16. bölüm / 25
Huzur Apartmanı15.1~ Veterinerdeki Teklif
Bölümler 25Şu an: 15.1~ Veterinerdeki Teklif
- 1 1~Bismillah1.176 kelime
- 2 2~Komşuda İftar2.262 kelime
- 3 3~Anonimo549 kelime
- 4 4~ Sürpriz Kutu901 kelime
- 5 5~ Kulüp1.222 kelime
- 6 6~ Kırıklar1.042 kelime
- 7 7~ Engel857 kelime
- 8 8.1~ İlkokul1.155 kelime
- 9 8.2~ Yeni Komşular1.687 kelime
- 10 9~ Kulüp İftarı1.171 kelime
- 11 10~ Çözdüm Seni Anonimo...1.581 kelime
- 12 11~ Hisler798 kelime
- 13 12~ Karmaşa1.100 kelime
- 14 13~ Asayiş Berkamal531 kelime
- 15 14~ Dışarıda İftar1.601 kelime
- 16 15.1~ Veterinerdeki Teklif1.207 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 15.2~ Güllaç1.306 kelime
- 18 16~Karakol1.117 kelime
- 19 17.1~Komşuluk1.330 kelime
- 20 17.2~Büyük Buluşma888 kelime
- 21 17.3~Görüşme718 kelime
- 22 18~ Gülten...1.425 kelime
- 23 19~ Hayırlı İşler Müdürlüğü879 kelime
- 24 20~ Anne...1.011 kelime
- 25 21~ Ayağını Yere Vur1.075 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bismillahirrahmanirrahim
Selamün Aleykümmmm
Hoşgeldinizz
15.2 yi yarın atacağım. Hem kitaptakiyle günler bir olacak hem de bölüm yetiştirenediğim için benim için iyi olacağğ
Elif ba macerası diye bir oyun var. Eğer harfleri bilmiyorsa bu oyunla öğrenebilir. Küçükken bu oyun olsa kesin oynardım ckkfmx
Minnoş yorumlarınızı bekliyorumm🎀
"Bir duruşu olmalı insanın;
bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı."
Cahit Zarifoğlu
______________________________________
"Gülten kalk artık!"
'Tamam' gibi bir şey dedi ve bin kez uyandırmaya çalışmamın ve bir kez dayak yememin sonucu gerçekten uyanıp yorganı üstünden attı. Mutfağa gidip çayları doldurdum.
Çayları doldururken dün gece aklıma geldi. Gülten'in anne sıcaklığı, o anın hissiyatı hala aklımda. Ama aklıma başka bir şey geldi şimdi.
Gülten'e anne sevgisini tattırdın dedim ama o an unuttum, annesini yeni kaybetmişti. Üzülmüş müdür acaba? İnşallah üzülmemiştir.
"Yoksa dün istediğim o tariften mi yaptın?" Tek gözü kapalı, sesi yeni uyanmış ama heyecanlı çıkan Gülten'e gülümsedim. "Evet."
"Sen var ya cansın. Ben bi yüzümü su yapayım."
"Tamam." Masaya oturup beklemeye başladım.
Gülten gelip masaya kurulduğunda baba taklidi yaparak "E hadi başlayalım. Bismillah." dedi. İkimizde kıkırdayıp lokmalarımızı ağzımıza attık.
"Video yerken yemek izleyelim." Ha?
"Ne yapalım?"
"Video izleyelim." Çayında bir yudum alırken duraklayıp kaşlarını çattı. "Ben az önce 'video yiyelim, yemek izleyelim' mi dedim?" Başımı salladım. İkimizi de bir gülme tuttu.
Kalkıp tableti getirdim. "Al sen aç."
Gülten tableti alınca ben yemeğe gömüldüm. Harbi çok güzelmiş yemek. Allah'ım ne güzel nimetler yaratıyorsun...
Yemekleri acaba kim buluyor? Yani aslında birbiriyle uyumlu olmayan şeylerden çok güzel yemekler çıkabiliyordu. Mesela adını unuttuğum bir şeyde havuç haşlanıyor ve salça ekleniyordu. Bakınca hiç güzel olmaz gibi duyuyor ama o yemekte çok güzeldi.
"Aysun!" Boğazımdaki yemek ve daldığım için yemek boğazıma kaçacaktı ki son anda kurtuldum. Gülten'e baktığımda uykusundan eser kalmamıştı. Yine ördek gibi pörtlek gözlü olmuştu.
"Çek kardeşim çek! İnsanlara geri kafalı derken asıl geri kafalı olanların çöküşünü çek!" Boğazıma yarı kaçmış olan şeyden kurtulmak için içtiğim çay boğazımda kaldı ve öksürüklerle rahatlamaya çalıştım.
"Helal helal!"
Sonunda boğazıma kaçan çaydan kurtulduğumda nefes nefese Gülten'e baktım.
