döndü. "Söyle ne istiyorsun?"
"Bu Ramazan da ilk günkü ve son günkü halim bir olmasın."
Kaşlarını çattı. "Nasıl yani?.. Zayıflamak için mi yardım istiyorsun?"
Kafamı yatay eksende talebi artmayan ürün grafiği gibi salladım.
"Ben de senin gibi olmak istiyorum. Her gün Kuran okuyorsun ya ben sesini duymak için odanın dibine giriyorum." Yaramazlık yapmış ama tatlılığına insanın yiyesi gelen çocuklarcasına bakışlarımı kaçırdım.
"Neden yanıma gelmiyorsun ki?"
"Utanıyorum. Çünkü ben Kuran okumayı unuttum."
Yanaklarımı sıvazladı. "Utanma. Öğrenmemek ayıp bilmemek değil."
"Peki öğrenip unutmak?"
"Tekrar öğrenmezsen ayıp. Bundan sonra her gün dersimiz var kızlar, toplaşınn!"
"Neye toplaşıyoruz ayol!" diyerek gelen Cansu'yu beklemiyordum.
"Beni beklememişsiniz kırıldım." Şakadan trip atıp yüzünü diğer tarafa çevirdi.
"Hayatım ben sana mesaj attım görmedin. Zaten bunu beklerken geç kalacağız diye stres oldum."
Yüzümü Gülten'in suratının önüme getirip dik dik baktım. "Bu?! Öyle mi?" Kafamı çekip ciddiyetle önüme baktım.
"Tamam evde bulaşıklar seni bekler." Mükemmel bir ceza!
"Bana bunu yapma Aysun! Ellerimin haline bak ya, acımasa ben yaprım ama gerçekten-"
Hızla sözünü kestim. "Tamam, ben unuttum onu. Neyse sana başka bir ceza veririz." Ellerinde egzama çıkmıştı ve ellerinin avuç içi dahil her yeri yara olmuştu.
"Cezadan kaçış yok ha?"
Kafamı bu sefer dikey eksende salladım. Birkaç adım sonra camiye girdik. Attığım ilk adımda içime huzur dolmuştu, ilerleyen zamanda da tabii ki artmıştı.
🌙🌙🌙
"Gülten kalk! Hadii! Sahur vakti Gültenn!" Biraz daha omzu çıkarcasına dürtüp kaçtım. Ve beklediğim darbe geldi. Ama bana değil boşluğa.
"Yürü git kızım ya!" dedi başını yastığa gömüp. Bunun devreler çalışmıyor belli.
"Güzel arkadaşım. Biz Ramazan ayına girdik. Şimdi sahur vakti. Eğer sen kalkmasam yemek yemeyeceğiz. Bir dakika ben niye yiyemeyeyim? Sen aç kalırsın. O yüzden kalk. Hadi bak ayıl diye baştan uyandırıyorum. İşte yaptırmıyacağım kalk. Azcık yaptırırım. Kalksana olum!" En son dayanamayıp sırtına sertçe yapıştırdım. Tabi beklediğimden fena yapıştırdım. Çıkan sesi duyduğum an mutfağa fırladım. Arkadan da kapıyı kapattım. Gülten'in acılı inlemeleri kulağıma dolarken ne yapacağımı şaşırdım. Aynısını bana yaparsa ben bu dünyadan yok olurum!
Buldum! Dün ona ceza verecektim. Cezayı iptal ederek anlaşabiliriz bence. Şimdi de güzel bir sahur hazırlasam ikna olur bence.
Hemen dün geceden hazır ettiğim sebzeleri aldım. Önce kapıya biberleri ince şeritler haline getirdim. Sonra onlarıda küçüktüp küp küp kestim. Tavaya biraz yağ ekleyip biberleri tavaya koydum. Ocağı biraz açıp dünden haşladığım patatesleri parmağımla gerdirip kopararak kolayca soydum. Sonra onları da küp küp kestim. Biberler senene kadar yakmadan karıştırdım. Sendiğinde de patatesleri ekledim. Tavanın kapağını kapatıp ocağı yarıma aldım. Taze soğanları küçük küçük kestim ve tavaya ekledim. Ocağı altını da biraz açtım.
O kadar odaklanmıştım ki yemek yapmaya, kapı bir anda açılınca korktum. Gülümseyip önüme döndüm. Sanki hiç şey olmamış gibi...
Tavadakinleri karıştırıp domates suyunu aldım. Kavanozun yarısını ekledim. Yeter gibi duruyordu. Kapağı kapatmadan önce kokladım. Canım annem mis gibi yapmış.
"Seni parçalamamam için bir sebep?"
"Sana mis gibi bir yemek hazırladım vee..." Tuzu da ekleyip iyice her şeyi tavanın içinde karıştırdım. "Cezan iptal olur." Kapağı kapatıp yumurtaları çıkardım. Ve yumurtaları çıkarırken gözüme kaşar çarptı. Az kalsın unutuyordum. Dünden rendelediğim ve kutuya koyduğum kaşarları da aldım. Tezgaha bırakıp masaya çıkarmam gerekenleri çıkardım. Domates suyunu biraz çektiğinde yumurtaları kırdım. Hafifçe pişmiş ve pişmemiş arasındayken kaşarları attım. Yumurta tamamen piştiğinde kapağını kapattım ve çayları doldurdum. Gülden için bir kaşık şeker atıp karıştırdım. Sonra su ekledim. Hala sıcak içemiyordu. Ben küçükken bile sıcak içiyordum.
Altlık alıp tavayı koydum ve bütün mutfağa mis gibi koku yayıldı.
"Kızım sen ne yaptın?" dedi uzatarak.
"Sıcak olmasa atılıp gömücem!" Daha yemeden beğendiyse yese ne kadar beğenecek! Gülümseyip çatalla ezdirerek tavanın kenarına yaydırdım ki hızlı soğusun.
"Bu soğurken ben sohbet açayım." Gülümseyerek onayladım. İzlemek istiyordum ama sıkıcı değil miydi sohbetler? Tabletimi sürahiyi yaslayıp videoyu başlattı. Tabletimi genelde ortak mal olarak kullanıyorduk. Özellikle bir şey izlerken çok iyi oluyordu.
Video başladığında açıkçası o sakallı, cübbeli ve bağırarak konuşan yaşlı adamlardan görmedim. Aksine genç, bizden biri gibi gülen ve sarışın birini gördüm.
Videoyu izledikçe sarıyordu. Hem bilgi veriyor hem de güldürüyordu. Biz yemeğimizi yerken video bitti. Midemdekilerin oturmasını beklediğim için hemen sofrayı toplamak için kalkmadım.
"Başka videosu var mı bunun?"
"Olmaz mı?" dedi zevkle. "Bayıldığım bir seridir.bağımlısıyım ve İnşAllah sen de olursun."
"Öyle olacak gibi."
______________________________________
Sizce nasıldı ilk bölüm?
Sevdiğiniz bir yer var mı?
Sevmediğiniz bir yer var mı?
İleride neler olacak olabilir?
Şimdi size bir şey anlatacağım, bunu sadece uzaylı olmayan insanlar yapabiliyormuş. Telefonun sol altındaki yıldızı turuncuya çevirmek :D
Bu arada ben yine tarif verdim kitapta ama ani gelişti :D güzel tarif Ramazan da yapmıştık biz de
He bir de tarifi böyle diye hatırlıyorum İnşAllah yanlış değildir
Allah'a emanet olun canlarr🐧
Bölüm etkileşimi
