13. bölüm · Huzur Apartmanı
12~ Karmaşa
Hoşgeldiniz bacıkolarr
Oy yorum cart curt anladınız fjkxnfjdn
Hayırlı okumalarrr
Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır.
______________________________________
"HAYIR! OLAMAZ!" Hemen Gülten'in yanına koştum.
"Ne oldu? Bir şeyin mi var?" Hüzünle baktı.
"Ben Güllaç'a ihanet ettim." Elini başına dayadı.
"Ne güllacı? Bizde güllaç yok ki." Başını hafifçe salladı.
"Otur, anlatayım." Sıkıntılı bir nefes verdi. Yanına, yatağa oturdum.
"Güllaç sadece bir tatlı değil." Ne?
"Güllaç diye bir program var. O programsız Ramazan geçmez. Ben yıllardır dinlediğim Güllaç'a ihanet ettim. Ramazan'ın kaçıncı günündeyiz, ben şimdi hatırlıyorum..." Sanırım çok önem veriyor. Keyfe Keder kadar sevdiği bir program sanırım.
"Tamam sakin ol. Şimdi hemen beraber dinlemeye başlarız."
"Hayır. Şimdi işe gitmem lazım..." Kıyamam ya... Oruçlu oruçlu işe de gidiyordu. Sonra da kulübe gidecektik. Her pazartesi toplanıp kampüsteki mama kaplarını, su kaplarını dolduruyor, hasar görmüş yuvaları onarıyorduk.
"Tamam, işe giderken dinle."
"Öyle yapayım."
🌙🌙🌙
Gülten iş için hazırlanırken ben de dediği programa bakmıştım. Ve gerçekten dediği kadar güzeldi! Kısa sürede birçok bölüm izlemiştim.
Kulübe giderken de kulaklıkla yolda dinledim. Gülten'i görünce kulaklığımı çıkardım.
"Nasıldı iş? Yoruldun mu?"
"Çok yoğun değildi, pek yorulmadım." Biraz geç kaldığım için işe koyulmuşlardı. Ben de su alıp kapları doldurmaya başladım. Gelen kedileri sevdim. Çok tatlı hayvanlardı. Aslında okula başladığım ilk yıl sevmiyordum. Yani öyle sanıyordum...
Annem kedilerden çok korkardı ve tüylerinin dökülmelerinden dolayı sevmezdi. Ben de küçükken annemden ne gördüysem onu yapmıştım. Farkında olmadan.
Üniversiteye başladığımda bir sürü kediye rastladım. İnsanların onları sevmesi ve onların o an ki mutlulukları beni onları sevmeye itti. Bazılarının kendini sevdirmeye çalışması çok tatlı geldi. Daha sonra Gülten'in yardımıyla onlara mama ve su vermeye başladım. Bazen kendilerini sevdirmek için yaklaşıyorlar ama yine de sevemiyordum. Kısa bir süre sorna sevebilmeyi başarmıştım. Annemden görüp zihnime kodladığım o korkuyu artık aşmıştım."
"Sen nerden geldin buralara? Yaradana kurban." Gülten'e gülümseyerek baktım. Neredeyse aynı sesini çıkartmıştı.
"Bana kedileri sevebilmeyi öğrettiğin için teşekkür ederim." dedim önümdeki kedinin başını okşarken.
"Ben sadece vesileyim. Rabbim nasip etti çok şükür. Senin de içinde istek vardı." Gülümseyip öpücük attım. O da aynısını yaptı. İkimizde farklı kapları doldurmak için uzaklaştık.
Kediyi bırakıp diğer kapları doldurmaya başladım. Yaklaşık on kap doldurduktan sonra yoruldum ve çimlere oturdum, sırtımı da duvara yasladım. Güneş olduğu için bugün biraz sıcaktı.
"Gel bakalım buraya." Kedi dediği gibi geldi. Kendini sevdirmeye çok hevesliydi. Sonra gidip mama yedi. Çömelip onu izledi.
"Yine senle dertleşelim. Bugün Aysun'la konuşmak istiyorum." Ne...
"Kaç gündür kafamda kurdum. Dün gece yazıya döktüm. Artık ne konuşacağım planlı. Eğer o an unutursam kağıda bakıp hatırlarım artık." Minik bir kıkırtıdan sonra devam etti. "Akşam tatlıcıya götürmeyi teklif edeceğim. Midesinden fethetmeye başlayacağım. Aslında erkeklere yapılıyor o ama olsun.
Teravihten sonra otururuz. O tatlısını yer ben konuşurum. O... o ne cevap verir, ne der bilmiyorum. Belki kabul etmez bir daha görüşmeyi." Sesi üzgün çıkıyordu. İçimi acıtmıştı.
"Belki kabul eder." dedi umutla. "Emre de Gülten'e kaptırmış gönlünü." O kıkırdadı ama ben donup kaldım. Yani... anonimo Emre değil mi? O zaman anonimo... Emrullah mı?
"Beraber gideceğiz. Kızlar kabul ederse... Böylece hem baş başa kalmayız hem de iki hayırlı iş olur belki." Son kez başını okşayıp kalktı.
"Hadi ben gideyim. Daha sonra gelişmeleri sana bildiririm." Tam gidecekken Arkasını döndü. "Ha sakın bunları Aysun'a söyleme. Zaten sadece seninle rahat rahat konuşabiliyorum. Allah'tan buraya gelen yok." Demek bu yüzden rahat rahat konuşmuştu.
O gidince yerimden kalktım. Geldiğim tarafa yürüdüm. Şimdi... Emrullah... beni seviyor... muydu?