"O benim sesim miydi?" Başını onaylamak için salladı.
"Geçen gün anlattığım, tuvaletteki kavga?" Tekrar başını sallayarak onayladı. Bir sosyal medyaya düşmediğim kalmıştı, o da oldu!
"Ver bakayım ne demişler."
"Yok yok ben okuyacağım." Üşendiğim için onayladım.
"Videonun başlığına 'Helal olsun' yazmışlar. Yorumlara geçiyorum.
'Müslümanları ezik sananlara ders olsun'
'Bir bitmediniz. Müslümanlar size ne yaptı sanki?'
'Ben 12 yaşındayım. Okulda bazen beni de dışlıyorlar. Yaşadığım yerde İslam'ı yaşayan pek yok. Hep sustum. Şimdi bu ablayı izleyince ezilmeme izin vermemem gerektiğine karar verdim.'
Kıyamam ya Aysun... Baksana nelere vesile olmuşsun bir günde." Videoyu ilk duyduğumda dava edip kaldırtmayı düşünüyordum ama özellikle son yorumdan sonra vazgeçtim.
"Evet. Devam etsene yorumları okumaya."
"'28 Şubat'ta da aynılarını vardı, şimdi de var. Belki bitmeyecektir ama azalacaklar. Sakın pes etmeyin kardeşlerim. Böyle insanlar imanımızı daha da güçlendirmeli.'
'Kavga çıkaran kız kardeşinden dolayı İslam'a düşman olmuş. İslam'a düşman olanlara baktığınızda ailelerinden gelen bir şey olduğunu görürsünüz. Bazılarının ailesi yanlış metotla öğretir, bazı aileler ibadetlerini yapar ama yalan söyler, insanları dolandırır, bunları gören çocuk İslam'dan soğur, çünkü dediğiyle yaptığı tutmayınca suçu İslam'da sanabilir çocuk. Belki kardeşi bunu bilerek yapmadı ama kız öyle anladı.'
Ne güzel yorumlar yazmışlar lan."
"Kaç izlenmiş?"
Ekrana tıklayıp izlenmesini açtı. Ben görmüyordum, bu yüzden Gülten'in söylemesini bekledim. Gözleri pörtleyince bekleyemedim ve tableti çevirdim.
"BİR BUÇUK MİLYON MU?!"
"Bu sadece bu videoda. Bir de başkaları da paylaştıysa daha da yüksektir!"
Sanırım artık ünlüyüm...
🌙🌙🌙
Okula gittiğim de bana tip tip bakanlar olmuştu. Bazıları da yanıma gelip takdir etmişti. Kimsenin elinden telefon düşmediği için çoğu kişi görmüştü. Görmeyenler de diğerlerinden duymuştu.
Baharla vedalaşıp ayrıldık. O çıkışa yönelirken ben bahçeye ilerledim. Hamile bir kedi vardı. Arada bir durumumu kontrol ediyordum.
Olabileceği yerlerin birkaçına baktıktan sonra diğerine yöneldim. O tarafta Emrullah'ın olduğunu görünce duraksadım. Gitmese miydim acaba?
Öylece durup yolun ortasında bekledim. Allah'tan kalabalık değildi de insnaların geçmesini engellemiyordum.
Emrullah'ın kucağında hamile kediyi baygın -daha doğrusu ölü gibi- görünce bir saniye düşünmeden ilerledim.
"Ölmüş mü?" dedim korkuyla. Beni görünce afallasa da hemen toparladı.
"Bilmiyorum. Ama yavrular yaşıyor." Sağ elinde taşıdığı, el kadar iki kediyi gösterdi. Bembeyaz, pamuk gibi kedileri gösterdi.
"Veterinere mi götürüyorsun?"
"Evet. Ama taşımak için kutu gibi bir şey bulmam lazım."
"Kutuyu bulmakla zaman kaybetmeyelim. Yavruyu bana ver."
"Emin misin? Biraz yürüyeceğiz ve hızlı olmamız lazım."
"Hızlı olmamız lazımsa çene çalma yavruları bana ver." Dikkatlice yere bıraktı. Bıraktığı yerden dikkatle aldım. Hızlıca ilerlemeye başladık.
Bir adım gerisinden gelmiştim yol boyunca. Veterinere ulaştığımız da hemen kedileri almışlardı. Beklerken Gülten'i aramaya karar verdim.
"Alo Gültişko. Ben bugün iftara yetişemeyeceğim haberin olsun."
"Hayırdır İnşallah."
"Kampüsün orada hamile bir kedi vardı ya."
"Evet?"
"O doğum yapmış. Bembeyaz iki kedi doğmuş. Bir görsen nasıl tatlılar!"
"Yaa ne güzel. Sağlıklı mı ikiside?"
"Anne ölmüş olabilir. Yavruları da getirdik veterinere."