"Aysun?" Yerden su dolu bidonu alıp ilerledim. Tek elle zor da olsa yapıyordum bu işi.
"Efendim?"
"Durgunsun sanki."
"Sonra konuşalım." Gülten'in taktiğini kullanmıştım. Şimdilik kendi içimde anlamak istiyordum.
"Peki. Ne zaman istersen konuşalım. İstersen otur sen. Biraz dinlenmiş olursun. Zaten çok iş kalmadı." Başımı sallayıp bidonu yere bıraktım. Boş olacağı için kantine gitmeye karar verdim. Köşe de, yüzümü duvara döneceğim şekilde oturdum. Başımı yanımdaki duvara yaslarken gözlerim karşı duvardaydı.
Kafam allak bullak olmuştu. Ne yapmam gerekiyordu? Yapmam gereken bir şey var mıydı? Oruçlu oruçlu hiç çekilmiyor bu düşünceler...
"Naber Taner?" Bir sen eksiktin tam oldu! Başım dönüyordu zaten! Yüzüm de kup kuru! Neyse sakin oluyoruz. Allah'a verdiği nimetler için şükrediyoruz.
Aklıma gelen şeyle gülümsedim. Bugün Güllaç'ta dinlemiştim. Namaz müminin Miraç'ıdır. Peygamberimiz sallahualeyhivessellem Miraç'a çıktığında farz kılınmıştı namaz. Miraç, Peygamberimiz ve Allah'ın görüşmesiydi. Bütün peygamberler Allah'la görüşmeyi isterken Allah, Peygamberimizle görüşmek istemiş. Allah bizi de 5 vakit huzuruna çağırıyor. Hangi sultan günde 5 defa çağırır halkını?
"İyidir. Sen?"
"Ben de iyi. Senin durumlar nasıl? Kıza yazacağım diyordun?" Ya bi gidin dinlenmeye geldim buraya!
"Sahte hesap açıp yazacağım. Numaradan engelledi." Ne?!
"Sence ismini ne yapayım?" Sen hiç isim koyam ben ona da engeli basarım.
"Aysun sever nasıl? Etkilensin istiyorum ama. Bu iddiayı kazanmam lazım. Bu sefer büyük konuştular. Alacağım o parayı."
"İddia diye başlayıp gerçekten aşık olma." Kıkırdarlarken kendimi zor tuttum. Resmen bir iddia için kullanılmıştım... Aslında kullanılmamıştım ama adımın bile böyle bir şeyde geçmesi büyük rahatsızlık verdi.
Tam yerimden kalkmaya karar vermiştim ki her şeyi iyice düşünüp bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim. Düşünülerek verilmesi gereken kararlardandı bu. Ani verilen tepkiler o anın duygu patlamasıyla birilerine zarar verebilirdi. Ruhen veya bedenen. Ya da ikisi de.
"Yok be oğlum. O kıza mı aşık olacağım? Kız kapalı kutu oldu. Zaten açıkken de düzgün giyinmiyordu. Benim öyle kızla işim mi olur?" Şunun kafasına geçirmeden nasıl durayım şimdi ben?!
"Neyse, sen niye kulüptesin bu arada? Bir de üye olmak yetmemiş karar alınacağı zaman danışılanlardan olmuşsun."
"Kızlar çok beğeniyor böyle şeyleri." Sesinden sırıttığını belliydi. Şimdi ben buna beni çok bekletme mi yazdım? Sanırım kusacağım...
"Peki sen böyle hiçbir şey yapmazken nasıl çıktın bu rütbeye?"
"Biraz kısık konuş." İstediğin kadar kısık konuş kulaklarım iyi duyar...
"Arka tarafta iş yapıyor gibi yapıyorum. Sonra kafeye geliyorum. Zaten çok uzun sürmüyor. Etkinliklerde belirli noktalara katılıyorum. Geri kalanını enayiler yapıyor." Allah'ım sabır...
"Neyse ben kalkayım fark edilmesin yokluğum. Birazdan dağılırız sonra kafeye falan gidelim. Ne zamandır görüşemiyoruz, özlemişim." Git, Allah rızası için git!
Nasıl bir insan bu ya? Allah ıslah etsin. İyi ki anonimoya yazmamışım. Hem günah hem de bunun için mi yazacaktım ben!?
İkisi de çıkınca ben de kalktım. Temiz hava almam lazımdı. Adımlarımı hızlandırdım. Dışarıya çıktığım gibi serin havanın içime doluşunu hissettim...
______________________________________
Size bir sorum var daha önce ki kitabımı okumuş olan varsa sizce yazım dilim gelişmiş mi? Tabii ki ona çok dikkat edemedim 3 ayda fasln yazdım en azından biraz tanınayım diğer kitaplarımı yazana kadsr diye düşündüm. İyi ki de yapmışım çok güzel insanlarla tanıştım. Bana dost oldunuz hepinize teşekkür ederim🙃🫠🌷
Geldik bölüm sorularına
Emrullah'ın Aysun'u sevmesini bekliyor muydunuz?
Anonimin Taner çıkacağını düşündünüz mü?(nasıl ters köş yaptım ammaa djdjdnxn)
Aysun sizce ne yapacak?
Emre'nin Gülten'i sevdiğini tahmin etmiş miydiniz?(çoğu kişi etti de sorayım yine de fjxkmx)
Bu arada Güllaç programı Huzme youtube kanalında var ama bir kısmı. Tamamı spotifyda bulunuyor. KESSSSSİNNNLİKLE DİNLEYİNNNN😍🤩
HAYIRLI RAMAZANLAR ALLAH'A EMANET OLUMN(BÜYÜK HARFİ KAPATMAYA ÜŞENDİM FJDKFMMF)