"Hadi ya." dedi hüzünle. "-dik derken? Kiminlesin?"
"Emrullah."
"Ne! Sakin oluyorsun tamam mı? Sonralıkla kedinin durumunu her saniye bana haber veriyosun."
"Tamam."
"Nasıl getirdiniz veterinere?"
"Yürüyerek. Yavruları ben aldım, o anneyi aldı."
"İyi."
"İyi."
"Eee?"
"Ee ne konuşacağız?" Düşündüm.
"Bilmiyorum ama ben kapatmak istemiyorum."
"Anladım onu. O yüzden konuşmayı uzatmaya çalışıyorum."
"Sen cansın."
"Sen de kuzuum!" Bundan sonra aramızda yine bir sessizlik oldu. Sanırım daha fazla uzatamayacağız bu konuşmayı.
"Kapatalım madem. Ben burdan çıkana kadar konuşmayız sonuçta."
"Peki. Ben de çamaşırları asayım."
"Kolay gelsin balım. Allah'a emanet ol."
"Sağ ol. Sen de."
Telefonu cebime atıp bekleme kısmındaki koltuklardan birine oturdum. Biraz etrafı inceledim. Beyaz sade bir yerdi. Koltuklar yeşil ve deriydi. Ortamı doğal ve sakin gösteriyordu.
Emrullah cam kenarındaydı. Dışarı bakarken düşünceliydi. Derin bir soluk aldı. Telefonunu çıkarıp bir şeyler baktı. Sonra gelip çaprazımdaki koltuğa oturdu.
Karşımdaki koltukta oturan iki kişi sohbet ediyordu. Biri kedisinin döktüğü tüylerden bahsediyordu, biri oburluğumdan.
"Aysun." Bana seslendi?!
"Efendim." Sesim nereye kaçtın? Çabuk gel buraya, ihtiyacım var sana!
"Ben ne zamandır sana bu konuşmayı yapabilmek için bekliyorum." AY ALLAAAH! GELİYOR! O KONUŞMA GELİYOR! BEKLEMESENE O ZAMAN! KONUŞ DAN DUN!
"Eğer sen de istersen seninle görüşmek isterim. Helal sınırlar içerisinde tabii." Birkaç kaçamak bakışları attım. Gerçekten içten söylüyordu. Elleriyle oynarken onları izliyordu ve sanki devamı vardı ama unutmuş gibiydi.
Devamına gerek yok, KABUL!
"Ben de isterim." Bir başını kaldırışı var görmeniz lazım.
"Gerçekten mi?"
"İstemiyor muydun?" Hehheh biraz korkutalım.
"Yo- yok. Tabii ki istiyorum. Ben şaşkınlıktan- yani heyecandan biraz elim ayağıma karıştı." Tebessümle başımı salladım.
"O zaman yarın akşam teravihten sonra tatlıcıya gidiyor muyuz?" Bugün şok ede ede çocuğa bir hal olmasa.
"Sen..."
"Evet, kediyle konuşurken duydum. Kaç gündür bekliyorum. O akşam tatlıcıya götüreceğini söylemiştin."
"Evde iki kişi hasta olunca bırakamadım onları. Biraz ertelenmiş bulundum." Mahcup çıkan sesine üzüldüm.
"Geçmiş olsun. Doğru olanı yapmışsın."
"Bir saniye. Sen bekliyorum mu dedin?"
"Evet." Utandığım için başımı eğdim. Bunu anlamış olacak ki uzatmadı.
"O zaman yarın teravih çıkışı tatlıcıya gidiyoruz." Sesindeki mutluluk benim de mutluluğumu arttırdı.
"İnşallah."
"İnşallah." Bu saniyeden sonra hiç konuşmadık. İkimizde kafamızdaki düşüncelerle bekledik. Ben bir süre sonra telefonumu çıkardım. Yarın tatlıcıya o kadar gidip ne soracağımı düşünmeden kalmak istemiyorum. Önemine göre soracaklarım listesi hazırlamaya başladım.
"Evlilik görüşmesinde sorulması-" REZİL OLDUM! SESİNİ KONTROL ETMEYEN AKLIMI NE YAPAYIM BEN?! Bu utançla burada kalamam. Hemen kendimi dışarı attım. Biraz hava alayım.
Toplum içinde video açıyorsan önce sesini kontrol etsene! Sonra böyle rezil olursun!
______________________________________
Anne kedişko nasıl sizce?? Sağlıklı mı, değil mi?
Sonunda gelen teklif hakkında ne düşünüyorsunuuuz?
Emrullah'ın konuşmadan niye telefonuna baktığını anladınız mı fkşköflf
Hazırladığı konuşmaya baktıııı RJRKNDMD
Aysun'un rezillik🫣
Yarın buluşabilecekler mi sizce?
Oylarınızı beklemekteyimm
Allah'a emanet olunnn🌝
Bölüm etkileşimi
